Sayfa yolu
Abluka günlükleri 84 | 26 Mayıs 2026 Salı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 27.05.2026 , 13:03
Küba Komünist Partisi, Rubio'nun Küba halkına yönelik mesajındaki beş yalanı deşifre etti
Küba Komünist Partisi, sosyal medyada yayımladığı açıklama ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 20 Mayıs vesilesiyle yayımladığı ve "yardım teklifi" olarak sunulan mesajını özenle kurgulanmış bir siyasi manipülasyon metni olarak nitelendirerek içerdiği yalanları tek tek yanıtladı.

Birinci yalan: "Kriz ABD'nin petrol ablukasından kaynaklanmıyor"
Rubio, Küba'daki elektrik kesintilerinin sorumlusunun ABD'nin petrol ablukası olmadığını ileri sürüyor. Parti, bu iddianın Küba'nın iç sorunlarını inkâr etmekten ibaret olmadığını; asıl yalanın bu sorunların ABD'nin sorumluluğunu gizlemek amacıyla araçsallaştırılmasında yattığını vurguladı.
İkinci yalan: "Asıl neden milyarlarca doların yağmalanmış olmasıdır"
Rubio, enerji ve gıda krizini bir elitin yağmasının doğrudan sonucu olarak sunuyor. Parti, bu formülün siyasi açıdan işlevsel olduğunu ancak ablukanın krizi ağırlaştırdığı kabul edildiğinde ABD'nin "dış kurtarıcı" değil sorunun aktif bir parçası olarak görüneceğini ortaya koydu.
Üçüncü yalan: "GAESA ekonominin yüzde 70'ini kontrol ediyor ve 18 milyar dolara sahip"
Rubio'nun öne sürdüğü bu yuvarlak ve çarpıcı rakamların gazetecilik açısından son derece sorunlu olduğunu belirten Parti, bu rakamın hesapları aydınlatmak için değil, ablukanın sorumluluğunu tartışmadan silmek amacıyla yönlendirilmiş bir öfke yaratmak için kullanıldığını ifade etti.
Dördüncü yalan: "Hükümetin kazandıklarından halka hiçbir şey gitmiyor"
Parti, Rubio'nun kullandığı bu mutlak ifadenin analitik bir kategori olmadığını, topyekûn bir ahlaki mahkûmiyet üretmeye yarayan bir propaganda aracı olduğunu vurguladı. Bu tür abartının stratejik işlevi karşı tarafı insanlıktan çıkarmak, nüansları ortadan kaldırmak ve her türlü dış baskı politikasını sözde ahlaki bir eyleme dönüştürmektir.
Beşinci yalan: "ABD, Küba halkıyla doğrudan yeni bir ilişki sunuyor"
Parti, en sofistike yalan olarak nitelendirdiği bu iddiada Rubio'nun gıda ve ilaç yardımını Küba devleti yerine Washington'ın belirlediği aktörler aracılığıyla dağıtma koşuluna bağladığına dikkat çekti. Sunulanın gerçek bir çıkış yolu değil, tek taraflı suçu ve dayatılan kanalları kabul etmeyi, Küba'nın egemenliğinin Washington tasarımlı bir ilişkiyle ikame edilmesini öngören bir teslimiyet anlatısı olduğunu açıkladı.
Mélenchon, Küba'ya gönderilecek yedek parçaların engellenmesini kınadı
Fransız siyasi hareketi La France Insoumise'nin lideri Jean-Luc Mélenchon, Matanzas'taki Antonio Guiteras Termoelektrik Santrali'ne gönderilmesi planlanan yedek parçaların teslimatının engellendiğini alenen kınadı ve bu durumu ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukanın doğrudan bir sonucu olarak nitelendirdi.

