Breadcrumb
ABD tehdidi, İran uyarıyı sürdürüyor: Gerilim artarken bölgede ne oluyor?
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 30.01.2026 , 14:26
ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehditleri sürerken, gerilim de yükseliyor. Bölgedeki hareketlilik artıyor, çeşitli aktörler kimi adımlar atıyor.
ABD yürütülen diplomasinin başarısız olması halinde "tüm seçeneklere hazır olunduğunu" duyururken, ABD Başkanı Trump da "Şu anda İran'a giden çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var" açıklamasını yaptı.
Buna karşılık İran da Washington'ın "gerçek bir diplomatik çözüm üretmeyi amaçladığına dair güvence almaları halinde" müzakereye başlayabileceklerini bildirdi.
Öte yandan muhtemel bir savaşın yalnızca tek bir alanla sınırlı kalmayacağı, İsrail'den başlayarak ABD'nin bölgedeki üslerine kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebileceği vurgulandı.
İsrail'in olası saldırıya karşı hazırlıklarını hızlandırdığı ifade edilirken, Avrupa Birliği'nin İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu "terör listesine" eklemesi Tahran'ın tepkisine yol açtı. Saldırı ihtimalinin güçlendiğine dair haberler de kamuoyuna yansımaya devam ediyor.
AB, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu 'terör listesine' aldı
Avrupa Birliği (AB), İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör listesine aldığını duyurdu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, AB dışişleri bakanlarının İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu "terör örgütü" olarak tanımladığını bildirdi.
"Baskının cezasız kalamayacağını" söyleyen Kallas, söz konusu gelişmenin kararlı bir adım olduğunu ifade etti ve "Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim, kendi sonunu hazırlamaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
Irakçi: Avrupa alevleri körüklemekle meşgul
AB'nin söz konusu kararının ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi'den açıklama geldi.
Bölgede birçok ülkenin İran ile ABD arasında topyekün bir savaşı önlemeye çalıştığını ifade eden Irakçi, "Bunların hiçbiri Avrupa ülkesi değil. Avrupa ise tam tersine alevleri körüklemekle meşgul. ABD'nin isteği üzerine 'hızlı toparlanma' politikasını izledikten sonra, şimdi de Ulusal Ordumuzu sözde 'terör örgütü' olarak nitelendirerek büyük bir stratejik hata daha yapıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Irakçi, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırıma karşı herhangi bir adım atmayan AB ülkelerinin İran'da "insan haklarını savunmaya" dair iddialarını "apaçık ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi.
Bölgede topyekün bir savaşın Avrupa'yı da etkileyeceğine dikkati çeken Irakçi, "Enerji fiyatlarındaki artışın zincirleme etkileri de dahil olmak üzere AB'nin mevcut tutumu kendi çıkarlarına son derece zarar vermektedir. Avrupalılar, hükümetlerinin sunduklarından daha iyisini hak ediyor" ifadelerini kullandı.
İran: AB'ye karşı gerekli önlemler alınacak
İran Dışişleri Bakanlığı da Devrim Muhafızları Ordusu'nu "terör örgütü" ilan etme kararı alan AB'ye karşı gerekli önlemlerin alınacağını bildirdi.
Bakanlık tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, "İran İslam Cumhuriyeti'nin resmi silahlı kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası olan Devrim Muhafızları Ordusu'nun, ülke anayasasına uygun biçimde İran'ın egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruduğu" ifade edilerek, AB'nin söz konusu girişiminin yalnızca Devrim Muhafızları Ordusu'nu değil, tüm İran ulusunu hedef aldığı değerlendirmesi yapıldı.
AB'nin bu kararla uluslararası ilişkilerdeki "hukukun üstünlüğü" ilkesini ağır biçimde ihlal ettiğinin vurgulandığı açıklamada, bu tutumun Avrupa'nın uluslararası arenada yapıcı bir aktör olma iddiasına zarar verdiği ve küresel düzeyde hukuksuzluğu teşvik ettiği kaydedildi.
İran Dışişleri Bakanlığı, AB'nin aldığı kararın siyasi, hukuki ve güvenlik sonuçlarından Avrupalı karar vericilerin sorumlu olacağını belirterek, İran ulusunun meşru çıkarlarını korumak amacıyla gerekli önlemlerin alınacağını bildirdi.
İran 1000 adet İHA'yı envanterine kattı
ABD'nin tehditleri sürerken İran ordusunun da saldırı, keşif ve elektronik harp sınıflarında 1000 adet insansız hava aracını (İHA) envanterine kattığı bildirildi.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, yeni tehditler ve İsrail ile 12 günlük savaştan edinilen deneyimler doğrultusunda askeri uzmanlar tarafından geliştirilen 1000 adet "stratejik insansız hava aracı" ordunun muharebe kuvvetlerine teslim edildi.
