Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD yığınağı sürerken Körfez’de yeni eşik: İran-Çin süpersonik füze anlaşması gündemde

Reuters, İran’ın Çin yapımı CM-302 gemisavar füzeleri için anlaşmaya yaklaştığını yazdı. ABD uçak gemileri bölgeye yığılırken ve Trump-Şi zirvesi yaklaşırken gündeme gelen iddia, Hürmüz Boğazı’ndan geçen küresel enerji hattını ve Washington-Pekin hattındaki gerilimi doğrudan etkileyebilir.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 25.02.2026 , 12:41

İran'ın, Çin yapımı CM-302 süpersonik gemisavar seyir füzelerini satın almak üzere anlaşmaya yaklaştığı iddia edildi.

Yaklaşık 290 kilometre menzile sahip ve alçaktan uçarak gemi savunmalarını aşma kapasitesi bulunan bu füzeler, özellikle bölgedeki ABD savaş gemilerini hedef alabilecek nitelikte.

Reuters'ın haberinde, anlaşmanın tamamlanmaya yakın olduğu ifade edilirken, teslimat takvimi, füze sayısı ve ödeme koşulları konusunda henüz netlik bulunmuyor.

Haberde, Tahran ile Pekin arasındaki görüşmelerin iki yıl önce başladığı ancak Haziran 2025’te ABD’nin İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılarak üç nükleer tesisi vurmasının ardından hız kazandığı aktarılıyor. İran’ın askeri altyapısının özellikle hava savunma alanında ciddi zarar gördüğü ve bu nedenle yeni silah sistemlerine yöneldiği değerlendiriliyor.

ABD’nin bölgedeki askeri yığınağı

Füze görüşmeleri, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını son yılların en yüksek seviyelerinden birine çıkardığı bir döneme denk geliyor. USS Abraham Lincoln saldırı grubu Arap Denizi’nde faaliyet yürütürken, USS Gerald R. Ford Doğu Akdeniz’de konuşlu bulunuyor. 

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a nükleer programı konusunda anlaşmaya varması için süre verdiğini, aksi halde askeri seçeneğin gündeme gelebileceğini ifade etmişti. Beyaz Saray yetkilileri de İran’ın uranyum zenginleştirmesine izin verilmeyeceğini söylüyor.

İran’ın dini lideri Ali Hamaney ise son açıklamalarında ülkeyi tehdit eden ABD savaş gemilerine dönük sert ifadeler kullandı. Washington yönetimi, bölgedeki askeri yığılmanın caydırıcılık amacı taşıdığını iddia etse de, Trump verdiği mesajlarda asıl amacının İran'a saldırmak olduğunu pek çok kez gösterdi.

Çin'le İran arasındaki askeri ve ekonomik ilişkiler

Çin ile İran arasındaki askeri ilişkiler uzun bir geçmişe sahip. 1980’lerde İran-Irak Savaşı sırasında Tahran, Çin yapımı HY-2 “Silkworm” füzelerini kullanmıştı. Son yıllarda ise İran’ın Çin’den çeşitli hava savunma sistemleri temin ettiği yönünde haberler gündeme geldi. Olası CM-302 transferi, İran’ın özellikle deniz hedeflerine yönelik saldırı kapasitesinde niteliksel bir sıçrama anlamına gelebilir.

Bununla birlikte, Çin’in İran petrolünün en büyük ithalatçısı olduğu biliniyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin verilerine göre İran’ın ham petrol ve kondensat ihracatının büyük bölümü Çin’e gidiyor. Dolayısıyla Pekin’in bölgedeki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenme riski bulunuyor.

Diğer yandan, bu gelişme, Pekin’in Washington ile yürüttüğü geniş diplomatik ve ekonomik denklemin ortasında gerçekleşiyor. 

Çin-ABD ilişkilerini nasıl etkileyecek?

Çin ile ABD arasında son dönemde tırmanan ticaret gerilimini yumuşatma yönünde temaslar sürerken, Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında önümüzdeki dönemde yüksek riskli bir zirve yapılması bekleniyor. 

İran’a yönelik böylesi bir silah anlaşması haberinin bu zirve öncesinde gündeme gelmesi, Washington-Pekin hattındaki pazarlıkların arka planında yeni bir başlık açmış durumda.

Diğer yandan, ABD-Çin arasındaki Tayvan gerilimi derinleşiyor. Geçtiğimiz Aralık ayında Trump yönetimi, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın onayladığı Tayvan'a 11 milyar dolardan fazla silah satışını resmi olarak duyurmuştu.

Rekor düzeydeki bu satışa Çin'den sert tepki gelmişti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, "Tayvan'daki bağımsızlık yanlısı güçlerin sürekli provokasyonlarına ve ABD'nin Tayvan'a yaptığı büyük ölçekli silah satışlarına kararlılıkla karşı çıkmalı ve güçlü bir şekilde karşılık vermeliyiz" demişti.

Hürmüz Boğazı ve enerji hattı riski

Gelişmenin merkezindeki başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı. 

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar su yolundan geçiyor. Çin’in toplam petrol ithalatının önemli bir kısmı da bu hattı kullanıyor. 

İran geçmişte Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunmuş, ancak bunu fiilen hayata geçirmemişti.

Geçtiğimiz günlerde İran, Çin ve Rusya’nın Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ve kuzey Hint Okyanusu’nda ortak askeri tatbikat düzenlemesi de dikkat çekmişti.

Bu tablo, olası bir askeri tırmanmanın yalnızca ABD-İran gerilimiyle sınırlı kalmayacağını, enerji akışları ve küresel ticaret üzerinde de zincirleme etkiler yaratabileceğini gösteriyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.