'Bu yıl sizlere Türkiye'den mücadelemizi gönderiyoruz'

Jose Marti Küba Dostluk Derneği, ABD hapishanelerinde hukuksuzca tutsak edilen beş Kübalı kahramana tutsaklıklarının 15. yılında bir mektup gönderdi. Mektupta Türkiye'deki halk direnişi ve Suriye ile savaş olasılığı dikkat çeken satır başlarını oluşturuyor. Mektubu paylaşıyoruz.
Pazar, 15 Eylül 2013 20:25

"Sevgili Gerardo, Ramón, Fernando ve Antonio yoldaşları hala ABD’de tutsak olduğu için “yarı tutsağım” diyen René

Bizler, Türkiyeli dostlarınız olarak, Küba halkına her türlü kötülüğü yapmak için uğraşan zalimlere karşı göstermiş olduğunuz cesaret öyküsünü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de anlatıyor ve Türkiye’deki sesiniz olmak için elimizden geleni koşulsuz ve şartsız yapmak için her zaman hazır bulunuyoruz.

Bu mektupta 12 Eylül tarihine dair hislerimizi sizinle paylaşmak istiyoruz. Tutsak edildiğiniz 12 Eylül tarihi on beş yıldır tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de adaletsizliğin tarihi olarak anılıyor. Ancak, 12 Eylül biz Türkiyeliler için başka anlamlara da sahip. Devrimci bir kalkışma döneminde, bundan tam 33 yıl önce, 12 Eylül 1980 günü, ordu bir darbeyle yönetime el koydu ülkemizde. Birçok aydın fikirli gencecik yurttaş idam edildi, daha fazlası ise hapishanelerde tutsak edildi, işkence gördü. Ardından tüm kaynaklarımız hızla neo-liberal talana açıldı. Bu arada bugün sizi hapishanelerinde tutsak eden zalimler, o gün ülkemizde darbe yapanlar için “bizim çocuklar işi becerdi” demişti. Becerilen, emekçiler ve aydınlar üzerindeki baskıların kalıcı hale getirilmesiydi toplumun kişiliksizleştirilmesiydi. Fakat halkımız bu karanlığa elbet son vereceğini geçtiğimiz Haziran ayında gösterdi.

Ülkemizdeki egemenler 12 milyondan fazla yurttaşın yaşadığı İstanbul’un merkezinde kalan son yeşil alan Gezi Parkı’nı halkın karşı çıkışına rağmen rant için yıkıp yerine alışveriş merkezi yapmak istedi. Polis, yıkımı durdurmak isteyenlere karşı, sert bir şekilde saldırınca “artık yeter” diyen tüm yurttaşlar ayaklandı. Polis daha sert saldırdı. Öyle ki sokaklarda gencecik altı insanımızı öldürdüler. Sessizce evlerine çekilirlerse uzunca bir dönemi daha karanlıklar içinde geçirmek zorunda kalacağını anlayan halkımız, hodri meydan diyerek sokakları günler boyu terk etmedi. Protestolar yalnızca İstanbul’da değil, ama ülke genelinde Eylül ayına geldiğimiz halde hala devam ediyor.

Sevgili dostlar, bugünlerde Türkiye’de otuz üç yıl sonra tarihimizin gördüğü en büyük mücadele sürüyor. Her gün sokaklarda haksızlıklara karşı olduğumuzu ve zalimleri istemediğimizi haykırıyoruz. Bugün sokaklarımızda biber gazına boğuluyor ancak yarınların bu ülkenin gerçek sahibi, işçi sınıfına ait olduğunu biliyor ve geleceğe ümitle bakıyoruz. Biliyorsunuz, ülkemizdeki egemenler Suriye’ye savaş açmak konusunda da oldukça istekli. Kendi komşumuz olan Suriye halkının egemenliğini hiçe sayan anlayışa karşı, biz Türkiyeli yurttaşlar, savaş istemediğimizi her gün haykırıyoruz.

Bu yıl sizlere Türkiye’den mücadelemizi gönderiyoruz. Sizler bizlere örnek oldunuz. Küba halkı sizler ve sizin gibi örnek yurttaşlar sayesinde güvende. Bizler de ancak mücadelemiz sayesinde kendi yurttaşlarına zarar vermek bir yana, halkını koruyan, sağlıktan eğitime nüfusunun gelişimi için tüm olanaklarını değerlendiren bir Türkiye’ye kavuşacağımızı biliyoruz. Ancak mücadelemeiz sayesinde, komşularına ABD hizmetindeki askerlerini değil, Küba’nın yaptığı gibi doktorlarını ve öğretmenlerini gönderen bir ülke olabileceğimizi biliyoruz. Bu nedenle özgür Küba ve siz kahramanlarının varlığı mücadelemize enerji katıyor. Davanızı davamız biliyoruz.

Zafere kadar daima!

José Martí Küba Dostluk Derneği"