Mélenchon'a göre Fransız nakliye şirketi CMA CGM, Küba'nın en kritik termoelektrik santralinin işletimi için hayati önem taşıyan ekipmanı teslim etmeyi reddediyor. Oysa Fransız hükümeti, adanın ağır enerji kriziyle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla bu kaynakları gönderme taahhüdünde bulunmuştu. Fransız lider, şirketin bu tutumunun ABD'nin Küba politikasının yarattığı baskı ve yıldırma ortamına bir yanıt olduğunu öne sürerek Fransız yetkililerinin hareketsizliğini eleştirdi.
Sosyal medya açıklamalarında Küba'yı "kuşatma altında olan ve ABD tarafından doğrudan askeri müdahale tehdidiyle karşı karşıya bulunan" bir ülke olarak tanımlayan Mélenchon, Fransız hükümetinin sessiz kalmasının "Trump korkusunu" ele verdiğini savundu. Siyasetçi, Fransız yetkililerinden nakliye şirketini taahhüdüne uymaya ve alıkonulan konteynerleri serbest bırakmaya zorlamaları için acilen devreye girmelerini talep etti.
Açıklamalar, Küba'nın mali kısıtlamalar, yakıt erişim sorunları ve ablukanın sıkılaştırılması nedeniyle parça, teknoloji ve ekipman temininde giderek artan engellerle boğuştuğu bir döneme denk geliyor.
AB ve UNDP desteğiyle Küba'da tarımda yenilenebilir enerjiye geçiş hız kazanıyor
Avrupa Birliği ve UNDP'nin ortak projesi kapsamında Küba'nın altı belediyesinde 120 hektarı aşkın tarım ve hayvancılık alanında artık yenilenebilir enerji teknolojileri kullanılıyor. Sürdürülebilir ve Sağlıklı Gıda için Yerel Kendi Kendine Yeterlilik anlamına gelen Alass projesi; ülkenin merkez illerindeki Placetas, Remedios ve Sancti Spíritus gibi kasabalarda 72 üreticiye sulama için yenilenebilir enerji imkânı sunuyor.

Proje kapsamında 500 kWp gücünde bir enerji altyapısı kuruldu. UNDP'nin Küba web sitesine göre devreye alınan teknolojiler arasında 89 rüzgar türbini, hayvanlara su sağlayan 43 güneş enerjili pompa ve 74 fotovoltaik sulama sistemi yer alıyor. Bu sistemler meyve, sebze, hayvan yemi ve küçükbaş hayvancılık başta olmak üzere yerel gıda sistemlerinin enerji sürdürülebilirliğini mümkün kılmayı hedefliyor.
Tarım Bakanlığı uzmanı Yasser Díaz, Küba'nın 2026 yılına kadar sulama altındaki alanı iki bin hektara çıkarmayı hedeflediğini belirtirken şu an itibarıyla ekilebilir alanın yalnızca yüzde onunun sulama kapsamında olduğuna dikkat çekti. "Kaynakların sınırlı olduğu bu senaryoda yenilenebilir kaynaklarla sulama temel avantajlar sunuyor; enerji egemenliğine ulaşmak, verimi en az yüzde 30 artırmak ve hayvanlar için su teminini güvence altına almak" diyen Díaz, uluslararası iş birliğinin bu süreçteki katkısının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Alass projesi şimdiye dek güneş enerjisiyle 123 hektarlık alanı sulamaya açtı ve ülke genelinde 323 hektara ulaşmayı hedefliyor. UNDP, AB ile birlikte izole topluluklarda yenilenebilir enerji erişimini kolaylaştırmak amacıyla 550 sistem kurduğu başka projeleri de sürdürüyor. Japonya ortaklığıyla ise başkentteki dördü dahil Küba'daki 10 hastaneye 6,5 milyon dolarlık bütçeyle yenilenebilir enerji ekipmanı sağlanması için ayrı bir girişim hayata geçirildi.
Küba İçişleri Bakanlığı sokağa çıkma yasağı iddialarını yalanladı
Küba İçişleri Bakanlığı, Pazartesi günü sosyal medya hesabı üzerinden 1 Haziran'da başlayacağı ileri sürülen ulusal sokağa çıkma yasağına ilişkin dolaşımdaki haberlerin asılsız olduğunu açıkladı.
Bakanlık, gece saatlerine yönelik kısıtlamalar, sekiz bin Küba pesosuna kadar para cezaları veya Ağustos ayına kadar uzatma tedbirlerine ilişkin herhangi bir resmi bildiri yayımlamadığını kesin bir dille ifade etti. Açıklamada "Bunların hepsi yalan: Sokağa çıkma yasağı yok, 8.000 CUP'a varan para cezaları yok, gece kısıtlamaları yok, Ağustos ayına kadar uzatma da yok" denildi.

