Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD'li sunucuyla eski ulusal güvenlik şefi arasında İran ve Ortadoğu tartışması: 'Yarattığımız kaos ortada'

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, The Daily Show’da İran politikası ve nükleer anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulundu. Programın sunucusu Jon Stewart ise ABD müdahalelerinin yarattığı yıkıma, çifte standartlara ve küresel itibar kaybına dikkat çekti.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 25.03.2026 , 14:15

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Barack Obama döneminde yürütülen İran nükleer anlaşmasının (JCPOA) işlediğini ve İran’ın anlaşma kapsamında yükümlülüklerine uyduğunu söyledi.

Sullivan, Donald Trump yönetiminin anlaşmadan çekilmesinin yalnızca gerilimi artırmadığını, aynı zamanda ABD’ye duyulan diplomatik güveni sarstığını vurguladı.

İran’ın sonraki müzakerelerde temkinli davranmasının nedenini de buna bağlayan Sullivan, “İranlılar, bir anlaşma yaptık ve siz çekildiniz; tekrar aynı şeyin olmayacağını nasıl bilebiliriz diye soruyor” dedi.

Stewart: ABD’nin itibarı nerede? Yarattığımız kaos ortada

Programda Sullivan’a sorular yönelten Jon Stewart ise ABD dış politikasına daha sert bir çerçeveden yaklaştı.

Stewart, Irak ve Libya başta olmak üzere ABD müdahalelerinin yarattığı yıkıma dikkat çekerek, bunun yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını savundu.

“Dünyadaki itibarımız nerede, yarattığımız inanılmaz kaos ortadayken?” diye soran Stewart, bu müdahalelerin Avrupa’da sağ popülizmin yükselişine de zemin hazırladığını ifade etti.

Stewart’tan çifte standart eleştirisi: 'Rusya’da savaş suçu, Gazze’de ‘sakin olun’'

Stewart, programın bir başka bölümünde ABD’nin uluslararası krizlere yaklaşımındaki çifte standarda dikkat çekti.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrası Washington’un sert açıklamalar yaptığını hatırlatan Stewart, İsrail’in Gazze’deki saldırıları karşısında ise benzer bir tutum sergilenmediğini vurguladı.

ABD yönetiminin bu durumda daha çok “sakin olun” çağrısıyla yetindiğini söyleyen Stewart, Washington’un müttefiklerine karşı daha toleranslı, rakiplerine karşı ise daha sert bir dil kullandığını dile getirdi.

Sullivan: Libya ve Suriye farklı, sonuç aynı, istikrarsızlık

Bununla birlikte, Stewart, ABD'nin Trump öncesinde de Ortadoğu'da kötü politikalar yürüttüğünü vurguladı.

Stewart’ın Ortadoğu politikalarına dair eleştirilerine yanıt vermeye çalışan Sullivan, Libya ve Suriye örnekleri arasında farklar olduğunu öne sürerek, her iki durumda da istikrarsızlık üretildiğini belirtti.

Sullivan, Libya’da doğrudan askeri müdahale yürütüldüğünü, Suriye’de ise daha farklı bir müdahale biçimi izlendiğini ileri sürdü.

Stewart: Suriye’de de vardık, sadece konuşmadık

Stewart ise bu noktada Sullivan’a itiraz ederek, ABD’nin Suriye’de de sahada dolaylı biçimde yer aldığını hatırlattı.

Silahlı grupların desteklenmesine değinen Stewart, ABD’nin bu tür müdahaleleri çoğu zaman açıkça ifade etmediğini, ancak sahadaki varlığın gerçek olduğunu söyledi.

Programda kişisel bir anısını da paylaşan Stewart, Ürdün’de karşılaştığı ve “Biz burada değiliz” diyen Amerikalı görevliler üzerinden ABD’nin örtük operasyonlarına dikkat çekti.

'Kapasiteyi yok etmek, siyasi iradeyi yok etmiyor'

Sonrasında ikili tartışmayı yeniden stratejik düzleme çekerek, askeri müdahalelerin sınırlarına dikkat çekti.

İran örneği üzerinden konuşan Stewart, bir ülkenin askeri ya da nükleer kapasitesinin hedef alınmasının, o ülkenin siyasi hedeflerini ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Sunucu “Kapasiteyi zayıflatabilirsiniz ama o kapasiteyi yeniden kuracak bilgi ve irade ortada kalır” dedi.

ABD ile İsrail’in hedefleri ayrışıyor

Sullivan ayrıca İran konusunda ABD ile İsrail arasında stratejik bir ayrışma olduğunu da dile getirdi.

İsrail’in İran’ı zayıflatmayı hedefleyebileceğini belirten Sullivan, ABD açısından bunun küresel ekonomi, enerji hatları ve göç hareketleri bakımından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Stewart: ABD müdahale ediyor, sonra çekiliyor

Program boyunca ABD dış politikasına yönelik eleştirilerini sürdüren Stewart, Washington’un farklı coğrafyalarda müdahale edip ardından süreci yarım bıraktığını söyledi.

Sunucu, ABD’nin bu yaklaşımının hem bölgesel krizleri derinleştirdiğini hem de küresel ölçekte güven kaybına yol açtığını ifade etti.

Sullivan: ABD neden orada olduğunu açıklayamıyor

Sullivan ise ABD yönetiminin İran politikasında net bir strateji ortaya koymakta zorlandığını kabul etti.

Washington’un farklı gerekçeler sunduğunu ancak bunların tutarlı bir çerçeveye oturmadığını belirten Sullivan, buna karşılık İran’ın daha net bir strateji izlediğini savundu.

İran ne yaptığını biliyor. ABD ise neden orada olduğuna dair net bir cevap veremiyor” dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.