Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Ankara'yı örtmek' ve NATO

Dünyanın içinde bulunduğu olağanüstü hale uygun bir tarihsel kavrayış oluşturmak, şimdi, her dönemden çok daha zorunlu! Bunu da ancak, tam bağımsızlık yanlısı, yurtsever, anti emperyalist, laik cumhuriyetçi aydın ve emekçiler başarabilir.

Fotoğraf: soL

Neval Oğan Balkız

Yayın Tarihi: 27.06.2026 , 17:02 Güncelleme Tarihi: 27.06.2026 , 17:27

"Barış, demokrasi ve diyalog" siyaseti söylemi altında, "topyekun savaş" reel politiğinin hakimiyetinde, her an sıcak çatışma olasılığını içinde taşıyan ve üreten "yeni egemenlik savaşları" çağında, NATO'ya yeni "roller" üretilecek...

Emperyal kapitalizmin savunma (savaş) örgütü" NATO'nun şemsiyesi altında; 'silahlanma', ülkelerin savunma bütçeleri, işgal ve çatışma bölgelerinin geleceği, enerji, değerli  elementler vb. kaynakları ile bunların taşınacağı ticaret yolları, tedarik zincirleri, jeostratejik konumlanmalar, çıkar bölüşümleri konuşulacak, "güvenlik inşası" adı altında pazarlıklar yapılacak! 

Halklara yine sürgün, savaş, gözyaşı ve açlık düşecek!

İşte bu toplantılardan biri, 7-8 Temmuz 'da Ankara'da yapılacak!

Yani; 

  • 2025 Sefalet Endeksi'nde (HAMI) dünyadaki en sefil 3. ülke konumunda olan,
  • Eurostat verilerine göre yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olan nüfus oranında (yaklaşık yüzde 29,8) Avrupa ülkeleri arasında birinci konumda bulunan,
  • Gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu OECD ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alan,
  • Güncel verilere göre dünyada en yüksek gıda enflasyonuna sahip (istatistikleri yayınlanan 175 ülke arasında 3. sırada, hem OECD hem de Avrupa genelinde açık ara 1. sırada!) olan Türkiye'de.

'Yasaklı' Ankara

Bu toplantı nedeniyle Ankara, 28 Haziran-10 Temmuz arasında çoklu kapatma altında olacak!

Kentin (elliye yakın) sokağı, alanları yasaklı! 

Ağaçlar bile hizada, sessiz... Yaprak hışırdatmak yasak, kuşlara da, ötmek yasak!  

Her türlü barışçıl gösteri, yasak.

Toplantı yasak! 

Alanlarda hakkını aramak, yasak! 

"NATO'ya hayır" demek yasak!

"Savaşlara hayır" demek, yasak!

Merkezdeki devlet daireleri 7-8 Temmuz tarihlerinde kapalı.

O tarihlerde halka hastalanmak da yasak!

Kentte, "niyet okuma" yoluyla "gösteri yapma ihtimali olan" her kesimden insan, hukuka aykırı şekilde (241 kişi) gözaltına alınıyor.  

Somut olmayan gerekçelerle, tutuklamanın gerektirdiği koşullar aranmaksızın, maddi delil ilkesi yok sayılarak tutuklama kararları veriliyor!

Gözaltına alınanlar arasında öğretim üyeleri ve gazeteciler de var! Tema Vakfı üyesi yaşları altmış ile yetmiş beş arasında değişen çevreciler de! 

Ankara'yı 'örtmek'!

Bu toplantıya katılacak devlet ve hükümet başkanları, örgüt yöneticileri görmesin, rahatsız olmasın diye kentin gecekondu bölgelerinin, yoksulluğun her tür görünümünün önüne perdeler, brandalar çekilmekte! Yollar temizlenmekte! (Biz bu "örtmelere", çekilen brandalara deprem kenti Antakya'da, iktidar üyelerinin ziyaretleri sırasında çok tanık olduk.)

Türkiye halkı, yoksulluğa ve görünümlerine alışık! "Rahatsız olma şansı" bile yok!

Ne de olsa bu bizim sosyolojinin "fıtratında" var! Fıtrat önemli! 

Elin yabancısı anlamaz bu fıtrattan, o zaman "örtelim gerçekliği!"

O perde çekilip, brandalar yerleştirildiğinde "örtülen", kapatılan gerçeklikte yoksullukla, yoksunlukla yaşayanların çoğunluğu, onları "örtenlerin"   iktidarının oy deposu oysa!  

Olsun! "İtibardan tasarruf olunmaz" elbet!... "Siyaset fıtratı!"

Bu toplantıda sağlanacak "meşruiyet" karşılığında, "ne verileceği", hangi tavizlerin isteneceği de, "sorulmaz" elbet!

Trump için özel olarak havaalanı genişletiliyor, özel güzergâhlı yollar inşa ediliyor!

Macron için koşu yapacağı park kapatılıyor!

Kentin diğer bir parkında, öğretmenler, hakları için, taban maaş düzenlemesi için başlattıkları açlık grevinde tartaklanmakta, şiddete uğramakta! Sesleri, o çekilen "örtüler" ve "perdelere" çarpmakta!

Filistin'de katliam ve sürgüne uğrayan halkın da!

Bombalanan Lübnan halkının da!

Cihatçılara teslim edilen Suriye'de, zulme, katliama ve sürgüne uğrayan halkların da!

Küba'da, yıllardır ağır bir abluka koşullarında yaşamaya çalışan halkın da!

Tüm bu sesler, insanlığa, ülkeye bölgeye ve dünyaya "güvenlik ve barış", NATO ile gelmez! Kan, savaş, çatışma, işgal gelir, diyor.

Bu gerçeklikle, dünyanın içinde bulunduğu olağanüstü hale uygun bir tarihsel kavrayış oluşturmak, şimdi, her dönemden çok daha zorunlu! Bunu da ancak, tam bağımsızlık yanlısı, yurtsever, anti emperyalist, laik cumhuriyetçi aydın ve emekçiler başarabilir.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.