Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

3F Tekstil işçileri: 'Bizi kağıt mendil gibi kapı önüne koyan patrondan hesap soracağız!'

İşten çıkarma sürecini yaşayan ve bugün hakları için mücadele bayrağını açan 3F tekstil işçileri boyun eğmiyor.

Sancak Yıldız

Yayın Tarihi: 24.07.2022 , 11:49 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Tekstil işçilerinin, ülkenin türlü bölgelerinde , yaşadığı hak gaspları artıyor. 

Dünyanın birçok büyük firmasına üretim yapan tekstil patronları, mevzu bahis, işçilerin haklarını vermeye gelince oldukça farklı bir senaryoyu işletiyorlar.

Büyük firmalarla yapılan anlaşmalardan paralar alınırken akla gelmeyen kriz, işçiler, haklarını isteyince büyük bir patron bahanesine dönüşüyor. 

Kastamonu’nun İnebolu ilçesindeki 3F tekstil işçilerinin son bir ayda yaşadıkları tam da bu durumu anlatır türden.

Zira haksız kazanç ile ayakta duran sermaye sınıfının, işçi düşmanlığında, oldukça açık davrandığı örneklerden 3F tekstil işçilerinin yaşadıkları. 

**

Alıştığımız patron taktiği: Boyun eğmiyorsan KOD’lar var!

Kastamonu/İnebolu’da bulunan 3F Tekstil, küçülmeye gidileceğini söyleyerek, yaklaşık  iki hafta önce 30 işçiyi, işten çıkarma bildirimi yapmadan, kapı önüne koydu.

Tazminatlar için uzlaşmaya çağırdıkları işçilere haklarından az miktarlar teklif edip, ihbar tazminatını da vermeyeceklerini söyleyince işçiler bu durumu kabul etmedi.

Yargı yoluna gideceklerini söylemelerinin hemen ardından, işçilere, bir gün sonra, KOD 48 bildirimleri gelmeye başladı. 

3F tekstil fabrikasının patronu, işçilere mesajını, KOD 48 aracılığıyla vermiş oldu.

Hakları gasp edilen emekçiler ise boyun eğmedi.

Şimdi, hem işlerinden hem de haklarından yoksun bırakılan işçiler, ya işlerine geri dönmek ya da tazminatlarını hakları tutarında almak istiyor.

Koşulların her gün emekçiler için uçurumun kenarını işaret ettiği bir süreçte, bahsettiğimiz  işten çıkarma sürecini yaşayan ve bugün hakları için mücadele bayrağını açan 3F tekstil işçilerinden Nursel ile konuştuk.

'Artık susmak yok; haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz'

- 3F tekstil işçileri bir anda bu işten çıkarma furyası ile karşı karşıya kaldı. Olay işten çıkarmalara nasıl geldi burada?

-Öncelikle tekstilin denetlemelerden ötürü Inditex grubuna 6 ay iş yapmama cezası aldıklarını duyduk. Sonrasında mesai bitimine 1 saat kala anonsla 30 kişiyi tek tek yanlarına çağırarak 'Küçülmeye gidiyoruz, yollarımızı sizinle ayırıyoruz, bayramdan sonra tüm haklarınızı vereceğiz' dediler.

-İlk ulaştığımızda, odaya çağırdıklarında, kıdem tazminatları için söylediklerin oldu. Burada da açmanız, eksik kalmaması adına faydalı olabilir.

-Odaya çağırdılar tek tek. Müdür, insan kaynakları personeli ve bir tane arabulucu vardı odada. Herkese başka bir şey söyleyerek ikna etmeye çalıştılar. Ne de olsa insanların bu şartlarda hali ortada. Bunu da kullanmaya çalıştılar. 
Hakkımı çiğnetmem dedim ben de. Niye çiğneteyim hakkımı? Sayemizde zengin oluyorlar.

-Kıdem tazminatını yasaya göre hesaplayıp vermekten kaçıyorlar yani.

-Keşke yasaya göre olsa. Benim alacağımı avukat hesapladı mesela. Onlar bana neredeyse yarısını teklif etti. 
Kabul etmeyince de 2 bin lira yükseltip yeniden teklifte bulundular. Ara bulucu denen kişi de olmasına rağmen. Herkese aynısını yaptılar. Bizi savunan yoktu yani, onu anladık. Olsun, biz kendi hakkımızı savunuruz.

-Türlü hukuksuzluk var anlattıklarınızın içinde. Pazarlık ile kıdem tazminatı vermeye kalkma, kabul etmeyince kod 48 şantajını kullanma vb... Patronların bu yüzünü görmek neler düşündürüyor? 

-Yıllarca emek verdiğimiz, gece yarılarına kadar, hafta sonları dahil çalıştığımız, çoluğumuzu çocuğumuzu geride bıraktığımız, üstümüzden para kazanan insanlardan bu muameleyi görmek bizi kullanılmış hissettirdi. Biz herkese iş yerini tavsiye ederken meğer sadece böyle sanıyormuşuz. Bizi resmen kapının önüne koydular.

-Hayat pahalılığı ve ekonomik şartların böyle olduğu bir dönemde bu şekilde bir işten çıkarma ile karşı karşıya kaldınız. Bugüne kadar hep yardımcı olmaya çalıştık dediğiniz açıdan düşününce peki, patronun bu tavrına ne söylersiniz?

-Bizi bir kağıt mendil gibi attılar. Patronumuz bizi müdürün insafına bıraktı sahip çıkmadı.

-Şu an da, işten çıkarılan 30 kişisiniz. Haklarınız için mücadele etmekte de oldukça inatçı olduğunuzu söylüyorsun Bu inat sürecek mi, yani, mücadelede ısrarcı mısınız?

-Biz hakkımızı istiyoruz. Yanlarına gittiğimiz zaman haksız duruma düşüyorduk. Biz artık sessiz kalıp işlerimize devam ediyorduk kredi ödüyoruz, çocuk okutuyoruz, ev bakıyoruz diye. Meğer susmamak gerekiyormuş; sustuğumuzda da her türlü hakkımızın gasp edildiğini gördük. Artık susmuyoruz. Biz hakkımız olmayanı değil olanı istiyoruz. Kuruşu kuruşuna alana kadar da vazgeçmeyeceğiz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.