Sayfa yolu
Anayasa Mahkemesi AKP’nin kapatılması davasındaki gerekçesinden caydı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Kadir Sev
Yayın Tarihi: 09.01.2023 , 08:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin devlet yardımı hesaplarına geçici bloke kararı vermesini, sorunlu bir karar olarak değerlendirmiştik. Anayasa Mahkemesi böyle bir karar almakla AKP’nin kapatılması gerekçesinden caydığını ilan etmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 2008 yılında AKP’nin kapatılması davasında, nitelikli çoğunluğun arandığı davaların nihai karar öncesindeki tüm aşamalardaki oylamalarda nitelikli çoğunluk aranması gerektiği doğrultusunda karar vermişti.
Bilindiği üzere o dönemde 11 üyenin 6’sı AKP’nin Laiklik ve Cumhuriyet aykırı eylemlerin odağı olduğu; 5 üyesi ise odağı olmadığı doğrultusunda oy kullanmış nitelikli çoğunluk sağlanamadığı için kapatılmamıştı. Kapatılması yerine Devlet Yardımından yarı oranında yoksun bırakılması için yapılan oylamada 4 üye kabul oyu vermiş; (kapatılmasını isteyen en aleyhte olan oyların kendisine daha yakın olan oylara) katılmasıyla nitelikli çoğunluk sağlanmış, böylelikle Devlet yardımının yarısının kesilmesine karar verilmişti.
O dönemde Başkan olan Haşim Kılıç ise davanın reddedilmesi doğrultusunda oy kullanmıştı. Karşıoy gerekçesinde Rosa Luxemburg’dan yaptığı şu alıntı dikkat çekiyordu. (Koyu yazılanlar Karar metninde de koyudur.)
“Özgürlük yalnızca ve daima farklı düşünenlerindir.
Rosa Luxemburg
Siyasal hayatın vazgeçilmezi olarak nitelenen siyasi partiler, kapatma yaptırımı ile karşılaşmamak için kendini “olduğu gibi” ortaya koyamamış, Anayasa’nın ya da Anayasa Mahkemesi’nin “nasıl olması gerektiği” yolundaki ölçülerine uymaya çalışmıştır. Partilerin olması gereken özgürlük alanları ile Anayasa dışı olma alanı arasında kurulamayan denge Türkiye’de dünyada rastlanmayan sayıda partinin kapatılmasına neden olmuştur. Bu düşünce ile siyasi partilere sınırsız bir özgürlük alanının gerektiği kastedilmemiştir. Bir türlü yakalayamadığımız uluslararası çağdaş ölçüler yerine bize özgü demokrasi, laiklik ve hukuk devleti anlayışı ve bu değerlerin dar bir alanda yorumlanması belirtilen sonucu doğurmuştur.”
24 Ekim 2008 günlü Resmi Gazetede de yayımlanan 30.7.2008 günlü E: 2008/1 sayılı Kararın nitelikli çoğunluk ile ilgili bölümü aynen şöyledir;
“b- Kanıtların değerlendirilmesi aşamasında yapılan oylamalarda karar yeter sayısının ne olacağı tartışılmıştır. 3.10.2001 günlü 4709 sayılı Yasa ile Anayasanın 149. maddesinde yapılan değişiklikle siyasi parti kapatma davalarında kapatılmaya karar verilebilmesi için beşte üç oy çokluğu şartı getirilmiştir. Anayasanın 69. maddesinin altıncı fıkrası, bir siyasi partinin kapatılmasını Anayasanın 68. maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerin odağı haline gelme koşuluna bağlamaktadır. Anayasanın 68. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerin yoğunluğu ve ağırlığı partinin kapatılması ya da devlet yardımından yoksun kılma yaptırımının temelini oluşturmaktadır. Her bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve Anayasaya aykırı olup olmadığının saptanması, uygulanacak yaptırımı doğrudan doğruya etkilemektedir. Bu nedenle nihai karar öncesi aşamalardaki oylamaların salt çoğunlukla yapılarak bir siyasi partinin Anayasaya aykırı eylemlerin odağı haline geldiğinin saptanması uygulanacak yaptırımı doğrudan etkileyeceğinden Anayasanın 149. maddesinde belirtilen nitelikli çoğunluk şartının işlevselliğini engeller. Açıklanan nedenlerle kanıtların değerlendirmesi dâhil olmak üzere, davanın sonucuna etki edecek tüm oylamalarda Anayasanın 149. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen beşte üç oy çoğunluğun aranması gerekmektedir.”
Anayasa Mahkemesi’nin ara karar olarak adlandırdığı oylama sonucunda iki karar alınmıştır. Birincisinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tedbir talebini içeren yazı ve eklerinin, talep hakkında karar verilmeden önce HDP’ne gönderilerek savunmasının alınmasına gerek olmadığına 15 üyenin 8’i karşı oy vermiştir. İkinci oylama 2023 yılında ödenen ve ödenecek Devlet yardımının bulunduğu banka hesabına bloke konulmasına ilişkindir. Bu oylamada 9 üye tedbiren bloke konulmasına ve davalı Partiye savunma için 30 gün süre verilmesine; 6 üye ise savunma alındıktan sonra banka hesabına bloke konulmasına karar verilmesi gerekeceği doğrultusunda oy kullanmıştır.
Anayasanın 149’uncu maddesinde 2012 yılında yapılan değişiklikle nitelikli çoğunluk üçte iki olarak belirlenmiştir. Bu durumda yapılan oylamalarda nitelikli çoğunluk koşulunun gerçekleşmediği ortaya çıkmaktadır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.