Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Artvin'de 2. Cerattepe' Salınbaş projesi: 'Yaşam alanlarımızı madene teslim etmeyeceğiz' 

'Artvin'de 2. Cerattepe' olarak adlandırılan Salınbaş altın madeni projesini ve yaratacağı yıkımı Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube üyesi Hakan Tekin'le konuştuk.

Can Kuyumcuoğlu

Yayın Tarihi: 03.04.2023 , 07:54 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

TMMOB İstanbul Çevre Mühendisler Odası, Artvin'deki Salınbaş altın madeni projesinin yol açacağı çevresel tehditlere ilişkin 'Artvin'de 2. Cerattepe' başlıklı bir panel düzenledi.

Söz konusu projenin hissedarının Cengiz Holding’in ortağı Özaltın Holding'in olması dikkat çekiyor. Projenin büyük bir ekolojik yıkıma açılacağı değerlendiriliyor.

Bununla birlikte, projeye ilişkin çevre etki değerlendirme (ÇED) süreci kapsamında 13 Nisan’da toplantı yapılacak.

Projeyi, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube üyesi Hakan Tekin'le konuştuk.

Salınbaş Altın Madeni projesi nedir? Neden ikinci Cerattepe olarak adlandırıyorsunuz?

Salınbaş altın madeni projesi Artvin merkez ile Ardanuç ilçesi arasındaki en güzel yayları kapsayan toplamda 602,22 hektarlık, yaklaşık 844 futbol sahası büyüklüğündeki açık ocak altın ve gümüş madeni işleme projesi, ikinci Cerattepe olarak adlandırmamızın sebeplerinden birincisi; projenin Ardanuç Gümüşhane köyü ve Artvin Köseler köyünün beyni dediğimiz noktasında yer alması. Biliyorsunuz Cerattepe de Artvin’in beyni dediğimiz noktadadır. İkincisi ise; cevher kapasitesidir. Cerattepe’de yaklaşık 17 milyon ton cevher vardı. Burada da 14 milyon ton cevher bulunmakta. Türkiye’nin en büyük çevre davası olan Cerattepe’ye ve orada direnenlere buradan tekrar selam olsun.

Bölgedeki maden projelerinin tarihsel geçmişinden bahsedebilir misiniz?

Aslında yaklaşık 30 yıllık bir tarihi geçmişi var. Düşünün ki madene karşı mücadelenin en önemli simgelerinden olan Yeşil Artvin Derneği 1995 yılında kuruldu. Birçok dönemde arama ruhsatları ile çalışmalar yapılmış. Cerattepe’de 2009 yılında işletme ruhsatının iptali için açılan dava Danıştay’da onanmıştı. Ardından 2010 yılında yeni maden kanunu ile sermayenin tekrar önü açılmış oldu. 2014’te Cerattepe için ikinci kez mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi. Ancak; tüm hukuksuzluklara rağmen 2016’da ne yazık ki; madenciliğin önü tekrar açılmış oldu. Gümüşhane köyünde de süreç 2011’de başladı.2012 yılında yaklaşık 16 hektarlık bir alan için Pontid madencilik şirketinin ÇED olumlu belgesi var. Projenin hissedarı Özaltın Holding. Onlar da Cengiz Holding’in ortağı. Yani; yine aynı sermayenin temsilcileri ile karşı karşıyayız. Şimdi 16 hektardan 602,22 hektara kapasite artışı söz konusu, ilave olarak zenginleştirme tesisi ve atık depolama tesisi için 24 Şubat 2023 tarihinde ÇED başvuru dosyası bakanlığa sunuldu. 2012’de başlayan projenin ömrü 2022’de sonlandı. Ancak bu süre zarfında birçok arama çalışmaları yürütüldü. Yeni ÇED alanında bugüne kadar yapılmış olan toplam 134 sondaj çalışması var ve bu yaklaşık 22 bin metrelik alanı kapsıyor. TEMA’nın rapora göre 525 parçaya  bölünen Artvin’in yüzde 71’i maden ruhsatlı alan. Artvinliye adeta yaşam alanı bırakılmamış durumdadır.

ÇED süreci hangi aşamadadır?

ÇED yönetmeliğinde Ek1 listesinde yer alan bir madencilik faaliyeti olduğu için ÇED başvuru dosyasının bakanlığa sunularak sürecin başlatılması gerekiyor. Ardından ‘Halkın Katılımı Toplantısı’ süreci var. Sonrasında son ÇED raporuna giden süreç ve en son ÇED olumlu veya olumsuz kararının verilmesi. Şu an Halkın Katılımı Toplantısının yapılması aşamasındayız. 13 Nisan 2023 tarihinde Gümüşhane Köyü’nde saat 11.00’da toplantı planlanmış durumda. 

Bir çevre mühendisi olarak baktığınızda, projenin en önemli çevresel etkileri neler olacaktır?

