Sayfa yolu
ABD'den Güney Kafkasya’da nükleer ve güvenlik hamlesi: Ermenistan ve Azerbaycan’la stratejik anlaşmalar
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 11.02.2026 , 10:41
ABD, Güney Kafkasya’da Rusya’nın geleneksel etkisine karşı pozisyonunu güçlendirecek iki kritik adım attı. Washington yönetimi, Ermenistan’la sivil nükleer işbirliği anlaşması imzalarken, Azerbaycan’la da ekonomik ve güvenlik alanlarını kapsayan stratejik ortaklık anlaşmasına vardı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in bölgeye gerçekleştirdiği ziyaret, hem enerji hem de jeopolitik dengeler açısından dikkat çekici oldu.
Ermenistan’la '123 Anlaşması': Nükleer alanda ABD dönemi mi?
ABD ile Ermenistan arasında imzalanan ve “123 Anlaşması” olarak bilinen düzenleme, Washington’un sivil nükleer teknoloji ve ekipman ihracatına yasal zemin sağlayan çerçeve anlaşmalarından biri. Anlaşma, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile iki günlük ziyaret için Erivan’da bulunan Vance tarafından imzalandı.
Vance, anlaşmanın ilk etapta 5 milyar dolara kadar ABD ihracatına ve 4 milyar dolarlık uzun vadeli yakıt ve bakım sözleşmelerine olanak sağlayabileceğini açıkladı. İşbirliğinin özellikle küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisi üzerine kurulu olduğu belirtildi.
Paşinyan ise ortak basın toplantısında, “Bu anlaşma, Ermenistan ve ABD arasındaki derinleşen enerji ortaklığında yeni bir sayfa açacak” dedi.
Anlaşma, Sovyet döneminden kalma ve Rus teknolojisiyle işletilen Metsamor Nükleer Santrali’nin yerine inşa edilmesi planlanan yeni tesis için ABD seçeneğini öne çıkarıyor. Güney Kafkasya’yı geleneksel etki alanı olarak gören Moskova açısından bu gelişme bir kırılma anlamına gelecek.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin ise, Rus devlet şirketi Rosatom’un yeni santral için “çok hızlı şekilde” çalışmaya hazır olduğunu savunarak, Rus teknolojisinin “güvenilirlik ve finansal parametreler açısından gerçek bir alternatifi olmadığını” ifade etti.
Enerji ihtiyacında Moskova ve Tahran’a bağımlı olan Ermenistan’ın; ABD’nin yanı sıra Rusya, Çin, Fransa ve Güney Kore’den gelen teklifleri değerlendirdiği biliniyor.
Trump koridoru: Rusya ve İran’ı bypass eden hat
Vance’in ziyaretinin bir diğer önemli başlığı ise “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası (TRIPP)” adı verilen 43 kilometrelik kara koridoru projesi oldu.
Ermenistan’ın güneyinden geçmesi planlanan koridor, Azerbaycan’ı Nahçıvan’a ve oradan Türkiye’ye doğrudan bağlayacak. Proje, Washington’da Ermenistan ve Azerbaycan liderleri arasında imzalanan anlaşmanın bir parçası olarak gündeme gelmişti.
Koridorun; demiryolu altyapısı, petrol ve doğalgaz boru hatları ile fiber optik hatları içermesi planlanıyor. ABD yönetimi projeyi, Rusya ve İran’ı bypass ederek Asya ile Avrupa arasındaki enerji ve ticaret hatlarını çeşitlendirecek “dönüştürücü bir mega proje” iddiasıyla tanımlıyor.
Vance, “Biz sadece Ermenistan için barış yapmıyoruz. Aynı zamanda Ermenistan ve ABD için gerçek bir refah yaratıyoruz” iddiasında bulundu.
Bakü’de ikinci hamle: Azerbaycan’la stratejik ortaklık
Vance’in Ermenistan temaslarının ardından Bakü’ye geçmesiyle ABD-Azerbaycan ilişkilerinde de yeni bir aşamaya geçildi. Salı günü Bakü’de imzalanan stratejik ortaklık anlaşması, ekonomik ve güvenlik işbirliğini kapsıyor.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ABD ile savunma satışları ve yapay zeka alanında işbirliğinde “tamamen yeni bir aşamaya” girildiğini belirterek, enerji güvenliği ve "terörle mücadelede işbirliğinin" süreceğini söyledi.
Vance ise ABD’nin Azerbaycan’ın karasularını korumasına yardımcı olmak amacıyla açıklanmayan sayıda gemi göndereceğini açıkladı.
Güney Kafkasya’da ABD lehine değişen güç dengeleri
ABD’nin eş zamanlı olarak Ermenistan’la nükleer enerji, Azerbaycan’la güvenlik ve ekonomi alanında anlaşmalar imzalaması Güney Kafkasya’da Rusya’nın tarihsel ağırlığını düşürmeye ve Washington'un etkisini büyük ölçüde artırmasına dönük bütünlüklü bir stratejiye işaret ediyor.
Ermenistan ve Azerbaycan, geçtiğimiz yıl Washington’daki görüşmelerin ardından yaklaşık 40 yıllık çatışmayı sona erdirmek için adımlar atmıştı. Ancak resmi bir barış anlaşması henüz imzalanmış değil.
ABD’nin enerji, güvenlik ve ulaştırma projeleri üzerinden bölgeye daha doğrudan angaje olması, Güney Kafkasya’yı küresel güç rekabetinin yeni cephelerinden biri haline getiriyor. Moskova’nın Ukrayna savaşı nedeniyle zayıflayan bölgesel nüfuzu ve İran’a yönelik yaptırımların gölgesinde, Washington’un attığı bu adımların uzun vadeli jeopolitik sonuçları olabilir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.