Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ABD ile Grönland krizinin ortasında Danimarka erken seçime gidiyor

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ülkenin ABD ile yaşadığı Grönland gerginliğinin yankıları sürerken, 24 Mart'ta erken genel seçim çağrısında bulundu.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 27.02.2026 , 10:25

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Kopenhag'da düzenlenen Danimarka parlamentosu genel kurul toplantısında, "Kral Frederik'e seçimlerin 24 Mart'ta yapılmasını önerdim"1 dedi. Frederiksen açıklamasında, "Danimarka'nın önümüzdeki dört yıl içinde hangi yöne gideceğine karar vermek artık size, seçmenlere kalmış. Ve ben bunu dört gözle bekliyorum" ifadelerini kullandı.

Genel seçimlerin dört yılda bir gerçekleştirildiği Danimarka ya da resmi adıyla Danimarka Krallığı’nda, herhangi bir zamanda erken genel seçim çağrısı yapma yetkisine sahip tek kişi ülkenin başbakanı. Normal şartlar altında bir sonraki seçimin 31 Ekim 2026 tarihinde yapılması planlanırken, Frederiksen’in bu çağrısıyla, mevcut parlamento döneminin bitimine yaklaşık 9 ay kalmasına karşın, 1 ay gibi kısa bir süre sonra erken genel seçime gidilecek. NATO ve Avrupa Birliği üyesi olan ülkede seçmenler, Grönland ve krallığın diğer yarı özerk bölgesi Faroe Adaları'nı temsil eden ikişer milletvekili de dahil olmak üzere 179 üyeli parlamentoda kimlerin yer alacağına karar verecek.

Frederiksen, erken seçim ilanının hemen ardından sosyal medya hesabından partisinin seçim kampanyası çalışmalarına başladığını duyuran kareler paylaştı.

Görsel kaynağı: https://www.facebook.com/mettefrederiksen.dk/posts/pfbid024zp43cA285rDkpt36FGxjh46Ly2MoA9euZ9dYZrNqDhsRfiEvkZp4AfLtf4mkuXAl

ABD ile gerginlik iktidara mı yaradı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ın ABD kontrolüne geçmesi yönündeki çabaları, geçtiğimiz ay Danimarka ve diğer bazı Avrupa ülkelerine yeni gümrük vergileri uygulama tehdidiyle sonuçlanmış, bu durum Danimarka hükümetini zorda bırakmıştı. Frederiksen, Amerika'nın Grönland'ı ele geçirmesinin NATO askeri ittifakının sonu anlamına geleceği konusunda uyarılarda bulunmuş, bir yandan da savunma harcamalarının artırılması yönünde çağrılar yapmıştı.2

Trump’ın söylemlerine karşı ülkede ortaya çıkan büyük tepkiyi3 arkasına alarak kamuoyu önünde ulusal egemenlik savunucusu kesilen Frederiksen, bütün bu gelişmeler olurken bir yandan da daha çok alıcı bulmaya başlayan güvenlikçi söylemlerini, Danimarka’da halihazırda çok katı olan göç politikalarını daha da sertleştirmek için kullanmıştı.

Frederiksen parlamentodaki konuşmasında Kopenhag ile Washington arasında devam eden gerilimlere doğrudan değindi ve hükümetinin mart ayındaki seçimlere kadar teyakkuzda kalacağını söyledi: “Herkesin bildiği gibi, Grönland üzerindeki çatışma henüz bitmedi. Hükümet elbette Danimarka'nın çıkarlarını gözetmeye devam edecektir.”

Frederiksen, Grönland krizi ile ilgili sergilediği tavrın erken seçimlerde Danimarkalı seçmenler nezdinde kendisine ivme kazandıracağını umuyor olabilir. Nitekim anketler, Grönland kriziyle ilgili tartışmaların yoğunlaştığı son dönemde, Frederiksen’in lideri olduğu Sosyal Demokrat Partisi lehine bir seçmen yönelimi olduğunu gösteriyor. Anketlere göre başbakanın partisi oyların yüzde 22'sini alabilir, bu oran en yakın rakipleri olan Yeşil Sol'un alması beklenen oy oranının neredeyse iki katı.

Kopenhag kaybının ardından Grönland prestijine yatırım

İktidar partisinin lideri bugün, Türkiye’den bakıldığında pek de yabancı olmayan bir şekilde, dış siyaseti iç siyasetteki meşruiyetini artırmak ve kitleleri konsolide etmek için kullanırken, seçim zamanlamasını da bu anlamda araçsallaştırıyor.

Danimarka’da gerçekleşen en son seçimde başkent Kopenhag’ın belediyesi onlarca yıl sonra ilk kez el değiştirmiş, Frederiksen’in partisi belirgin bir gerileme yaşamıştı. Geçtiğimiz yılın Kasım ayında yapılan yerel seçimde, Sosyal Demokrat Partisi lider konumunu korumasına karşın uzun süredir elinde tuttuğu bölgelerde ciddi oy kayıpları yaşamış, bir önceki yerel seçimlerdeki yüzde 28’lik oyu yüzde 23’e kadar gerilemişti. Bu seçim, Sosyal Demokratların 87 yıl sonra Kopenhag’ı kaybettiği ilk seçim olarak tarihe geçmiş ve iktidar partisi başkenti sol bloğun görece küçük partilerinden oluşan Enhedslisten (Kızıl-Yeşil İttifakı) ve SF (Sosyalist Halk Partisi) koalisyonuna4 kaptırmıştı. Sonuçlar, ülke çapında seçmenlerin merkezden uzaklaşma eğiliminde olduğu ve merkezden hem sağa hem de sola oy geçişleri yaşandığı şeklinde yorumlanmıştı.

Erken seçimde neler olabilir?

Danimarka’nın şu anki çoğunluk hükümeti, başbakan Frederiksen’in Sosyal Demokrat Partisi, Liberaller ve Ilımlılar’ın koalisyonundan oluşuyor. Avrupa Sosyalistler Partisi’nin de (PES) bir üyesi olan Sosyal Demokratlar, iç politikada büyüyen konut krizine karşı yetersiz tepkileri ve sağa yönelimleri nedeniyle eleştiriliyor.

Başbakan perşembe günü, yaklaşan seçimleri kazanmaları halinde kiminle hükümet kurmayı hedefleyeceklerini söylemekten kaçındı ve "siyasi orta yol" ile bir ortaklığın yanı sıra sol ile bir ittifakı da kolaylıkla düşünebileceklerini sözlerine ekledi. Frederiksen, seçimleri kaybetmesi durumunda Sosyal Demokrat Partisi’nin lideri olarak kalıp kalmayacağı sorusuna yanıt vermese de "Burada uzun yıllar kalmayı planlamıyorum. Kesinlikle planlamıyorum" dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.