Sayfa yolu
AKP'li eski vekillerden 'kurucu ilke İslamiyet' çıkışı: 'Çankaya sofrasında dumanlı kafalarla kararlar alındı'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.07.2025 , 13:42 Güncelleme Tarihi: 04.07.2025 , 13:55
Eski AKP milletvekilleri Mehmet Metiner ve Aydın Ünal'ın yeni yazıları Yeni Şafak'ta yayımladı. İki yazıdaki iddia da aynı: "Türkiye Müslüman bir ülkedir ve Kurtuluş Savaşı'nın gayesi İslamiyet'i korumaktır"...
AKP'li eski vekillere göre "İslamiyet'i korumak için" verilen savaşın ardından Türkiye'ye "yabancı ve ideolojik" bir gömlek giydirilmiş... Bu doğrultuda "Çankaya sofrasında sabaha karşı dumanlı kafalarla kararlar alınmış"... Ortaya atılan "kurucu ilkelerle" ezan susturulmuş, camiler yıkılarak ahır yapılmış, Kuran eğimi yasaklanmış, içki içmeyenler insandan sayılmamış...
Oysa bu AKP'lilere göre Türkiye'nin kurucu ilkesi "İslamiyet"miş ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından "vesayet tamamen yok edilmiş"...
'Yabancı ve ideolojik gömlek giydirildi'
Yeni Şafak yazarı ve eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner, "'Kurucu irade' 6 ok mudur? Yeni Türkiye’nin inşası nasıl olmalıdır?" başlıklı bir yazı yazdı.
"Türkiye'nin Müslüman bir ülke olduğunu" iddia eden Metiner, "ülke ile rejimin birbirine karıştırılmaması gerektiğini" savundu ve şu ifadeleri kullandı:
"Rejimler, ülkeye giydirilmiş gömleklerdir. Bazen iktidarı ele geçirenler tarafından zorla giydirilen ideolojik gömleklere bakarak ülkelerin asıl karakterlerini yanlış tanımlamaya kalkışmak, sözgelimi artık o ülkenin Müslüman olmadığını söylemek hem telafisi zor bir inhiraftır hem de o rejim sahiplerinin tuzağına düşmektir."
Metiner bahsettiği bu "yabancı ve ideolojik gömleğin" "cumhuriyetçilik, modernlik ve laiklik" öne sürülerek halka giydirildiğini savundu. Metiner yazısının devamında "Gömlek giydirmekle yetinmemiş adeta 'zihin nakli' yoluna gitmişlerdir. CHP bu 'ideoloji' ve 'zihin değişimi'nin taşıyıcı bir aktörü olmuştur. CHP bir parti olmanın ötesinde devlet olmuş ve devlete de kendi ideolojisini giydirmiştir" dedi.
CHP’nin 6 oku “Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri” olarak ilan ettiğini söyleyen Metiner, yazısını şöyle sürdürdü:
"CHP’nin zihnini suretimizden görünerek bize giydirmeye çalışanların 'kurucu irade' ve 'kurucu ilkeler' bahsinde dedikleri dikkat edilirse o CHP’li iktidar seçkinlerinin dediklerinin özde birebir aynısıdır. Ulus tanımı ve çerçevesi bahsinde dedikleri de hakeza.
O yüzden 'esas irade' veya 'kurucu irade' bahsinde nerde durduğumuzu netleştirmemiz olmazsa olmaz bir öneme sahiptir. CHP’nin 6 okunu 'Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri' veya 'kurucu irade'si gibi gören/gösteren anlayışları da elimizin tersiyle itmemiz şart."
AKP iktidarı tarafından ortaya atılan "Türkiye Yüzyılı" kavramına işaret eden Metiner, ülkenin asıl kurucu iradesinin "İslamiyet" olduğunu öne sürdü ve "Türkiye Yüzyılı"nın da bu "değerler manzumesi" üzerinden inşa edilmesi gerektiğini savundu.
İslamiyet'in ideoloji olmadığını ve "herkese zorla dayatılacak bir devlet ideolojisi" olamayacağını iddia eden Metiner, "Bu, İslamiyet’in bir “devlet ideolojisi”ne dönüştürülüp herkese bir hayat tarzı olarak dayatılması anlamına gelen bir talep değildir asla" dedi.