İran Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi, belirli sabit ve hareketli hedefleri imha etmek üzere saldırı, keşif ve elektronik savaş sınıflarında tasarlandığı belirtilen İHA'ların ordu envanterine katılmasının muhtemel tehditlere karşı hızlı müdahale ve karşılık verme kapasitelerini artırmayı amaçladığını ifade etti.
İran'dan 'Güvence verilmesi halinde müzakereye açığız' mesajı
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, ülkesinin ABD ile diplomasiye kapalı olmadığını ancak Washington'ın "gerçek bir diplomatik çözüm üretmeyi amaçladığına dair güvence almaları halinde" müzakereye başlayabileceklerini söyledi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Arif, daha önce müzakereye hazır olduklarını ilan ettiklerini hatırlatarak, geçmişte yürütülen görüşmeler sırasında İran'a yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini belirtti.
Bu nedenle yeni bir müzakere sürecine girilmesi halinde benzer adımların tekrarlanmayacağına dair garanti istediklerini ifade eden Arif, karşı tarafın gerçekten müzakere arayışında olup olmadığının netleşmesi gerektiğini vurguladı.
ABD ile müzakerelere devam ederken Haziran 2025'te bu ülkenin saldırılarına uğradıklarını kaydeden Arif, "Peki, bu sefer aynısını yapmayacaklarına dair ne garanti var? Eğer gerçek bir müzakere aradıklarından ve daha büyük bir kötülüğü gizlemediklerinden emin olursak müzakere edeceğiz" dedi.
Pezeşkiyan, Katar ve Pakistan'la görüştü: Gerilimi artıran eylemlere son verme çağrısı
İran Cumhurbaşkanlığı'nın yazılı açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin gerilimi artıran adımlarının ardından bölgedeki son gelişmeleri değerlendirmek üzere Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Görüşmelerde Pezeşkiyan'ın, Katar ve Pakistan'ın İran'a yönelik destek ve dayanışmasını takdir ettiği, "İslam ülkeleri arasında birlik, dayanışma ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini" vurguladığı aktarıldı.
İran'ın dış politikasının uluslararası hukuka dayalı, eşitlikçi ve tehditten uzak bir diplomasi anlayışına dayandığını ifade eden Pezeşkiyan, ABD'nin gerçekten müzakere ve diplomasi arayışında olması halinde gerilimi artıran ve kışkırtıcı adımlara son vermesi ve bunu pratikte göstermesi gerektiğini belirtti.
İran'ın hiçbir zaman savaş başlatmadığını ve çatışmadan yana olmadığını dile getiren Pezeşkiyan, diyalog ve diplomasiye öncelik verdiklerini ancak geçmiş deneyimler ışığında müzakereler sırasında tehdit veya saldırılara maruz kalmayı kabul etmeyeceklerini, ülkeyi ve halkı savunma konusunda kararlı olduklarını söyledi.
Katar Emiri Şeyh Temim ve Pakistan Başbakanı Şerif ise İran'ın güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne karşı savaş, yaptırım veya siyasi müdahalelere karşı olduklarını vurguladı.
Temim de Şerif de diyalog ve diplomasi yoluyla sorunların çözülmesi için çabaların sürdürülmesinin önemine dikkati çekerek, olası bir çatışmanın bölge genelinde ciddi istikrarsızlık ve şiddet riskleri doğurabileceği uyarısında bulundu.
Temim ve Şerif ayrıca İran'ın diyalog ve diplomasiye dayalı yaklaşımını olumlu bulduklarını ve bu yaklaşımın sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten 'Harekete geçmeye hazırız' tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliği yaptığı Beyaz Saray'daki kabine toplantısına katılan Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'la ilgili açıklamalarda bulundu.
Trump'ın talimatı doğrultusunda Venezuela'da "gerekeni" yaptıklarını söyleyen Hegseth, nükleer silah programını gerekçe göstererek İran'a yüklendi.
Hegseth, "Şu anda İran'a, anlaşma yapması için tüm seçeneklerin sunulduğundan emin olun. Artık nükleer kapasite peşinde koşmamalılar" şeklinde konuştu.
ABD ordusunun, Trump'ın vereceği her türlü talimatı yerine getirmeye hazır olduğunu söyleyen Hegseth, diplomasi başarısız olursa askeri seçeneklerin masada kalmaya devam edeceğini belirtti.
"Bu ay (Venezuela'da) yaptığımız gibi, Başkan'ın Savaş Bakanlığından beklediği her şeyi yerine getirmeye hazır olacağız" diyen Hegseth, İran konusunda "ABD çıkarlarını korumak için gerekenleri yapacaklarını" ifade etti.
