Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'AB'ye veda, Avrupa Cumhuriyeti'ne çağrı': Ulrike Guérot ile savaş hazırlığı yapan Avrupa üzerine

Savaşa hazırlık atmosferinin hızla büyüdüğü Avrupa’nın içine sürüklendiği durumu, Alman siyaset bilimci ve yazar Ulrike Guérot'dan dinleme fırsatı yakaladık.

Can Kuyumcuoğlu

Yayın Tarihi: 23.12.2025 , 00:17 Güncelleme Tarihi: 23.12.2025 , 15:51

Avrupa’da bugün “Rus tehdidi” iddiasıyla savaşa hazırlık atmosferine hızla girmiş durumda. Kıtada savunma bütçeleri artırılıyor, militarist söylem siyasal merkezde normalleştiriliyor. Kıta, bir zamanlar üzerine kurulduğu “bir daha asla savaş” iddiasından hızla uzaklaşıyor.

Avrupa’nın bugün içine sürüklendiği bu durumu, Alman siyaset bilimci ve yazar Ulrike Guérot'dan dinleme fırsatı yakaladık. 

Türkçe'ye çevrilen ilk kitabı Elveda Avrupa'yı imzalamak üzere TÜYAP fuarına gelen Guérot'yu, Harici'den dostlarımız vasıtasıyla geçtiğimiz hafta ofisimizde ağırladık.

Guérot'ya göre, Avrupa'da bugün yaşananlar yalnızca bir yönelim değişikliği değil; bir kuşağın "barış içinde yaşama" iddiası üzerine kurduğu hayallerin tasfiyesi anlamına geliyor. Kendisi aslında bahsettiği bu tasfiyeye uzaktan bakan bir akademisyen değil. 1990’ların başında, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının hemen ardından Avrupa Komisyonu’nun sosyal demokrat Katolik başkanı Jacques Delors’un ekibinde çalışan Guérot, o dönem Avrupa siyasetindeki “barış, demokrasi ve sosyal birlik” rüzgarına içeriden tanıklık etmiş bir isim.

Guérot, bugün barışta ısrar etmeyi savunduğu için bedel ödeyenlerden biri. Ukrayna savaşına karşı açık ve net bir tutum alan, Avrupa’nın NATO çizgisinde militarize edilmesine karşı çıkan Guérot, bu politik duruşu nedeniyle Almanya’daki Bonn Üniversitesi’nden 3 yıl önce uzaklaştırıldı. Akademinin “tarafsızlık” iddiası altında hizaya sokulduğu, savaş karşıtı seslerin susturulduğu bir dönemde Guérot’nun yaşadıkları, Avrupa’daki siyasal iklimin geldiği noktayı da özetliyor.

Türkçeye çevrilen Elveda Avrupa kitabı, bu açıdan bir analizden çok bir hesaplaşma metni. Guérot’nun derdi yalnızca Avrupa Birliği’nin kurumsal başarısızlıklarını sıralamak değil; Avrupa’nın kendi tarihsel anlatısına, özellikle de “bir daha asla savaş” vaadine sırt çevirmesini teşhir etmek.

Fotoğraf: Etkin Kolbaşı

'Barış vaadinden savaş ufkuna'

Guérot’nun en sert eleştirisi, Avrupa Birliği’nin bugün kendisini savaş üzerinden yeniden tanımlamaya çalışması. Ona göre AB, Rusya’ya karşı bir “savaş birliği” inşa ederek varlığını sürdürme arayışında. Ancak bu arayış, hem tarihsel olarak hem de siyasal gerçeklik açısından çıkmazda.

Avrupa’nın savaş karşıtı anlatısı tesadüf değildi. Birinci Dünya Savaşı, Holokost ve İkinci Dünya Savaşı’nın ardından “Avrupa artık savaşmayacak” fikri, kıtanın ortak hafızasına kazındı. Bu anlatı, 70 yıl boyunca belirli ölçülerde işledi. Bugün ise NATO ile tam uyumlu bir militarizasyon hattı, Dijital Hizmetler Yasası gibi düzenlemelerle birleşen otoriter eğilimler ve savunma harcamalarını kutsayan bir siyasal dil öne çıkıyor.

