Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Akademisyen Savaş Karabulut'un çalışma hakkına engelleme: 'Kamu zarara uğratılıyor, okul yöneticileri suç işliyor'

KHK ile görevden alınıp sonra açtığı davayı kazanan ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa kampüsüne geri dönen Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Savaş Karabulut'a oda ve çalışma alanı verilmiyor. Ara dönemde döndüğü için ders veremeyen Karabulut'un fiilen çalışma yapması da engelleniyor. Karabulut, "Bu ülkenin deprem güvenliği açısından, kamucu çalışmalar yapan bilim insanlarını engellemek, insanları depreme karşı güvensiz kılmakla eşdeğerdir" diyor.

Aslı İnanmışık

Yayın Tarihi: 02.07.2026 , 14:17 Güncelleme Tarihi: 02.07.2026 , 14:19

İstanbul Üniversitesi'ndeki işinden KHK ile ihraç edilen ve 2021 yılında görevine iade edilen Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Savaş Karabulut sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak okul yönetiminin baskısına maruz kaldığını, kendisine çalışması için bir oda verilmediğini anlattı.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa kampüsünde görev yapan Karabulut, "Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı tarafından göreve başladığım 67 gündür şahsıma kullanacağım bir oda anahtarı ve kullanacağım masa ve sandalye tahsis edilmemiştir" diye yazdı. Karabulut şu ifadeleri kullandı:

Sismoloji=Deprem Bilim alanında uzman bir öğretim üyesi olarak; akademik bilgi üretimimi  yapacağı, toplumsal deprem fırtınalarına çözüm üretecek çalışma ortamını sağlamayan ve kullanacağı oda anahtarını bilinçli olarak tahsis etmeyenlerden şikayetçiyim! Bu sistematik bir mobbing ile bu yıpratma süreci; dayanılmaz bir hale gelmiştir. Bir öğretim üyesi odasız bırakılarak kamusal zarar oluşturularak, deprem bilimi gibi önemli bir alanda çalışan Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi çalıştırılmamaktadır!

Kamu bu şekliyle zarara uğratılmaktadır! Halkın vergileriyle maaşını alan bir öğretim üyesi bilinçli olarak çalıştırılmayarak, halkın paraları çar çur edilmektedir.

Sadece bu ülke halkının vergilerinden aldığı maaşına sadık kalmak için gece gündüz demeden üniversitede oda verilmediği için çalışan (başkasının odasında, koridorda evinde veya dışarıda) deprem bilimci bir öğretim üyesi değil, bu ülkenin emekçi halkı cezalandırılmaktadır!

Tek isteğim bilimsel çalışma yapacağım, halkıma değer üreteceğim bir çalışma odası, masası ve sandalyesidir!

'Okul Avcılar'a taşınacak denildi, ne zaman olacak belirsiz'

soL'a konuşan Savaş Karabulut, üniversiteye dilekçe verdiğini, görüşmeye gittiğini ancak karşısında ya muhatap bulamadığını ya da geçiştirildiğini söyledi. 2016 yılından sonra KHK kararıyla 5 yıl boyunca kamudan uzaklaştırıldığını hatırlatan Karabulut, bu kararlarla kendisinin değil, yine kamunun cezalandırıldığını vurguladı.

AYM kararıyla 27 Nisan'dan bu yana Cerrahpaşa'da işbaşı yaptığını, ancak haftalardır çalışmalarını yapacak yer bulamadığını belirten Karabulut, okula adım attığı ilk günden itibaren kendisine yapılan baskıyı anlattı. Sosyal medyada, çeşitli yayınlarda yazdığı yazılar konusunda bile açıkça uyarıldığını ifade eden Karabulut, rektör yardımcılarının dahi konuyu çözmediğini söyledi:

Bana geldiğimden beri okulun, Avcılar'da yapılan yeni binalara taşınacağı söyleniyor. Ama onun da ne zaman olacağı belli değil. Bana orada yer verilip verilmeyeceğini sordum, ona da yanıt verilmedi. Sürekli bahaneler sunuluyor, mobbing yapılıyor. Ara dönemde göreve döndüğüm için ders de veremiyorum.

Benim Büyükçekmece-Küçükçekmece arası Batı Karadeniz Fayı'nın araştırılmasına ve İzmir Dikili'ye ilişkin projelerim var. Onların durumu da belli değil, hiç başlamadığım için yeniden açılması gerekiyor aslında.

'Bilimsel çalışma hakkı engellenemez'

Aynı zamanda Etik Kurulu Başkanı olan Bölüm Başkanı'nın kendisinin ve çevresindeki bazı isimlerin en çok ders veren kişiler olduğuna, bazı akademisyenlerin seçmeli dersler dışında ders veremediğine dikkat çeken Karabulut sözlerini şöyle sonlandırdı:

Ben bu ülkenin toplumcu, kamucu bir bilim insanıyım. Bir deprem bilimciyim. Bana proje açılmaması, oda verilmemesi bu ülke halkına, ekonomisine zarardır. Kamu görevini kötüye kullananlar suç işlemektedirler. Sözlü görüşmek başta olmak üzere her türlü hakkımızı kullandık ama çözümsüz bırakıldı. Son paylaşımım nedeniyle de şikayete uğradığımı öğrendim. Bilimsel çalışma hakkı engellenemez. Bu ülkenin deprem güvenliği açısından, kamucu çalışmalar yapan bilim insanlarını engellemek, insanları depreme karşı güvensiz kılmakla eşdeğerdir. Aslında Bölüm Başkanı bu suçu işliyor.

DEÜ'de de benzer bir baskı İzge Günal'a yapılıyor

KHK ile ihraç edildikten sonra açtığı davayı kazanarak Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki görevine dönen Prof. Dr. İzge Günal'ın da hekimlik yapması fiilen engelleniyor. Günal, "Hak kayıpları karşılansın, sorumlular hakkında işlem yapılsın" diyerek Tıp Fakültesi Dekanlığı'na dilekçe vermişti.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.