Sayfa yolu
Alican Uludağ neden gözaltına alındı? Havalimanı saldırısından Yalova'ya uzanan IŞİD ağı
Fotoğraf: Reuters
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.02.2026 , 11:27 Güncelleme Tarihi: 20.02.2026 , 15:24
Gazeteci Alican Uludağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla dün akşam Ankara'daki evinde apar topar, üzerini değiştirmesine bile fırsat verilmeden çok sayıda polis tarafından gözaltına alındı.
DW Türkçe muhabiri olan Uludağ'ın evinde de arama yapıldı.
Ankara'da ikamet eden Uludağ'ı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı sorgulamak istediği için gazeteci, ifadesinin alınması için karayoluyla Ankara'dan İstanbul'a götürüldü.
Halk TV'nin haberine göre, adliyeye sevk edilen Uludağ polise ifade vermeyi reddetti.
Sebep Atatürk Havalimanı saldırısını planlayan IŞİD üyelerinin tahliyesi
DW Türkçe'de yer verilen bilgiye göre, gözaltı kararına Uludağ'ın İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısını planlayan IŞİD üyelerinin tahliye edildiğine ilişkin haberi ve X'teki sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterildi.
Alican Uludağ, 18 Aralık 2024 tarihinde NOW TV'de yayınlanan haberinde, Yargıtay'ın Atatürk Havalimanı'nda 45 kişinin ölümüne sebep olup 46 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 2604 yıl hapis cezası alan 6 sanık hakkında tahliyeye hükmettiğini kamuoyuna duyurmuştu.
Bilindik suçlar yöneltildi
Başsavcılığın duyurusunda Alican Uludağ'ın X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı "bir takım paylaşımlar" hakkında "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından re'sen soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Soruşturmanın sürdürüldüğü söylendi.
Yargıtay'ın bozma kararı ve IŞİD'lilerin tahliyesi
Habere konu olan kararda Yargıtay 3. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin "fazla ceza tayin ettiği" değerlendirmesinde bulundu. Daire, 46'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen 6 sanık ile örgüt üyeliğinden 12 yıl hapis cezası alan bir sanık yönünden hükmü bozdu.
Bozma kararında, sanıklardan üçünün örgüt üyeliğinden, birinin terör örgütüne finans sağlamaktan, birinin saldırıya yardım suçundan cezalandırılması gerektiği belirtildi. Kararın ardından 7 sanıktan 6'sı 12 Aralık 2024'te tahliye edildi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2018 yılında saldırıyı planlamakla suçlanan altı sanığa "anayasal düzeni ihlal" ve "tasarlayarak öldürme" suçlarından müebbet hapis cezası vermiş, bir sanığı ise "örgüt üyeliği" suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Tahliye kararı yalanlanmadı: 'Faili değil, üye ve finansman sağlayıcısı' savunusu
Haberin ardından İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bir açıklama yaparak tahliye kararını doğrulamıştı.
Açıklamada "tahliyelerin terör faillerini kapsamadığı" savunulmuştu.
"Bazı basın yayın organlarında yer alan, 'Atatürk Havalimanı'nda 45 kişinin katledildiği davada terör örgütü DAEŞ üyeleri tahliye edildi' haberinin çarpıtmalara sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Söz konusu haberler kamuoyunda, 'terör saldırısının failleri serbest bırakılmış' gibi bir algıya neden olmaktadır. Ancak tahliye edilen söz konusu 6 sanık 8 yıldır tutuklu olup, saldırının faili değillerdir. Bu kişiler, örgüt üyeliği, örgütün finansı gibi suçlardan yargılanmaktadırlar. 6 sanığa isnat edilen suçlar yönünden tutuklu kaldıkları süreler verilecek cezaları karşılama ihtimali bulunduğundan tahliyelerine karar verilmiştir. Asılsız iddialara itibar etmeyiniz."
Havalimanı saldırısından Yalova'ya uzanan ağ: IŞİD Türkiye'de örgütlenmeye devam etti
28 Haziran 2016'da Atatürk Havalimanı’na bombalı saldırı düzenlenmiş ve IŞİD'in üstlendiği saldırıda 46 kişi yaşamını yitirmişti. Ancak saldırıdan ders alınmadı.
AKP iktidarı döneminde önü açılan tarikat ve gerici güruhlarla birlikte IŞİD de örgütlenmeye devam etti.
Bundan daha birkaç hafta önce 29 Aralık 2025'te Yalova’da IŞİD hücresine yapılan operasyon çatışmaya dönüştü, üç polis hayatını kaybetti. Bu gücü nasıl edindiklerini, yıllarca Suriye’de destek verilen cihatçı çetelerin ülkemizde istedikleri gibi nasıl cirit attığını daha önce haberleştirmiştik.
soL'dan Emre Alım da IŞİD'lilerin dergi, dernek, sosyal medya platformları üzerinden nasıl örgütlendiğini yazmıştı.
İktidar ise IŞİD'li tahliyelerini haber yapan gazeteciyi gözaltına aldı.
Uludağ hakkında başka dosyalar olduğu da iddia edildi.
'Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır'
Meslek örgütlerinden de Alican Uludağ'a destek geldi.
Gazeteciler Cemiyeti, "Bu uygulama kabul edilemez, Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır" açıklamasını yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) "Uludağ gazetecidir ve gazetecilik suç değildir" sözleri ile Uludağ'ın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. TGS, "Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz!" dedi.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) "Gazetecileri gözaltıyla susturmaya çalışmak, doğrudan ifade özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Gazetecilik suç değildir" açıklamasını yaptı.
Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı da Alican Uludağ'ın gözaltına alınmasının kabul edilemeyeceğini duyurdu. Açıklamada şöyle denildi:
"Gazetecilik suç değildir. Bu hakikati söylemekten bıkacağımızı zannedenler fena halde yanılıyor. Halkın haber alma hakkını savunan bir gazeteciyi gözaltına almak, yalnızca bir meslektaşımızı değil, doğrudan kamuoyunun bilgi edinme özgürlüğünü hedef almaktır.
Gazetecileri kriminalize etmekten vazgeçin. Basın emekçileri, iktidarların hoşuna giden haberleri yapmak için değil, gerçeği ortaya çıkarmak için vardır.
Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır!"
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.