'Saldırı bir ateş fırtınası olacak ve tüm Batı Asya'yı saracak'
İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya da muhtemel bir savaşın yalnızca tek bir alanla sınırlı kalmayacağını, İsrail'den başlayarak ABD'nin bölgedeki üslerine kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebileceğini söyledi.
Devlet televizyonunda yayımlanan bir programa katılan Ekreminiya, ABD'nin İran'a saldırı tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran'ın herhangi bir saldırıya derhal karşılık vermek için hazırlık yaptığını belirten Ekreminiya, "Düşmanın olası bir saldırısına ilişkin gerekli planlar hazırlanmıştır. Düşmanın gerçekleştirebileceği tüm farklı senaryolar için uygun yanıtlarımız mevcuttur" dedi.
İran'ı tehdit eden Trump'ın söylemlerine göre hareket etmediklerini, sürekli hazırlık içinde bulunduklarını kaydeden Ekreminiya, "Trump'ın Amerika'sı hakkında doğru tahminlerde bulunamayız çünkü sürekli sözlerini değiştiren narsist, yanılgı içinde bir kişiyle karşı karşıyayız. Bir savaş senaryosuna kesinlikle hazırız ve görevimiz; güvenliği sağlamak, caydırıcılık tesis etmek ve güçlendirmektir ancak ne olacağı hakkında hiçbir şey söyleyemeyiz" ifadelerini kullandı.
Ülkeye yönelik en küçük bir saldırıya dahi karşılık vereceklerini söyleyen Ekreminiya, şunları kaydetti:
"ABD Başkanı'nın harekete geçip işi çabucak bitirmesi söz konusu değil. Savaşın kapsamı çok geniş ve Siyonist rejimden ABD'nin askeri üslerinin bulunduğu bazı ülkelere kadar tüm Batı Asya bölgesi füzelerimizin ve insansız hava araçlarımızın menzilinde olacaktır. ABD'nin bize karşı bir saldırı düzenleyip iki saat sonra Başkanı'nın twit atıp her şeyin bittiğini söylemesi söz konusu değildir. Bu saldırı bir ateş fırtınası olacak ve tüm Batı Asya bölgesini saracak."
Netanyahu üst düzey danışmanlarıyla görüştü: 'Gündem İran'
Bölgedeki gerilim artarken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da üst düzey danışmanları ve savunma kurumlarının yetkilileriyle "gizli bir konu" hakkında güvenlik toplantısı gerçekleştirdiği belirtildi.
İsrail basınına göre, Batı Kudüs'te gerçekleştirilen toplantıda ABD'nin muhtemel İran saldırısı ele alındı ve Netanyahu, üst düzey danışmanları ve savunma kurumlarının yetkilileriyle İran konusunda istişarelerde bulundu.
İsrailli yetkililer, sınırlı bir saldırının İran'daki rejimi devireceğine inanmazken Trump'ın da aynı görüşü paylaştığını düşünüyor; bu nedenle de ABD'nin İran'a muhtemel saldırısının özellikle nükleer ve füze programlarına odaklanacağını değerlendiriyor.
Habere göre, ABD'nin İran'a sınırlı bir saldırısı durumunda bile Tahran yönetiminin İsrail'i hedef alacağı, Tel Aviv'in ise buna "güçlü bir şekilde yanıt vereceği" iddia ediliyor.
İsrail Ordusu da saldırı ihtimalini değerlendirdi
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Trump'ın son açıklamalarından sonra ABD'nin İran'a saldırı ihtimali nedeniyle İsrail ordusu savunma ve saldırı hazırlıklarını artırdı.
İran gündeminin, Tel Aviv'de İsrail ordusundan üst düzey yetkililerin düzenlediği haftalık durum değerlendirme toplantısında da ele alındığı belirtildi.
İddia: Bölgeye giden askeri varlıklar konuşlandığında Trump'ın talimatı beklenecek
Öte yandan yine İsrail basınında yer alan bir habere göre üst düzey bir ABD'li yetkili, bölgeye yönelen tüm ABD askeri varlıkları yerlerine ulaştığında, Trump'ın İran'a yönelik saldırı için talimat vermesinin beklendiğini söyledi.
Söz konusu iddianın ardından, İran'a karşı bölgedeki askeri varlığını artıran ABD'ye ait bir askeri geminin de İsrail'in güneyindeki Eilat Limanı'na yanaştığı bildirildi.
