Sayfa yolu
Akdeniz'de sular ısınırken TKP pusulasını açıkladı: İşçilerin kardeşliği
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.08.2020 , 15:30 Güncelleme Tarihi: 19.08.2020 , 15:32
Türkiye Komünist Partisi 13. Kongresi Türkiye Konferansı'nda alınan kararlar yayımlanmaya devam ediyor.
Kararlardanı birisi "Pusulamız işçi sınıfı enternasyonalizmidir" başlığını taşıyor. Kararda, AKP iktidarının ve ülke sermaye sınıfının izlediği dış politikanın sonuçları kısaca andılıyor ve "Son dönemde hem AKP’nin fırsatçı dış politikası, hem emperyalizm içi dinamikler nedeniyle Ege Denizi ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere ülkemizin bulunduğu bölge sürekli bir gerilim konusu haline gelmiştir" değerlendirmesi yapılıyor.
Akdeniz'deki gerilimlerle ilgili tartışmalarda sıkça "uluslararası hukuka" referans verildiği söyleniyor ve önemli bir hatırlatma yapılıyor:
Burjuva güçlerinin egemen olduğu ülkeler arasında yapılan ikili ya da çok taraflı anlaşmaların, emekçi halkın çıkarları ile tamamen, hatta kısmen örtüşmesi beklenmemelidir. Bu açıdan ülkeler arasındaki sorunların çözümünde bir tür “anlaşma fetişizmi” komünist partiler için yanıltıcı olacaktır. Öte yandan günümüz ülke sınırlarını yok sayarak gerçekleştirilecek herhangi bir anlaşma ya da müdahale, ülkelerin egemenlik haklarını ve bağımsızlığı tehlikeye atacak, en önemlisi bu tür provokasyonlar daha çok kan dökülmesine yol açacaktır.
Açıklamanın tamamı şöyle:
AKP iktidarının Yeni Osmanlıcı açılımının bir parçası olarak, militarist, şovenist ve yayılmacı politikalarının sonucu başta Suriye olmak üzere geniş bir coğrafyada büyük bir yıkım olmuştur. Diğer yandan, sermaye sınıfı ve emperyalizmin birçok açıdan tıkanma yaşayan AKP iktidarı ile yola devam etmemesi durumunda dahi, Türkiye burjuvazisinin komşu coğrafyalarda daha barışsever, daha dostça, daha dayanışmacı bir dış politika izleyeceğine dair en ufak bir gösterge bulunmamaktadır.
Son dönemde hem AKP’nin fırsatçı dış politikası, hem emperyalizm içi dinamikler nedeniyle Ege Denizi ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere ülkemizin bulunduğu bölge sürekli bir gerilim konusu haline gelmiştir. Konuyla ilgili tartışmalarda sıkça “uluslararası hukuk”a referans verilmektedir. Burjuva güçlerinin egemen olduğu ülkeler arasında yapılan ikili ya da çok taraflı anlaşmaların, emekçi halkın çıkarları ile tamamen, hatta kısmen örtüşmesi beklenmemelidir. Bu açıdan ülkeler arasındaki sorunların çözümünde bir tür “anlaşma fetişizmi” komünist partiler için yanıltıcı olacaktır. Öte yandan günümüz ülke sınırlarını yok sayarak gerçekleştirilecek herhangi bir anlaşma ya da müdahale, ülkelerin egemenlik haklarını ve bağımsızlığı tehlikeye atacak, en önemlisi bu tür provokasyonlar daha çok kan dökülmesine yol açacaktır.
1. Türkiye Komünist Partisi, ülkeler arasında verili sınırlar ve sınırları belirlemiş olan tarihsel anlaşmalar üzerinde yapılacak herhangi bir tartışmanın, yalnızca emperyalizme hizmet edeceği bilinciyle hareket eder. Tersinden, emperyalizmin ve onun aktörlerinin ülkeler arası ilişkilerdeki sorun başlıklarına getireceği olası hiçbir çözüm, halklardan yana, adaletli, barışçıl bir çözüm olmayacaktır.
2. Bölgedeki yeraltı, yerüstü ve deniz kaynaklarının kullanımının, tekellerin rekabeti ile şekillendiği sürece insanlığın yararına olacak biçimde çözümlenmesi imkansızdır. TKP kaynakların halkların ihtiyacına göre, bilimsel temelde ve verimlilik, planlılık esasına göre işlenmesi ve kullanılması gerektiğini savunur.
3. Halkların dostluğundan yana bir dış politika için nükleer silahlar başta olmak üzere silahlanma yarışı durdurulmalı, silahların kısıtlanmasını sağlayan anlaşmalar yenilenmelidir.
4. Türkiye sermayesinin Ortadoğu, Afrika ve Eski Sovyet coğrafyası başta olmak üzere yatırımları, sermaye sınıfı açısından varlık sebeplerinin bir uzantısı olarak sürmekte olsa da sınıf kardeşlerimiz açısından acımasız sömürü koşulları yaratmaktadır. İlgili ülkede Türkiye sermayesinin sömürücü faaliyetlerine karşı Türkiye kökenli ve o ülke yurttaşı emekçilerin birlikte mücadelesi, evrensel sınıf mücadelesinin bir parçası olarak görülmelidir. Bu aynı zamanda, daha fazla dost komünist parti ve sol örgüt ile somut örnekler üzerinden iş birliği yapmak anlamına gelecektir.
5. TKP, bölgemizde barışın egemen kılınması için kardeş halklarla enternasyonalizm temelinde kurduğu ilişkileri güçlendirecektir. Bunun bir boyutu da, bölgede bir devrimci durum gelişmesi halinde, bölge ülkelerinin komünistleri arasındaki köklü enternasyonalist dayanışmayı belirleyici hale getirebilmektir. Türkiye Komünist Partisi, kendi ülkesinde devrim hedefi için siyasi ve örgütsel faaliyetlerini sürdürürken; diğer ülkelerde bir devrimci durum olması halinde de bunu tüm olanaklarıyla, sonuna kadar destekleyeceğini ilan eder.
6. İşçi sınıfı enternasyonalizmi, TKP’nin uluslararası ilişkiler çalışmasının temel ilkesidir. Partimiz, Avrupa Komünist İnisiyatifi, Uluslararası Komünist Dergi ve Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı zemininde öne çıktığı, kendi yayın organlarımız yanında dost partilerin yayın organları aracılığıyla yabancı kamuoyuna seslenme olanaklarını artırdığı, işçi çalışmalarının uluslararası paylaşımlarını artırdığı bir dönemi geride bırakmıştır. Bu çabanın sürmesi başta merkezi büro faaliyeti yanında, Türkiye Komünist Gençliği, Türkiye Barış Komitesi, Komünist Kadınlar, José Martí Küba Dostluk Derneği gibi çalışmaların ortak sorumluluğundadır.
Açıklanan bazı Kongre kararlarına bu bağlantıdan erişilebilir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.