İşçiler Türk-İş’in imzaladığı çerçeve sözleşme ile neler kaybetti?

TKP Emek Merkezi, yayımladığı ‘İşçiler Türk-İş’in İmzaladığı Çerçeve Sözleşme İle Neler Kaybetti’ başlıklı raporda, geçen hafta imzalanan Çerçeve Anlaşma Protokolü’nü ele aldı. Raporda, hükümetle Türk-İş arasında imzalanan sözleşmenin bu yıldan itibaren bağlayıcı oluşunun, kamu işçileri için özgür toplu pazarlık düzeninin sonu olarak değerlendirilebileceğinin altı çiziliyor.
soL - Haber Merkezi
Salı, 20 Ağustos 2019 19:06

Kamuda çalışan yaklaşık 200 bin işçiyi kapsayan 2019 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü, Türk-İş ile hükümet arasında 12 Ağustos günü imzalandı. TKP Emek Merkezi, hazırladığı “İşçiler Türk-İş’in İmzaladığı Çerçeve Sözleşme İle Neler Kaybetti” başlıklı raporda, sözleşmeyi hem teknik boyutlarıyla inceledi, hem de imzalanan sözleşmenin işçi sınıfına kaybettirdiklerini detaylı biçimde ele aldı.

GREV HAKKI FİİLEN ORTADAN KALDIRILIYOR

2017 yılında çıkarılan KHK’yle birlikte çerçeve anlaşmanın konfederasyona üye sendikalar açısından bağlayıcı hale geldiğinin, bu nedenle çerçeve anlaşmanın ilk kez bu dönem bu kadar önem kazandığının vurgulandığı raporda, “konfederasyonun imzaladığı çerçeve anlaşma protokolünün ‘bağlayıcı’ niteliği işkollarında sendikaların uyuşmazlık tutmasını engelliyor ve grev hakkını fiilen ortadan kaldırıyor” denildi.

ÖZEL SEKTÖRDEKİ TİS'LERİ DE OLUMSUZ ETKİLEYECEK

Emek Merkezi’nin raporunda, çerçeve protokolün kamu işçilerine kriz faturası olduğunun ve aynı zamanda emsal teşkil ederek önümüzdeki dönem özel sektörde yapılacak geniş kapsamlı toplu sözleşmeleri de olumsuz etkileyeceğinin altı çizildi. Türk-İş’in ilk teklifi ile imza attığı anlaşma arasındaki uçurum ve işçi ücretlerinin yıl içinde gelir vergisi dilimlerinden kaynaklı yaşadığı erime de raporda, çeşitli baz ücretler üzerinden verilen örneklerle ayrıntılı olarak ele alındı.

TÜRK-İŞ BU SÖZLEŞMEYİ İMZALAMAK ZORUNDA DEĞİLDİ

İmzalanan çerçeve anlaşma protokole ilişkin olarak raporda özetle şu bulgular öne çıkıyor:

1-      Yüksek hayat pahalılığıyla boğuşan kamu işçileri düşük ücret artışlarına mahkûm edildi.

2-      Kadroya geçirilen taşeron işçilerine bu bile çok görüldü. Onlar sözleşmenin kapsamı dışında bırakıldı.

3-      Kamu işçilerinin işletme düzeyinde toplu pazarlık hakkı ortadan kaldırıldı.

4-      Kamu işletmelerinde olası grevler baştan yasaklandı.

5-      Halen devam eden ya da önümüzdeki dönem başlayacak olan özel sektör toplu iş sözleşmeleri baskı altına alındı.

6-      Türk-İş bu çerçeve sözleşmeyi imzalamak zorunda değildi. Bu durumda işkolları için bağlayıcı bir anlaşma olmaz, sendikalar kendi pazarlık haklarıyla ve grev silahıyla masaya oturabilirdi.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz