Sayfa yolu
Aranıyor: Şair
Refik Adanır
Yayın Tarihi: 26.09.2025 , 13:19 Güncelleme Tarihi: 12.10.2025 , 17:42
Küstah emperyalistlere haddini bildirecek şair aranıyor.
Aranıyor:
Nâzım şiirleri okumaktan sıkılan
değil,
Yanki’nin suratına çarpacak imgeleri
dönüp dönüp Nâzım’da aramaya sıkılan,
kendi çağından beslenip kendi çağına seslenecek şair aranıyor.
“Oturmuşsun denizin kıyısına,
bakıyorsun limana giren Amerikan zırhlısına.
Hastasın, açsın, öfkelisin,
O da bakıyor sana,
Hem de nasıl?
Efendinmiş,
patronunmuş,
sahibinmiş gibi it oğlu it (…)”
diyen Nâzım’ın eline, diline, kalemine sağlık!
yüreğine, aklına sağlık!
da…
“Bunlar el açmayı pek sever; kuyruğa girerler el sıkışmak için”
diyen o Secretary of State’e iki çift laf edecek yiğit yok mu?
- (Kuyruğa girenlere de sıra gelir elbet…)
“Meşruiyet verelim, en çok bu lâzım bunlara” diyene,
“Ortadoğu diye bir şey yok,
bunlar, ancak işte, köyler, aşiretler, kabileler filan,
Britanya’nın,
Fransa’nın oluşturduğu şeyler,
ülke bile denmez”
diyen
o küstah uşağa
o emlakçıoğluemlakçıya
- “laf edecek” de değil -
dünyayı dar edecek
şair aranıyor.
Bir Ankara gazetesindeki fotoğrafta,
66 santimetrekarede
sırıtırken,
ağzı kulaklarında,
Amerikan amirali
ve
“Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira”
haberlerini görünce,
“durur mu hiç, yapıştırmış şiiri” denilen türden,
ölçüsünü de, kafiyesini de konuşturmakta mahir
ama ikirciksiz
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz!”
diye yazabilen
bir şair.
Öyle bir şair ki:
Başka memlekete savaşmaya gönderilince kendi yurttaşı -
Öyle ülkesini savunmaya değil,
İşgale karşı yurdunu savunana yardıma değil,
O ülkeyi işgal etmeye gidene yardıma gönderilince,
“kimi öldürmeye gidiyorsun Ahmet?”
diye soruverecek bir şair…
Ya da o askeri gönderme işini organize edene
askerin tanesini 23 sente getiren
Mister Dalles’e:
“Size tanesini 23 sente sattıkları asker
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak
mevcuttu,
tuhafınıza gidecek,
mevcuttu
hem de çoktan mı çoktan,
daha sizin devletinizin adı bile konmadan.
Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela, Mister Dalles,
yeller eserken yerinde sizin New-York'un,
kurşun kubbeler kurdu o
gök kubbe gibi yüksek,
haşmetli, derin.
Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
Halı dokur gibi yonttu mermeri,
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebemkuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
Dahası var Mister Dalles,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,
zulüm gibi,
hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek (…)”
diye yazmazsa -
bunları yazmazsa
kalemine davranıp,
klavyesine davranıp,
ekranına davranıp:
“bunlar yazılmazsa şiir yazmak da neymiş ki?” diye
“soru gibi soru” soracak şair aranıyor.
Uzatmayalım:
Sözün uzunu aptala söylenirmiş.
Şair aranıyor.
Hikmet’ten, Dino’dan, Arif’ten, Behram’a uzanan yolu
geleceğe yürüyerek devam ettirecek şair aranıyor.
Puşkin’in çağrısını bugüne taşıyacak:
“sözleriyle insan yüreklerini dağlayacak”
şair aranıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.