Sayfa yolu
8 kiloluk Nutuk, 15 bin liralık tarih: Zafer Toprak'ın mirası kime ait?
Yayın Tarihi: 28.05.2025 , 08:08 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
İşlediği kent suçlarıyla bilinen ve siyasi ilişkileriyle dikkat çeken Folkart'ın, Prof. Dr. Zafer Toprak'ın son eserini sınırlı sayıda basarak "ayrıcalıklı" kişilerin erişimine sunması tartışmalara neden oldu.
Zafer Toprak üzerinden ilerleyen tartışma, bilginin dolaşımının sınırlandırılması gündemine dair örneklerden yalnızca bir tanesi. soL’a konuşan Prof. Dr. Cangül Örnek de telif hakları adı altında bilginin dolaşımının sınırlandırılmasıyla birlikte kaynaklara erişimin çok ciddi bir sorun haline geldiğine işaret etti.
Esere kimlerin erişeceğine ilişkin karar sermaye grubuna bırakıldı
Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine ilişkin sosyo ekonomik çalışmalar yürüten Prof. Dr. Zafer Toprak, 2 yıl önce hayatını kaybetti.
1992 yılında kurucu başkanlığını üstlendiği Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü'nün 2013 yılına kadar başında bulunan Toprak, hayatı boyunca 20'den fazla kitap, 250'nin üzerinde de akademik makale yayımladı.
Toprak’ın “veda mirası” olarak nitelendirilen son çalışması ise “Modern Türkiye Tarihi” oldu. “Cumhuriyet ve Siyaset”, “Cumhuriyet ve Ekonomi”, “Cumhuriyet ve Toplum” ile “Cumhuriyet ve Kültür” başlıklı dört ciltten oluşan eser geçtiğimiz yıl yayımlandı.
Ancak eser, işlediği kent suçlarıyla bilinen ve siyasi ilişkileriyle dikkat çeken Folkart İnşaat’ın halkla ilişkiler çalışması kapsamında hayata geçirdiği Folkart Gallery tarafından yayımlandı. Eserin yalnızca 1500 adet basılması ve “özel kutusuyla” birlikte yayıncı kuruluş tarafından belirlenen kişilere gönderilmesi de tepkilere neden oldu.
Konuyu X platformunda Alp Buğdaycı geçtiğimiz gün tekrar gündeme getirdi. Eserin kamuoyuna sunulmaması ve kimlerin erişeceğine ilişkin kararın bir sermaye grubuna bırakılması haklı olarak eleştirilere neden oldu. Ancak Folkart’ın esere “erişmesine izin verdiği” bazı kişiler, 4 ciltlik seriyi ellerinden çıkardı. Şu anda internet ortamındaki bir kitap mecrasında, eserin iki kopyası satışa sunulmuş durumda. 15 bin 750 TL’den satışa koyulan eserler, yüzde 10 indirimli fiyatı olan 14 bin 175 TL’ye alıcılarını bekliyor.
Eserin “ayrıcalıklı” bir kesime sunulmasından dolayı her ne kadar yayıncı kuruluşa tepki gösterilse de bu eser Zafer Toprak’ın “ayrıcalıklı” kişilere sunulan ilk çalışması değil.
Nutuk çalışması da belirlenen 1500 kişiye gönderilmişti
1923 Devrimi’nin en büyük atılımlarından biri eğitim alanında olmuştu. Devrimin ardından eğitim, her yurttaşa eşit şekilde sunulması gereken bir kamu hizmeti haline getirilmiş, okulsuz ve öğretmensiz Anadolu'da büyük bir eğitim atılımı gerçekleştirilmiş, eğitim ücretsiz şekilde sağlanmıştı.
Akademik hayatını bahse konu döneme adayan ve Tarih Vakfı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan’ın hakkında "Hocanın ideolojik çizgisini tanımlarken ‘Demokrat Kemalist’ sıfatını kullanmıştım. Bu tabir çok hoşuna gitmişti" bilgisini paylaştığı Zafer Toprak, yaşarken de kimi çalışmalarını sadece “ayrıcalıklı” bir kesime sunmayı tercih etmişti.
Zafer Toprak, sıkı ilişkileri bulunduğu Folkart’ın 15. kuruluş yılı için de bir çalışma hazırlamıştı. Folkart Yönetim Başkanı Mesut Sancak’ın imzasıyla basımı yapılan eser ise Nutuk’tu.
Üç ciltten oluşan Nutuk çalışması da “Modern Türkiye Tarihi” gibi yalnızca 1500 adet basıldı ve yurttaşların erişimine sunulmadan “seçilmiş ayrıcalıklılara” gönderildi. Çalışmanın elden çıkartılan nüshaları internette 5 bin 625 ila 12 bin TL arasındaki fiyatlarıyla alıcılarını bekliyor.
