İzmir'de tekstil işçileri böyle kazandı

İzmir’de dünyaca ünlü markalar için üretim yapan Üniteks’in taşeron firması TR İnter Tekstil’de çalışan işçiler, fabrika önünde sürdürdükleri direnişin sonucunda bugün ödenmeyen maaşlarını ve fazla mesai ücretlerini aldılar. Ana firma Üniteks'i masaya oturtan taşeron işçilerinin mücadelesi bu açıdan da önem taşıyor. PE Dayanışma Ağı temsilcileri 'Patronların Ensesindeyiz. Sadece taşeron olanların değil. Hepsinin. İşçiler haklarını almak için bu cümleyi benimsiyor' diyor.
soL - Patronların Ensesindeyiz
Perşembe, 29 Ağustos 2019 22:56

TR İnter Tekstil işçileri, firmanın taşeronu olduğu Üniteks ile gasp edilen hakları için masaya dün oturmuştu. Üniteks yetkilileri görüşmede işçilere Haziran başından bu yana ödenmeyen maaşları ile fazla mesai ücretlerini ödemeyi kabul etti. İşçilerin alacakları bugün ödendi. 

İşçilerin haklarını aldıkları haberi, Patronların Ensesindeyiz Ağı’nın sosyal medya kanallarından şöyle duyuruldu: 

"TR İnter Tekstil'de zafer biz işçilerin! Uniteks'e üretim yapan TR İnter Tekstil direnişimiz kazanımla sonuçlandı. Haziran, Temmuz ve 15 Ağustos'a kadar olan maaş ve fazla mesailerimiz bugün ödendi. Şimdi kutlama vakti. Dayanışma gösteren, yanımızda olan herkese teşekkürler."

10 GÜN SÜREN DİRENİŞ

İzmir Buca'da yer alan BEGOS 3. bölgedeki Üniteks Tekstil'in taşeronu TR İnter Tekstil firmasında çalışan 150 işçi, 2 ayı aşkın süredir maaşlarını alamıyordu. İşler yetişsin diye bayramdan önce ödeme sözleri verildi. Ancak bayramda ödeme yapılmadı. Bayram dönüşü ücretlerin yatacağı sözü yeniden verildi. 

MAKİNELERİ VERMEDİLER

Bayram dönüşü fabrikaya gelen işçiler Üniteks yetkilileriyle karşılaştı. Bayram öncesi ürettikleri malları kamyonlara yüklüyorlardı. Makineleri de sökmeye başlayınca işçiler müdahale etti. Makineleri vermediler ve kendilerini fabrikaya kapattılar.

PE AĞI VE SENDİKA İLE İLETİŞİME GEÇTİLER

İşçiler bir yandan da Patronların Ensesindeyiz Haberleşme Mücadele ve Dayanışma Ağı ile iletişimdeydi. PE Ağı, bir yandan işçilerin yaşadığı haksızlığı kamuoyuna yaydı, diğer yandan işçileri bir arada tuttu. Ancak muhatap bir türlü ortaya çıkmıyordu.

İŞÇİLER SESİNİ YÜKSELTİNCE

TR İnter Tekstil işçileri 19 Ağustos’ta Buca’daki fabrikanın önünde direnişlerini başlattılar. Karar alıp Deriteks Sendikası ile temas kurdular ve sendikaya üye olmaya başladılar. PE Ağı işçilerin sendikaya üyeliğini destekledi.

ÖNCE 'SORUMLULUĞUMUZ YOK' DEDİ

Direnişin ilerleyen günlerinde Üniteks kamuoyuna yazılı açıklama yaparak TR İnter Tekstil işçilerinin haklarıyla ilgili kendilerinin sorumluluğunun olmadığını ileri sürdü.

“Kimseye borcumuz yok” başlıklı açıklamada şirketle ilgili iddiaların asılsız olduğu ifade ediliyordu.

PE AĞI’NDAN “SORUMLU ANA FİRMA VE MARKALARDIR” AÇIKLAMASI

Üniteks’in "sorumlu değiliz" açıklamasına yanıt, Patronların Ensesindeyiz Ağı’ndan geldi.

PE Ağı, işçilerin haklarından sadece taşeron TR İnter Tekstil değil ana firma Üniteks ve markaların da sorumluluğu olduğunu belirtti. PE Ağı'nın açıklamasında, Üniteks’in ve TR İnter’in üretim yaptığı Zara ve Bershka'nın sosyal sorumluluk konusunda iddialı olan Inditex bünyesindeki markalar olduğu vurgulanarak İnditex’in yayımladığı davranış kurallarının 10. maddesi hatırlatıldı. Bu maddeye göre üreticiler ve tedarikçilerin, davranış kurallarının tüm işçilere uygulanmasından sorumlu olduğu hükme bağlanıyordu. PE açıklamasında şöyle deniliyordu: “Üniteks, imzaladığı davranış kuralları nedeniyle işçilere karşı sorumludur. Tıpkı aynı nedenle sorumlu olan markalar gibi. Eğer kamuoyuna açıklanan o davranış kuralları ve çerçeve anlaşmalar sadece vitrin değilse, Üniteks’in ve markaların sorumluluğunu yerine getirmesini ve işçilerin haklarının bir an önce ödenmesini bekliyoruz. Bu patron zincirinde kimse sorumluluktan kaçamaz.”