Guérot’ya göre Avrupa Birliği, bu yönelimiyle kendi içinde de parçalanıyor. Baltık ülkeleri ve Polonya öncülüğündeki savaşçı hat ile Güney Avrupa ülkeleri arasında belirgin bir ayrım var. Macaristan’dan İspanya’ya uzanan geniş bir coğrafyada, savaş söylemi toplumlarda karşılık bulmuyor. Bu nedenle Guérot, Avrupa Birliği’nin bu savaştan “siyasal olarak sağ çıkamayacağını” savunuyor.

AB gidebilir, kıta 'Avrupa Cumhuriyeti' olmalı

Guérot’nun temel ayrımı burada netleşiyor: Avrupa Birliği, Avrupa’nın kendisi değil. Ona göre AB, teknokratik, neoliberal ve giderek otoriterleşen bir yapı. Oysa Avrupa, tarihsel olarak çok daha derin bir siyasal ve kültürel birikimi temsil ediyor.

Bu noktada Guérot, yıllardır savunduğu “Avrupa Cumhuriyeti” fikrine geri dönüyor. İlk kez 2016’da dile getirdiği bu öneri, o dönem bir ütopya olarak görülmüştü. Ancak Guérot’ya göre bugün bu fikir, romantik bir hayalden çok jeopolitik bir zorunluluk haline geldi.

Avrupa’nın ABD’ye bağımlı bir “Batı bloğu” parçası olmayı bırakması gerektiğini savunan Guérot, NATO’ya dayalı güvenlik anlayışının kıtayı daha güvensiz hale getirdiğini söylüyor. Google, Amazon, dolar ve NATO üzerinden kurulan bağımlılık ilişkileri, Avrupa’yı siyasi olarak edilgenleştiriyor. Oysa yazara göre, Avrupa, çok kutuplu bir dünyada arabulucu bir rol üstlenebilecek tarihsel deneyime sahip.

Fotoğraf: Etkin Kolbaşı

Savaş çağrısı kimden geliyor?

Guérot’ya göre savaş atmosferinin kaynağı halklar değil, siyasal ve ekonomik elitler. Silah sanayiindeki kâr artışları, medya söylemi ve siyasi kararlar arasında doğrudan bir ilişki var. Avrupa kamuoyunda yapılan anketler ise halkların büyük çoğunluğunun savaşa karşı olduğunu gösteriyor.

Özellikle Almanya’daki durum, Guérot için kaygı verici. Savaş karşıtı protestoların baskı altına alınması, üniversitelerde ifade özgürlüğünün daraltılması ve Gazze konusunda eleştirel seslerin kriminalize edilmesi, Almanya’nın kendi tarihinden ders çıkarmadığını gösteriyor. Guérot, Almanya’da anti-Siyonizm ile antisemitizmin bilinçli biçimde birbirine karıştırıldığını ve bunun siyasal alanı felç ettiğini vurguluyor.

Türkiye meselesi: Bitmiş bir üyelik, açık bir tartışma

Guérot’ya göre Türkiye–AB ilişkileri de artık “üyelik” ekseninde tartışılamaz. 2004–2005 döneminde verilen sözlerin tutulmadığını ifade eden Guérot, Avrupa'nın, Türkiye’yi de Rusya gibi yüzüstü bıraktığını savunuyor. Bugün Ukrayna’nın AB’ye itilmesi ise Avrupa Birliği’ni daha da istikrarsızlaştıracak bir hamle ona göre.

Ancak bu, Türkiye ile Avrupa arasında hiçbir gelecek olmadığı anlamına gelmiyor. Guérot, halklar ve vatandaşlık temelinde yeni bir Avrupa tahayyülünün mümkün olduğunu savunuyor. Avrupa Cumhuriyeti fikri de tam burada devreye giriyor: Avrupalı yurttaşların kurduğu bir siyasal birlik.

Bir veda değil, bir çağrı

Yazara göre, Elveda Avrupa, esasında bir kapanış metni değil. Guérot’nun ifadesiyle bu kitap, Avrupa’yı AB’nin ötesinde yeniden düşünmeye yönelik bir davet. Barıştan korkmayan, militarizme teslim olmayan, demokratik ve sosyal bir Avrupa ihtimaline yapılan bir çağrı.

Avrupa’nın geleceği, Guérot’ya göre hâlâ yazılmadı. Ama bu gelecek, bugünkü Avrupa Birliği yapısıyla kurulamayacak. Avrupa kalacaksa, önce kendisiyle yüzleşmek zorunda.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.