Toprak gerçekleştirdiği bir söyleşide çalışmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Folkart’a sekiz kiloluk bir Nutuk hazırladım. Nutuk siyasi önemi yanı sıra belagat sanatının üstün bir örneği. Çalışma kutu içerisinde üç ciltten oluşuyor. 1500 kişiye özel olarak gönderildi. Piyasaya verilmedi. İlk cilt 1927 Mebuslar için hazırlanmış Nutuk’un tıpkı baskısı… İkinci cildi benim oturup 1927 metnini baştan en güncel transkripsiyon ilkelerini uygulayarak Latin harflerine çevirisi. Üçüncü cilt ise benim Nutuk üzerine yorumum, gözlemlerim…”
Öte yandan Zafer Toprak, Akbank, Yapı Kredi Bankası, Borusan gibi sermaye kuruluşları için kurumsal tarih kitaplarını hazırladı; Yapı Kredi Bankası ve Garanti Bankası’nın sergilerinde küratörlük yaptı; Asım Kocabıyık Borusan Müzesi'ni kurdu.
Folkart'ın neden yayınevi var?
Kitabın sınırlı basımı yanında basan yayınevi de tepki çekti. Saya Grup Şirketlerine ait Folkart Yapı'nın Folkart Gallery isimli yayınevi, "Türkiye'nin sanatsal yaratıcılığını hem ulusal hem de uluslararası platformda tanıtmak, sanata yönelik farkındalığı artırmak ve İzmir'de sanata olan ilgiyi geliştirmek için uluslararası standartlarda bir sanat galerisi kurmak" hedefiyle yola çıktığını iddia ediyor. Ancak Folkart İzmir'i yağmalayan bir sermaye sermaye kuruluşu olarak biliniyor. Özellikle son 10 yılda yaptıkları çok sayıda lüks ve yüksek katlı bina ile kentin dokusunu bozuyor.
Başında Mesut Sancak'ın bulunduğu Folkart en son kaçak konut projesiyle ve Narlıdere'de sitelerinde çıkan büyük yangınla gündem olmuştu.
'Kitapları birtakım insanların kütüphanesinde süs nesnesi olarak tutmak yadırganacak bir durum'
Oysa Zafer Toprak üzerinden ilerleyen tartışma, bilginin dolaşımının sınırlandırılması gündemine dair örneklerden yalnızca bir tanesi. Bilginin metalaştırılması ve dolaşımının sınırlandırılması uzun süredir devam eden bir tartışma konusu.
soL’a konuşan Prof. Dr. Cangül Örnek de telif hakları adı altında bilginin dolaşımının sınırlandırılmasıyla birlikte kaynaklara erişimin çok ciddi bir sorun haline geldiğine işaret etti.
Cangül Örnek, özellikle Batı dışındaki toplumlarda türü fark etmeksizin eserlere ulaşmanın fiziksel olarak güçlükler barındırdığını ve oldukça maliyetli olduğunu vurguladı.
Bahse konu sorunu aşmaya yönelik çeşitli girişimler olmasına karşın hali hazırda dünya genelinde tartışmaların sürdüğünü aktaran Örnek, “Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle okuyucular bütçelerini zorlayan kitap fiyatlarıyla karşı karşıyayken, bunun üzerine bir de özel baskılarla kitapları bir grup insanın ayrıcalığı haline getirmek savunulacak bir şey değil” diye konuştu.
Özellikle yazarların bu tür uygulamalardan uzak durması gerektiğinin altını çizen Örnek, “Bir yazarın, araştırmacının en önemli amacı nedir?” sorusunu yönelterek sözlerine şöyle devam etti:
“Bildiğini veya yapmak istediği tartışmayı mümkün olduğunca çok insana ulaştırmaktır. Okuyucuların, araştırmaya, incelemeye veya edebiyat eserine verdiği tepkiyi almaktır. Kitap deyince iki taraftan bahsediyoruz, bu iki yönlü bir ilişkidir. Bu iki yönlü ilişkide okur, yazar için çok önemlidir ve birbirini besleyen bir süreçtir. Okuyucuları dışarıda bırakacak şekilde kitapları birtakım insanların kütüphanesinde süs nesnesi olarak tutmak yadırganacak bir durum.”
Örnek, bu nedenle kitabın maliyetini artıran ve okuyucunun kitaba ulaşmasını zorlaştıran herhangi bir lüksün söz konusu olmaması gerektiğini vurguladı. Örnek, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bilginin metalaşmasını tartışmamız gereken bir süreçten geçerken, maliyet artıran etkenler, kitapların veya araştırmaların mantığına aykırı bir noktada duruyor.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.