DİRENİŞİN 9. GÜNÜNDE ANA FİRMA GÖRÜŞME TALEP ETTİ

Direnişin 9. gününde PE Ağı ile iletişime geçen Üniteks avukatları, görüşme talep etti. İşçileri temsilen Patronların Ensesindeyiz Ağı avukatı ve Deriteks sendikası temsilcisinin girdiği görüşmede, alacakların ödenebileceğine dair bir ön anlaşma sağlandı.

İŞÇİLER MÜCADELE SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ

Aynı günün akşamında, Buca’da bir kahvede kalabalık bir toplantı düzenleyen işçiler, mücadele sürecini ve sonrasını değerlendirdi. İşçiler haklarını alana kadar mücadele etmek konusunda kararlılıklarını dile getirdiler.

Direnişin 10. gününde, Patronların Ensesindeyiz Ağı avukatı ve Deriteks sendikası temsilcisi ile Üniteks firması avukatı arasında görüşme yapıldı. Bu görüşmede Üniteks, işçilerin Haziran ve Temmuz ayı maaşlarını ve 15 Ağustos’a kadar olan maaş ve fazla mesai alacaklarını ödemeyi kabul etti. Ve işçilere bugün maaş ve fazla mesai alacakları ödendi. Paraların hesaplarına yatırılmasından sonra, işçiler kazanımı kutlamaya başladılar.

SEMTEVİ'NDE KAZANIMLARINI KUTLADILAR

İşçiler bu akşam hesaplarına alacaklarının yatmasının ardından önce Deriteks sendikası yetkilileri ile bir değerlendirme toplantısı yaptı, ardından Kuruçeşme Semtevi’nde bir kutlama yaptılar. Halaylar ve şarkılar eşliğinde yapılan kutlamada coşku büyüktü.

 

TAŞERONU ÖNE SÜRÜP SIYRILMAK YOK

Gaspedilen hakları için mücadele veren işçiler TR İnter Tekstil patronu için çalışıyordu.

TR İnter, ağırlıkla Üniteks firması için üretim yapıyor, Üniteks ise, Zara, H&M, Inditex ve C&A gibi konfeksiyonun "dünya devleri" arasında yer alan firmaların tedarikçisi durumunda. Bu fason/taşeron zinciri içinde işçiler böylece sonuç olarak Üniteks için üretim yapıyordu. Üniteks, 2017 yılında 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiş bir firma.

Fabrikadaki direniş sırasında, işçiler küçük patronla birlikte büyük patronun da adını dillendirdi. Yaptıkları açıklamalar, yapılan haberler "İzmir'de TR İnter Tekstil adında bir firma işçilerin alacaklarını ödemiyor"dan ibaret kalmadı. Üniteks için üreten bir taşeron fabrikada çalışmışlardı. Büyük markalara uzanan sömürü zincirinin önemli bir halkası Üniteks'ti.

Üniteks önce izlemekle yetindiği direnişe daha sonra bir açıklama ile tepki verdi ve direnişteki işçilerle hiçbir ilişkisi olmadığını bildirdi. Söylediklerine göre, onların işi TR İnter'leydi, İnter işçilerin parasını vermediğinde onların yapacağı bir şey yoktu.

'TAŞERON SÖMÜRÜSÜ TAM BU ÖRNEKTEKİ GİBİ İŞLİYOR'

Patronların Ensesindeyiz ağı temsilcileri bu konuda şu görüşü dile getiriyor:

"Taşeron ile mücadele denildiğinde aklına sadece belediyeler ve devlet işletmeleri gelenlere kulak asmayın. Taşeron sömürüsü tam bu örnekteki gibi işliyor. Namlı tekeller, büyük ve prestijli şirketler, sömürünün bütün kirini zincirin bir sonraki halkasına atıyor. Ağır sömürü koşullarında zaman zaman açık hak gasplarıyla çalıştırdığı işçilerinin emeğini, büyük firmaya satan taşeron aslında kendisi kazanırken, ağababasına kazandırıyor. 

Bir şekilde bir kaza olduğunda, küçük patron yükünü tuttuktan sonra iflas etmeye, konkordato ilan etmeye karar verdiğinde, sömürü zinciri kopuveriyor. Büyük patronlar, işçiler için çok üzgün olduklarını, kendilerinin her zaman işçinin hakkını verdiklerini, zaten işçileri zor duruma düşüren fabrikaya da ödemelerini hep düzenli olarak yaptıklarını açıklıyorlar.

TR İnter Tekstil işçileri, bu tür sözler karşısında boyun bükmeyi kabul etmedi. Bu sayede Üniteks'i masaya oturttu ve haklarını vermeye zorladı. Üniteks, adını, marka prestijini korumak için küçük patronu harcamakla yetinemeyeceğini gördü. Anlaşmayla üstlendikleri ödemeleri yaptılar. 

Patronların Ensesindeyiz. Sadece taşeron olanların değil. Hepsinin. İşçiler haklarını almak için bu cümleyi benimsiyor."