Çevre mühendisliği disiplininden baktığımızda ilk olarak 1/100.000’lik çevre düzeni planlarını inceleriz. Proje alanı çevre düzeni planında orman alanı, ağaçlık karakteri korunacak alan ve bölgeye özel ürün alanı olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla bu proje çevre düzeni planına aykırıdır.

İkincil olarak toz-gürültü-titreşim gibi fiziksel risklerin yerleşim yerleri için stres oluşturmasının yanında, tüm canlılar için toza bağlı hastalıkların oluşması ve özellikle patlatmalarda yer altı sularının çatlak sistemleri değişerek suların azalması, toprak kaymalarının oluşması ve yerleşim yerlerini etkilemesi. Yine bölgede yüzde 20 ve üzerinde eğim olması ve şiddetli-çok şiddetli su erozyonuna maruz bir alan olarak sınıflandırılması ile bölgenin yağış rejimi düşünüldüğünde; maden atıklarından Çoruh nehri havzasının ve Deriner barajının etkilenmemesi mümkün değildir.  Bunların dışında; hava kirliğini arttırma potansiyelinin yanında zenginleştirme tesisinden çıkan emisyonların iklim krizini tetiklemesi; içme ve kullanma sularının yok olacak olması; atık suların alıcı ortam için ilave baskı oluşturacak olması çevresel boyuttaki etkileri olarak sayılabilir. 

Açık ocak altın madeni projesinin zararları nelerdir?

Elbette ki siyanürün kullanılacak olmasıdır. Geniş tanklarda cevher; soyum siyanür çözeltisi ile karıştırılırken dökülme ve sızma riskleri bulunmakta. Ayrıca sodyum siyanürün PH dengesi de çok önemli çünkü düşük PH’lerde bozulur ve hidrojen siyanüre dönüşür. Hidrojen siyanür de son derece öldürücüdür. BM’e göre son 30 yılda 70’ten fazla atık maden barajı kazası yaşanmış. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Geçtiğimiz yıl Erzincan İliç’te bir eko kırım yaşandı. Jandarma tutanaklarına göre; 20 ton siyanürün doğaya yayıldığı bildirildi. Kazalar ve sızıntılarla suya ve toprağa karışan ağır metaller ve siyanürün kansere sebebiyet vereceği çok muhtemel bir sonuçtur.

Projenin tarihi ve sosyal etkileri nelerdir? 

ÇED başvuru dosyasında, projenin sosyal etkileri kısmında, ünite alanlarında mevcut yerleşimlerin yeni yerleşim alanlarına taşınması ifadesi yer almakta. Buradan bir tarihin, bir kültürün yok edileceği insanların yerlerinden edilecek göçe zorlanacağı anlaşılmaktadır. Ben Artvin merkezde doğdum ve büyüdüm. Yaz tatillerinde hep köyümüze giderdik. Çocukluğum Gümüşhane köyünde geçti. Bugün; sistem içerisinde kendimizi var edebilmek için Artvin dışında yaşamak durumda olmamız yarın o topraklara dönmeyeceğimiz anlamını taşımamaktadır. Dünyada gıda ve iklim krizleri beklenirken en değerli gücümüzün toprağımız, havamız ve suyumuzun olduğu bilinciyle yaşam alanlarımızı madene teslim etmeyeceğiz. 

İstihdam modeline karşılık; İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından değerlendirmek gerekirse hangi tehlikeler söz konusudur?

Projenin ana ekonomik öneminin istihdam yaratmak olduğu söylenmektedir. Ancak; Projenin toplamda yaklaşık 22 yıl süreceği ifade edilmekte olup buna karşılık hazırlık ve inşaat aşamasının sadece yaklaşık 2,5 yıl olduğu belirtilmektedir. Aslında; 800 işçilik istihdam gerçekte sadece 2,5 yıllık geçici ve maden ve inşaat sektörü gibi ‘çok tehlikeli’ sınıfta yer alan işlerde, mevcut sistem içerisinde güvencesiz bir istihdam modeldir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından; bilim insanlarının üretmiş olduğu ilk çözüm, tehlikelerin öncelikle kaynağında yok edilmesidir. İşçi cinayetlerinin asıl kök nedeni de sistemin kendisi olan kapitalizmdir. Başka bir değişle neoliberal politikaların sonucu olarak rekabete dayalı kâr amaçlı üretimdir. Tehlikeyi kaynağında yok edin. Bu projeden vazgeçin.

Halkın katılımı toplantısına dair görüşleriniz nelerdir? Halka neler söylemek istersiniz?

Öncelikle; 13 Nisan 2023 tarihinde Gümüşhane Köyü’nde saat 11.00’da gerçekleştirilecek olan toplantıya Artvinlileri ve doğayı savunun tüm insanları mücadelemize destek olmaya ve sesimizi yükseltmeye davet ediyorum. Doğal yaşam alanlarının gerçek sahipleri halkımızdır. Gelebilecek olan herkesi kendi köyümde ağırlamaktan mutluluk duyarım.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.