Bakanlık, söz konusu dezenformasyonun uydurma kurumlar ve belgeler içerdiğini, var olmayan tarihlere atıfta bulunduğunu ve ülkenin gerçekliğiyle bağdaşmayan ölçütler kullandığını belirterek bilgilerin aldatıcı niteliğine dikkat çekti.
Kurum, söylentilerin yayılmasının önüne geçmek için halkı Cumhurbaşkanlığı, Bakanlığın resmi sayfaları ve akredite medya kuruluşları gibi güvenilir kaynaklardan bilgi edinmeye davet etti. Açıklama "Aldanmayın. Paniği yaymaya yardımcı olmayın. Gerçeği önemsiyorsanız bu yalanlamayı paylaşın" çağrısıyla son buldu.
Abluka altında buğdaya ulaşmak zor
Küba Değirmencilik Şirketi (ECM), Havana ve Cienfuegos limanlarında toplam 47 bin 500 ton buğday taşıyan iki geminin boşaltılmasıyla kritik bir nefes aldı. Şirket genel müdürü Osmany Claro Lajare, bu stokun 40 günlük un üretimini karşılayacağını açıkladı. Ancak yönetici, normalde her ay bir buğday gemisi gelmesi gerekirken bu yıl şimdiye kadar yalnızca üç geminin Küba'ya ulaşabildiğine de dikkat çekti.

ABD hükümetinin abluka kapsamında uyguladığı baskıcı önlemler, sevkiyat ve kargo ödemelerini giderek zorlaştırıyor. Tedarik belirsizliği derinleştikçe Gıda Sanayi İşletme Grubu Mart ayı sonundan itibaren mevcut stoklara göre üretim planlarını yeniden düzenlemek zorunda kaldı. Bu süreçte başkentteki Turcios Lima değirmeni geçici olarak kapandı; diğer değirmenler ise ortak girişim IMSA dahil sınırlı kapasiteyle faaliyetlerini sürdürdü. Söz konusu tedbirin amacı, her ilde düzenlemeye tabi aile gıda sepeti için ekmek üretiminde kullanılan un stoklarının tamamen tükenmesini önlemekti.
Yeni buğdayın rıhtıma yanaşmasıyla Turcios Lima değirmenindeki haftalarca süren atıl dönem sona erdi ve ekipman bakım-onarım süreci başlatıldı. Şimdi Santiago de Cuba'daki Frank País değirmeni günlük 180 ton, Cienfuegos değirmeni 120 ton ve Turcios Lima ise 60 ton un üretecek. IMSA'nın günlük yaklaşık 200 ton üretimiyle birlikte Mayıs sonu ve Haziran ayı için un tedariki güvence altına alındı.
Öte yandan bu rahatlığın geçici olduğunun bilincinde olan Claro Lajare, umudunu devrimci hükümetin abluka engellerini aşmak için gösterdiği çabalara bağladığını belirterek Haziran sonrası için de buğday teminine yönelik çalışmaların sürdüğünü vurguladı.
Casa de las Américas, Porto Riko valisinin Küba karşıtı açıklamasını kınadı
Küba’nın kültür merkezi Casa de las Américas, Pazartesi günü sosyal medya hesabı üzerinden Porto Riko Valisi'nin adanın topraklarından Küba'ya yönelik olası bir ABD askeri saldırısını desteklediği yönündeki açıklamasını sert bir dille kınadı.