ABD askeri gemisi İsrail'in güneyindeki Eilat Limanı'na yanaşırken ismi açıklanmayan bir güvenlik yetkilisi, "Bu adım, Washington ile Tel Aviv arasındaki askeri ve güvenlik koordinasyonunu güçlendirmek için atıldı" ifadesini kullandı.
'Trump İran'a yönelik saldırı planları hakkında bilgilendirildi'
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre ise Washington'ın bölgeye ek askeri güç sevk etmesi ve Trump'ın, anlaşma sağlanmaması halinde saldırı tehditlerinde bulunması, diplomatik çabalara aciliyet kazandırdı.
ABD'li yetkililer, Trump'ın Beyaz Saray ve Pentagon tarafından ortaklaşa hazırlanan İran'a olası saldırı seçenekleri hakkında bilgilendirildiğini aktardı.
Yetkililer, bu seçenekler arasında İran yönetimi ile Devrim Muhafızları Ordusu'na ait tesislerin hedef alınacağı geniş çaplı bir bombardıman kampanyasını içeren "büyük planın" da yer aldığını iddia etti.
Daha sınırlı seçenekler arasında sembolik hedeflere yönelik saldırıların da bulunduğunu aktaran yetkililer, bu planların, İran'ın nükleer faaliyetlerini sona erdirmemesi halinde saldırıların aşamalı olarak artırılmasına imkan tanıyacak şekilde hazırlandığını kaydetti.
Yetkililer ayrıca, İran bankalarını hedef alabilecek siber saldırılar ile daha sert ekonomik yaptırımlar gibi seçeneklerin de ABD yönetiminin gündeminde olduğunu öne sürdü.
ABD'nin Ortadoğu'ya bir muhrip daha gönderdiği iddia edildi
Bir diğer iddia ise ABD merkezli CBS News'ten geldi.
CBS News'ün haberinde, ABD'nin İran'a yönelik saldırı hazırlıklarına devam ettiği belirtildi.
ABD donanmasından ismi verilmeyen yetkili, yaptığı açıklamada, "USS Delbert D. Black" muhribinin Ortadoğu bölgesine konuşlandırıldığını bildirdi. Böylece, ABD'nin bölgedeki muhriplerinin sayısının 6'ya çıktığı ifade edildi.
Bölgede bunlara ek olarak 3 savaş gemisinin ve "USS Abraham Lincoln" uçak gemisinin de bulunduğu kaydedildi.
Kanala konuşan yetkililer, Türkiye dahil bölge ülkelerinin ABD ile İran arasında diplomatik diyalog zemini oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Trump: Şu anda İran'a giden çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var
ABD Başkanı Trump, eşi Melania Trump adına çekilen "Melania" adlı filmin Kennedy Center'da düzenlenen gala gösterimine girerken basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Son birkaç gün içinde İran ile herhangi bir görüşme yapıp yapmadığı veya bunu planlayıp planlamadığı sorusuna, "Görüşme yaptım ve görüşmeyi planlıyorum" yanıtını verdi.
"Şu anda İran'a giden çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var. Onları kullanmak zorunda kalmasak çok iyi olurdu" diye konuşan Trump "Onlara iki şey söyledim. Birincisi nükleer silah yok, ikincisi protestocuları öldürmeyi bırakın. Binlerce kişiyi öldürüyorlar. İki hafta önce 837 infazın durdurulmasını sağladım ama artık bir şeyler yapmaları gerekecek" iddiasında bulundu.
Erdoğan ve Pezeşkiyan görüştü: 'Türkiye kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır'
Tüm bu gelişmelerin ardından AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre liderler, Türkiye-İran ikili ilişkileri ile bölgede tırmanan askeri gerilimi ele aldı.
Açıklamaya göre; Erdoğan görüşmede, gerilimin düşürülmesi ve meselelerin çözüme kavuşturulması için Türkiye'nin İran ile ABD arasında kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı.
Irakçi ve Fidan görüşecek
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la görüşmek üzere İstanbul'a geldi.
Havalimanında yetkililer tarafından karşılanan Irakçi, burada İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "İran ve Türkiye iki büyük komşu ülkedir ve siyasi, ekonomik, kültürel alanların yanı sıra bölgesel konularda da daima yakın istişare halinde olduk. Bölgede ciddi zorluklar var, ABD ve diğerleri tarafından ifade edilen hedefler Türkiye ile daha yakın istişareleri gerekli kılıyor" diye konuştu.
Irakçi, Türk yetkililerle görüşmelerde bölgesel zorluklara bir çözüm bulmak için görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade etti.
Irakçi ve Fidan'ın gerçekleştirecekleri ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı yapması öngörülürken, Irakçi'nin daha sonrasında Erdoğan ile de bir araya gelmesi bekleniyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.