Sayfa yolu
Akaryakıt fiyatları nereye gidiyor?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Turgut Yıldız
Yayın Tarihi: 18.05.2022 , 15:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Rusya-Ukrayna arasındaki savaşla birlikte artan petrol fiyatları, başarısız ekonomi yönetimi nedeniyle kontrol edilemeyen döviz kuru ve özelleştirme-piyasalaştırma hamlelerin getirdiği kâr baskısı enerji sektöründe büyük bir sıkışma yaratıyor.
Petrol ve akaryakıt sektörü tamamen özelleştirilen ve dışa bağımlı durumda olan Türkiye’de akaryakıt fiyatları durmadan zamlanıyor. Özellikle mazot fiyatlarındaki artış taşımacılık ve lojistik sektörlerini doğrudan etkilediğinden hem ürün fiyatlarında hem de ulaşım ücretlerinde artışlar gözleniyor. 19 Mayıs’ta gelecek zamlarla benzin ve mazotun fiyatı yılbaşından bu yana iki katına çıkmış olacak.
Akaryakıtın fiyatı nasıl belirleniyor?
Uluslararası akaryakıt piyasası Cenova’da bulunuyor. Rafineri çıkış fiyatları genellikle Cenova piyasası esas alınarak belirleniyor. Türkiye’de tamamen özelleştirilmiş ve piyasalaştırılmış olan petrol ve akaryakıt sektöründe 2005 yılından beri serbest fiyatlandırma sistemi uygulanıyor. Buna göre akaryakıt dağıtım şirketleri fiyat belirlemekte serbest.
Akaryakıt ilk olarak rafineriden geçiyor ve rafineri fiyatına özel tüketim vergisi (ÖTV) ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) payı ekleniyor. Rafineriden çıkan yakıt dağıtıcıya gidiyor ve burada dağıtıcı depo satış fiyatını belirliyor. Depodan akaryakıtı alan bayi de pompa fiyatını oluşturuyor.
Kısaca bir benzin istasyonundan aldığınız yakıtta en az üç şirketin kârı, yüklü bir ÖTV ve piyasanın düzenlenmesinden sorumlu EPDK’nın payı bulunuyor.
Zamlar petrol fiyatı ve döviz kuru yüzünden. Peki ya kârlar?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, 2021 yılında artan döviz kurunun fiyatlara yansımaması için vergiden feragat ettiklerini ve feragat edilen toplam vergi tutarının 60 milyar TL’ye yakın olduğunu söylemişti. Aslında akaryakıt fiyatlarındaki ÖTV payı örtülü bir sübvansiyon aracı haline gelmiş ve patronlar kârlarından feragat etmesin diye kamu gelirlerinden feragat edilmişti.
Dolar patlar ise ne olacak?
Son haftada gelen zamlar büyük oranda artan döviz kurundan kaynaklanıyor. Başarısız ekonomi yönetimine Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ve emperyalist hegemonya mücadelesinin etkileri de eklenince Türkiye’de döviz kurunun 2022 yılında artacağını söylemek zor değil.
Bu sene sıkışan kamu maliyesi nedeniyle vergi gelirlerinden feragat edemez hale gelen hükümet ardı ardına gelen zamlar ile kâr yükünü yurttaşların sırtına yüklemeye başladı. Bu politikanın sonucu olarak petrol fiyatı ve döviz kurundaki her artış yurttaşlara yansımaya başladı. Dolar kurundaki her artış şüphesiz akaryakıta zam olarak yansıyacak.
Akaryakıt fiyatı düşer mi?
Türkiye’nin ne yazık ki iç tüketimine yetecek petrol rezervi olmadığı için akaryakıt her zaman bir ithalat kalemi olarak kalacak. Ancak; öncelikle daha iyi bir lojistik planlaması ve ulaşım altyapısının geliştirilmesi ile yurttaşların yaşantısına olan etkilerinin azaltılması mümkün. Benzer şekilde petrol ürünlerinin “çevreye zararlı” olduğu için ÖTV’ye tabi olduğu ancak alınan ÖTV’ler ile hiçbir çevre koruma programı finanse edilmediği düşünülürse AKP’nin elinde “acil durum finansman aracı” haline dönüşen ÖTV’nin de ortadan kalkması akaryakıt fiyatlarının makul seviyeye inmesini sağlayabilir.
Ancak en önemlisi; petrolün ticareti, rafinerilerde petrol ürünlerinin elde edilmesi ve bu ürünlerin dağıtımına dair tüm tesis ve faaliyetlerin devletleştirilerek kamu işletmeciliğine geçilmesi tüm ürünlerdeki akaryakıt fiyat baskısını azaltabilir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
