Alman demokrasisinde 'basın özgürlüğü'nün sınırları!

Almanya istihbarat teşkilatının Junge Welt düşmanlığı devam ediyor.

soL - Almanya

İktidar ortağı CDU-CSU ittifakı üyesi Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in başkanlığında dün, 2020 yılı Anayasayı Koruma Raporu ile ilgili bir basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda gazeteci Hans Jessen, Junge Welt’in “sınıflı toplum” ifadesini kullanmasından dolayı iç istihbarat örgütü “Anayasa Koruma Teşkilatı’nın” takibinde olmasının ne kadar doğru olduğu sorusunu yöneltti. Sorulan soruda Alman sosyal bilimcilerinin yarısının “sınıflı toplum” ifadesini kullandığını belirtilmesi üzerine Seehofer alaycı bir şekilde gülerek “O zaman onlar da anayasa düşmanıydı” ifadesini kullandı. Seehofer, açıklamasını “Toplumumuzdaki bölünmeler aşikar. Ben sınıflı toplum ifadesini kullanmıyorum” şeklinde sürdürdü.

Sözü devralan Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Thomas Haldenwang ise sosyalizm ve komünizm için mücadele eden kimselerin gözetlenmesi gerektiğini ve böyle bir toplumun anayasayla bağdaşmayacağını söyledi.

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda Junge Welt gazetesi hakkında şu ifadeler yer almıştı:

“Komünizm odaklı günlük gazete “Junge Welt” (jW) sosyalist/komünist bir toplumun tesis edilmesini savunuyor. En önemlisi ise 19.500 adet basılı kopya ve 23.400 online abone sayısı ile aşırı solun en yüksek tiraja sahip medya organıdır. Junge Welt bir bilgi ortamından fazlasıdır. Politik bir unsur olarak hareket etmektedir ve her sene Rosa Luxemburg Konferansı gibi örneklerle faaliyetler düzenlemektedir. Editör ekibi, düzenli yazarlar ve konuk yazarlardan bazıları kendisini aşırı solcu yelpazede bulunmaktadır. Junge Welt kendisini açıkça şiddetsizlikten yana konumlandırmamaktadır. Aksine politik suçluları savunan kişileri ve organizasyonları sunan bir platformdur.”