Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD mi, Rusya mı derken Türkiye’nin enerji krizi: Eksen kayması mı yaşanıyor?

Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında atılan adımlar Türkiye’nin enerji alanında eksen değiştirme hazırlıkları olarak da yorumlandı. Oysa yapılan anlaşmalar ve arka plandaki gerilimler bunu doğrular nitelikte değil.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.09.2025 , 12:48 Güncelleme Tarihi: 08.10.2025 , 17:59

Türkiye’nin enerji krizi kış ayları gelirken bir kez daha gündemde.

Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında Boru Hatları İle Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ile dünyanın önde gelen enerji gruplarından Mercuria ve Woodside Energy arasında uzun vadeli sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarik anlaşmaları imzalandı.

Anlaşma sonrası açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Önümüzdeki 20 yıl boyunca toplamda yaklaşık 70 milyar metreküp doğalgaz eşdeğeri ABD kaynaklı LNG tedarikine imkan tanıyacak bir anlaşmayı imzaladık” dedi.

Peki, bu anlaşma Türkiye’nin enerji planlamasında bir eksen kayması anlamına geliyor mu?

Enerji uzmanları soL’a yaptıkları değerlendirmede bunun bir eksen kayması olarak tarif edilemeyeceğini vurgularken, Türkiye’nin boru hatlarından ithal edilen gaz ile birlikte özellikle tüketim yoğun dönemlerde yoğun LNG girişine de ihtiyacı olduğuna, bunun da spot piyasalardan karşılandığına işaret ettiler.

Bu anlaşmalarla Türkiye’nin spot alımları uzun dönemli kontratlara bağlanmış olması ile LNG tedarikinde ABD’nin payının da garanti altına alındığının altını çizmek gerekiyor. Geçtiğimiz Şubat ayının soğuk geçmesi ile birlikte doğalgaz talebinde rekorlar kırıldığı ve her sene yeni rekorların beklendiği de ayrı bir gösterge.  

'ABD LNG’si Rus gazını tasfiye ediyor diyebilmek için…'

Doğalgaz talebi ve ithalatına ilişkin verilere bakıldığında Türkiye’deki LNG giriş kapasitesi artırılmadıkça doğalgaz tedarikinde anlamlı bir eksen kaymasının gerçekleşmeyeceği görülüyor.

Türkiye boru ile ithal edilen gaza halen muhtaç durumda. Tüm talebin LNG ile karşılanabilmesi için giriş kapasitesinin ciddi şekilde artması gerekiyor. soL’un görüştüğü uzmanlar “ABD LNG’si Rus gazını tasfiye ediyor diyebilmek için en az mevcudun iki katı kadar LNG giriş noktası ve kapasitesi olmalı. Mevcut girişler zaten talep yoğun dönemlerde tam kapasite çalışıyor” değerlendirmesi yapıyor.

ABD ile yapılan nükleer anlaşmanın kapsamı ne?

ABD seferinin bir diğer kritik başlığı yapılan nükleer anlaşma olurken, bu anlaşmanın kapsamı büyük merak konusu olmuştu. Basına verilen demeçlerden anlaşmada somut bir başlık olmadığı anlaşılırken, ABD’nin Trump’ın ikinci döneminde Polonya’dan sonra Türkiye ile nükleer enerji alanında anlaşma imzalaması dikkat çekiyor.

Türkiye 2000 yılında ABD ile “Nükleer Enerjinin Barışçıl Kullanımına İlişkin İşbirliği Anlaşması” imzalamış bu anlaşma ertesinde bir proje gündeme gelmemişti. Ardından 2010’lu yıllarda İğneada’ya kurulacak nükleer santral için ABD’li Westinghouse firması ile anlaşmalar imzalanmış ancak proje gerçekleşmemişti.

Bu anlaşmanın da sembolik anlamı içeriğinin ötesine geçiyor, sektörden uzmanlar da basına yansıyan açıklamalarında yapılan anlaşmanın sembolik olduğunu, somut bir çıktısı olmayacağı dile getiriliyor.

Türkiye Rusya’dan petrol ve gaz alımını kesebilir mi?

ABD ziyaretinde en çok konuşulan başlıklardan biri, Türkiye’nin Rusya ile ticaretini ve projelerini etkileyen yaptırımların hafifletilmesi idi. Bu başlık da Türkiye’nin enerji alanındaki faaliyetlerini özellikle yakından ilgilendiriyor.

Yaptırımlar nedeniyle Akkuyu Nükleer Santrali için finansman ve ekipman tedarikinde ciddi sorunlar yaşandığı basına yansımıştı. Benzer şekilde yaptırımlar nedeniyle Rusya ve İran ile petrol ve doğalgaz alımında sorunlar yaşandığı da biliniyor.

Bunlara ek olarak ABD ziyaretinde Trump, Türkiye’den, Rusya’dan gaz ve petrol alımını kesmesini açıkça talep etti. BOTAŞ ile Mavi Akım boru hattı üzerinden yıllık 16 milyar metreküp ve TürkAkım üzerinden yıllık 5,75 milyar metreküp doğalgaz tedarikine ilişkin sözleşmeler 2025’te sona eriyor. Bu sözleşmelerin akıbeti bu sene netleşecek. “Bu sözleşmeler bitince ne olacak?” sorusu hâlâ yanıtsız duruyor.

Mevcut gaz talebinin boru hatları olmadan karşılanması imkansız, halihazırda alternatif bir boru hattı da inşa edilmediğine göre Türkiye, Rusya ile gaz ticaretini sürdürmenin yollarını bulmak zorunda kalacak.

Akkuyu ve restler

Türkiye’nin ABD ile içi boş nükleer anlaşmasını takiben Rusya da İran ile bir anlaşma imzaladı.

Kamuoyundaki algı böyle olmasa da İran anlaşmasında Türkiye’ye gösterilen aba altından bir sopa olduğu değerlendiriliyor. Hâlihazırda Akkuyu projesi krizdeyken Rusya “yatırımı Türkiye’ye değil İran’a götüreceğim” demiş oluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ABD’de olduğu günlerde Bakan Yardımcısının ise Moskova'da düzenlenen "Dünya Nükleer Haftası" kapsamında Akkuyu’nun reaktör kabının yola çıkmasına ilişkin törende Rusya’da olması dikkatleri çekiyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.