1920 yılında açılan ilk Meclis'in de asıl amacının bu olduğunu ortaya atan Metiner, "O yüzden İslamiyet kurucu bir irade olarak ilan edildi" iddiasında bulundu.
Metiner, yazısında "Türkiye Yüzyılı"nın anlamını da şöyle açıkladı:
"Birbirimizi affederek birbirimize yaslanarak bu ülkenin kurucu iradesinin öngördüğü özgürlükçü, eşitlikçi ve çoğulcu bir yeni Türkiye’yi inşa edebilirsek işte o zaman hep birlikte kazanmış oluruz ve ülkemiz de tarih sahnesine çok daha güçlü bir biçimde çıkmış olur."
'Ezan susturuluyor, camiler yıkılıyor ahır yapılıyor, alkol içmeyenler insandan sayılmıyor'
Eski AKP milletvekili Aydın Ünal da Yeni Şafak'ta "Din bu milletin ve memleketin temelidir" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Ünal "İstiklal Savaşı’nın gayesi bellidir: Din-i Mübin-i İslam’ı, Müslümanları, Hilafet makamını korumak, bu topraklarda ezanın susmasını önlemek" iddiasında bulundu.
Yazısının başında Mustafa Kemal Atatürk'ün İslamiyet'e yaptığı atıflara değinen Ünal, "Hikâyenin sonradan nasıl değiştiğini hepimiz biliyoruz" dedi ve Cumhuriyetin ilanıyla ezanın susturulduğu, camilerin yıkılarak ahıra çevrildiğini, içki içmeyenlerin insandan sayılmadığını iddia etti:
"28 Haziran 1923’te Meclis yeniden teşekkül ediyor, 23 Temmuz’da Lozan imzalanıyor, 29 Ekim’de Cumhuriyet ilan ediliyor. Türkiye’yi tam olarak bir İngiltere, Almanya, Fransa gibi yapmak için, Çankaya sofrasında sabaha karşı dumanlı kafalarla kararlar alınıyor. Sofranın müdavimleri, Batılılaşabilmek için 'ümmetin' ulusa dönmesi gerektiğini, bunun için de ülkenin, milletin hızla dinden uzaklaşması, dinin sadece devletten değil gündelik hayattan da hızlıca çekilmesi gerektiğine inanıyorlar. Ezan susturuluyor, camiler yıkılıyor ahır yapılıyor, Kur’ân eğitimi yasaklanıyor, kasaba meydanlarında kitap yığınları yakılıyor, alkol içmeyenler, “çağdaş” giyinmeyenler insandan sayılmıyor, eğitim sistemi tamamen dinden uzak birey yetiştirmeye odaklanıyor ve daha nicesi…"
"Çankaya sofrasından bakınca Anadolu'nun görülmediğini, ancak Anadolu halkının bu zulme karşı içten içe bir tepkiyi büyüttüklerini" öne süren Ünal, "Anadolu, kutsal değerlerinden, kendisini var eden özden, ruhtan, mayadan kopmadan, değişmeden, çözülmeden, pes etmeden, sessizce ve sabırla bu zulmü kıracağı günü bekliyor. 1946’da çok partili hayata geçilmesinden itibaren küçük mevziler elde etse de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından vesayeti tamamen yok ediyor" ifadelerini kullandı.
Ünal yazısını şöyle noktaladı:
"Bu millet İslâm ile var olmuştur, varlığını ancak ve ancak İslâm ile sürdürebilir. Özümüz, ruhumuz, mayamız İslâm’dır. İslâm, devletimizin de, memleketimizin de, milletimizin de temeli, çatıyı tutan sütunudur. Milleti kökünden koparmaya kimsenin gücü yetmedi, bundan sonra da yetmeyecektir. Yeni nesilleri bu istikamette yetiştirmek boynumuzun borcudur, tarihin ve ecdadın bize yüklediği mesuliyettir."
| AKP'li Metiner: PKK'nın kendini Türkiye'nin gücüne dönüştürmesi hayati öneme sahip |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.