Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Alman istihbarat raporunda Türkiye: Casusluk faaliyetleri yürütmeye çalışan 'ana aktörler' arasında

Almanya'nın iç istihbarat birimi olan Anayasayı Koruma Dairesi, 2021 yılı raporunda Türkiye hakkında çeşitli gözlem ve tespitlere yer verdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.06.2022 , 00:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Almanya'nın iç istihbarat birimi olan Anayasayı Koruma Dairesi (BfV), 2021 yılı raporunda, "Türkiye’nin Almanya’da nüfuz ve casusluk faaliyetleri yürüttüğünü" belirterek, çeşitli gözlem ve tespitlere yer verdi.

DW Türkçe'den Değer Akal'ın haberine göre, Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser ve BfV Başkanı Thomas Haldenwang tarafından açıklanan 361 sayfalık raporda Türkiye; Rusya, Çin ve İran ile birlikte, Almanya’da casusluk ve etki faaliyetleri yürütmeye çalışan “ana aktörler” arasında sıralandı.

Basın toplantısında soruları yanıtlayan BfV Başkanı Haldenwang, Türkiye istihbarat ve güvenlik birimlerinin Almanya’da özellikle Türkiye kökenlileri izleme, soruşturma veya bu kesimlere nüfuz etme faaliyetleri yürüttüklerini söyleyerek, raporda konuya ilişkin değerlendirmelerin ayrıntılı bir şekilde aktarıldığı belirtti.

''Almanya'ya taşınmaması için çaba göstereceğiz'

"Türkiye’de gelecek yıl yapılması öngörülen seçimler öncesinde hükümetin Almanya’daki faaliyetlerini daha da artırabileceği, gerilimin Almanya’daki Türk toplumunda tırmanabileceği yönündeki olası bir senaryoyu da göz önünde bulundurduklarını" söyleyen Haldenwang, şöyle konuştu:

"Türk partnerlerimizle diyalog içerisindeyiz. 360 derece bakış açısıyla yürüttüğümüz ve Türk teşkilatlarını da izlediğimiz çalışmalarımız kapsamında ilgili tüm ipuçlarını takip edeceğiz. Gerekli adımları da atarız."

Türkiye’deki ihtilaflar ve bunların Almanya’ya yansımalarını çok yakından izlediklerini söyleyen İçişleri Bakanı Nancy Feaser ise, bu konudaki faaliyetlerin Alman istihbaratının odağında olduğunu ve konuya dair güçlü bir şekilde izleme faaliyetleri yürütüldüğünü belirterek, “Türkiye’deki ihtilafların buraya, Almanya’ya taşınmaması için çaba göstereceğiz” dedi.

'AKP'ye hizmet ediyor'

BfV’nin 2021 yılı raporunda "yabancı güçlerin" casusluk faaliyetlerinin giderek “çetrefil" bir nitelik kazandığı, bunların Almanya ve Almanya çıkarları için “ciddi bir tehdit oluşturduğu” belirtilirken, “ilgili ülkelerden muhalif grupların soruşturulması ve bunların içine sızma girişimlerinin sadece korku iklimine yol açmadığı, aynı zamanda can güvenliğine de tehdit oluşturan bir nitelik taşıdığı” belirtildi.

Raporda, MİT’in de aralarında bulunduğu Türkiye istihbarat ve güvenlik birimleri için, “Bunlar, Türk hükümetine, cumhurbaşkanına ve partisi AKP’ye, hükümetin politikalarının uygulanması, iç güvenliğin ayakta tutulması ve siyasi karar alma süreçleri için bilgi temin edilmesi amacıyla hizmet veriyor” tanımı yapıldı.

'PKK ve 'FETÖ' odakta'

“Almanya, Türk istihbarat ve güvenlik makamlarının casusluk faaliyetleri bakımından odağındaki ülkelerden biri olmaya devam ediyor” ifadelerine yer verilen raporda, söz konusu kurumların Almanya’daki odağında muhalif bireyler ve yine muhalif örgütlerin bulunduğu, ancak asıl öncelikli istihbarat faaliyetlerinin ise PKK ve 'FETÖ' yapılanması üzerinde olduğu kaydedildi.

'AKP'nin lobi örgütü: UID'

Raporda, Türkiye’nin Almanya’daki casusluk ve etki faaliyetlerinin hedefinde olan diğer alanlar ise ekonomi, siyaset, askeri ve teknoloji konuları ve bunların AB ve NATO’daki etkileri olarak sıralandı.

BfV’nin bu yılki raporunda bir kez daha “AKP’nin lobi örgütü” olarak nitelendirilen Uluslararası Demokratlar Birliği’ne (UID) dikkat çekildi. Türkiye hükümeti yanlısı örgütlerin Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde "mevcut Türk siyasetinin tanıtımını yaptıkları" vurgulandı.

Raporda, ülkücü oluşumlara da yer verildi

Basın toplantısında Alman İçişleri Bakanı Feaser’a ülkücü oluşumlarla ile ilgili bir yasaklama kararı alınıp alınmayacağı soruldu.

Almanya’daki ülkücü oluşumların yaklaşık 11 bin taraftarı bulunduğunu söyleyen Feaser, bu camianın homojen olmadığını, mensuplarının aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyerek, “Ama yasaklama kararları hakkında öncesinde konuşmuyor olmamızı anlayışla karşılamanızı rica ediyorum” dedi.

BfV raporunda ülkücülerin, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu (ADÜTDF), Avrupa Türk İslam Dernekleri Birliği (ATİB) ve Avrupa Nizam-ı Alem Federasyonu (ANF) gibi yapıların çatışı altında örgütlendikleri, yaklaşık 1600 kişinin de ya küçük yapılarda, ya da örgütlü olmayan hareketlerde yer aldıkları aktarıldı.

Raporda, ülkücü oluşumlar arasındaki en büyük yapının 7 bin üyeyle ADÜTDF olduğu belirtilerek, oluşumun "hukuka uygun, ılımlı bir görüntü sergilemeye özen gösterdiği" ancak "Gerçekte, MHP’nin ruhuna uygun milliyetçi bir aşırı sağ ideolojinin savunucusu” olduğu aktarıldı. Oluşumun, dünya görüşünün Anayasa’nın eşitlik ilkesini ihlal ettiği, Türkiye kökenlilerin Alman toplumuna uyumunu da olumsuz etkilediği belirtildi.

Raporda şu görüşlere de yer verildi: “ADÜTDF, ırkçı milliyetçi ve aynı zamanda antisemitist yazar ve tarihçi Nihat Atsız’ın yazılarının yayılması sağlıyor. Turancı fikirlerin savunucusu olan, Türk yeraltı dünyasının patronlarından Abdullah Çatlı yüceltiliyor."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.