Kültür kurumunun açıklamasında "Utanç verici bir boyun eğme gösterisiyle Porto Riko valisi, komşu ada topraklarından Küba'ya karşı bir ABD askeri saldırısını desteklemeye hazır olduğunu açıkladı" denildi. Kurum, bir Latin Amerikalı politikacının böyle bir tutum sergilemesinin Kübalılar için derinden incitici olduğunu, Porto Riko'nun Küba ile taşıdığı derin tarihi ve kültürel bağlar göz önünde bulundurulduğunda ise bu tutumun çok daha ağır bir anlam kazandığını vurguladı.
Açıklamada Porto Riko'nun Ramón Emeterio Betances, Eugenio María de Hostos, Pedro Albizu Campos, Lolita Lebrón, Julia de Burgos ve Lola Rodríguez de Tió gibi tarihe geçmiş isimlerin; ada onurunu yücelten pek çok sanatçı ve yazarın yurdu olduğu hatırlatıldı.
Casa de las Américas, José Martí'nin de Porto Riko'nun bağımsızlığı için mücadele ettiğini anımsatarak "Porto Riko, Küba'ya yönelik emperyal bir saldırının suç ortağı haline getirilerek tarih önünde küçük düşürülemez" uyarısında bulundu.
Küba tıbbı emperyalist ablukanın yol açtığı pandemiye karşı 63 yıldır mücadele ediyor
23 Mayıs 1963'te Cezayir'e ilk tugayın gönderilmesiyle başlayan Küba tıbbi iş birliği, 63. yılını küresel sağlık mücadelesindeki öncü rolünü sürdürerek kutluyor. Küba Halk Sağlığı Bakanlığı (MINSAP) verilerine göre altmış yılı aşkın bu süreçte 600 binden fazla sağlık profesyoneli 165 ülkede görev yaptı. Gerçekleştirilen 17 milyondan fazla cerrahi müdahaleyle 2,3 milyarı aşkın insana ulaşıldı.

MINSAP'ın Nisan 2025 tarihli raporuna göre o dönemde 56 ülkede 24.000'den fazla Kübalı sağlık çalışanı aktif olarak görev yapıyordu. Ancak ABD'nin bu misyonları kabul eden ülkelere yönelik baskılarını artırması sonucu bu sayı geriledi. Honduras, Guyana, Guatemala, Bahamalar ve Jamaika anlaşmalarını sona erdirdi, Jamaika'nın çekilmesi ise 50 yıllık kesintisiz işbirliğinin ardından geldi.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, "ABD hükümeti yardım çalışanlarımızın dayanışma ve insani çalışmalarını manipüle etmekte ve yardım alan ülkeleri tehdit etmekte ısrar ederken tıbbi işbirliğimizi sürdürme taahhüdümüzü yineliyoruz" dedi.
Tarihsel sicil çarpıcı örneklerle dolu: 2014'te Batı Afrika'daki Ebola salgınında DSÖ'nün çağrısına ilk yanıt verenler arasında yer alan Küba, 256 sağlık çalışanını seferber ederek iki binden fazla hastayı tedavi etti. COVID-19 pandemisinde ise koronavirüsün o dönemde en ağır vurduğu bölgelerden İtalya'nın Lombardiya'sı dahil 42 ülkeye tugaylar gönderildi.
Bugün Küba'da bin kişiye dokuzdan fazla doktor düşüyor; bu oran dünyanın en yüksekleri arasında. Ada, sahip olduğu bu insan kaynağıyla savaş ya da müdahale değil, dayanışma ihraç etmeyi sürdürüyor.
Küba Ulusal Elektrik Sistemi'nde güncel durum
Dün, kapasite açığı nedeniyle hizmetler 24 saat boyunca aksadı ve kesinti sabahın erken saatlerine kadar devam etti. Dünkü üretim kapasitesi açığının en büyük etkisi saat 22:00'de 2010 MW olarak gerçekleşti.
54 yeni güneş enerjisi parkının enerji üretimi 3237 MWh olup, bu üretim kaynağıyla ortalama saatte sağlanan maksimum güç 466 MW'tır.
Ulusal Bağlantılı Sistem'in (SEN) saat 06:00'daki kullanılabilirliği 1195 MW olup, talep 2740 MW ve etkilenen kapasite 1553 MW'tır. Zirve saatlerinde tahmini 1600 MW'lık bir etki söz konusudur.

İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.