İşçiler Koton’un en büyük korkusunu açıkladı

Koton’da yaşadıkları sorunlara karşı bir araya gelmeye çalışan, kurdukları sosyal medya sayfası üzerinden örgütlenme çalışması yapan işçiler, sosyal medya beğenileri gerekçe gösterilerek işten çıkarılmıştı. Ankara’da Koton tarafından sosyal medyası beğenisi gerekçe gösterilerek işten çıkarılan iki işçi Patronların Ensesindeyiz Ağı’na yaşadıklarını anlattı.
soL - Patronların Ensesindeyiz
Pazartesi, 18 Kasım 2019 15:39

Her yıl reklamlara binlerce lira harcayarak tanıtım yapan, ünlü isimlerle yaptığı milyonluk reklam anlaşmalarıyla gündeme gelen Koton, işçilerin en ufak hak talebine ise tahammül edemeyerek sosyal medya paylaşımı ve beğenilerini bile işten çıkarma gerekçesi haline getirdi.

Ankara’da Koton mağazalarında çalışan iki işçi, firma tarafından Koton işçilerinin kurduğu sosyal medya sayfasını beğendikleri gerekçesiyle işten çıkarıldı.

İşçilere haklarını almak için mücadele etme ve bir araya gelme çağrısında bulunan Koton emekçileri, patronların en büyük korkusunun da bu olduğunu dile getirdi.

İşçilerin Patronların Ensesindeyiz Ağı’na yaşadıkları sürece ilişkin yaptığı açıklamalar şöyle:

ÜÇ KİŞİLİK ÇALIŞ, DÜŞÜK MAAŞ AL…

Öncelikle çalışma koşullarınızdan başlasak?

A: İki senedir Koton’da çalışıyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim, ben satış danışmanıyım ama aklınıza gelecek her şeyi yapıyordum, bu sadece benim için geçerli bir durum değil. Tüm Koton işçileri benzer şekilde çalışıyor. Sürekli fazla mesaiye kalıyoruz ama bize fazla mesai ücretimizi vermiyorlar, istediğimiz dışında yerine izin vereceğiz diyorlar. O izni de kendi istedikleri zaman da kullandırıyorlar, senin bir işine yaramıyor.

Bunun dışında pirim kazandığımızda bunu vermemek için sayım açıklarını bizden çıkarıyorlar. Yani hırsızlık şeklinde bir durum yaşandığında bizden çıkarıyorlar bedelini.

Pirim konusunda zaten tutturmanızın imkanı yok, pirimin alınmayacağı eşik neyse oraya çekiliyordu, tutturulamayacak hedefler konuluyordu.

K: Biz bir kez tutturduk pirimi ancak onda da anından sistemi değiştirdiler. 400 liralık bir pirim kazanmaya hak kazanınca, yüzde 90’dan yüzde 93’e çektiler pirim aralığını ve 400 lirayı 350 liraya düşürdüler. Tutturmanın imkansız olduğu hedefler koyup, tutturunca da sistem değiştirilen bir tuhaflıkla karşı karşıyayız.

Herkes her işi yapıyor. Bir kişi üç kişinin işini yapacak kadar çok çalıştırılıyordu. Ürünü açmanı, müşteriye bakmanı, alarm yapmanı istiyorlar, üç kişinin işini tek bir işçiye yaptırıyor ve düşük ücret veriyordu kısacası.

‘HAKARET EDİYORLARDI’

Peki işçiler üzerinde patronların kurduğu bir baskı var mıydı?

K: İş yerinde çok fazla baskıyla karşılaştım açıkçası. Müdürümüz bize bir iş yaptıracağı zaman sürekli aşağılıyordu, sadece ben değil, birçok işçi arkadaşım bunu yaşıyordu. Mobbing uyguluyordu, yüzümüzün kızaracağı hakaretlerde bulunuyordu bize.

Ücret ve yemek konusunda Koton işçilerinin tepkisi vardı, bunu biraz açmanız mümkün mü?

A: Neredeyse hiçbir iş yerinde Koton’daki kadar düşük yemek ücreti verilmiyor. Biz bu durumu dile getirdik ama kimse bizi muhattap alıp da şartlarımızı iyileştirmek adına konuşmadı. Biz bunu defalarca dile getirip çözüm bulmaya çalıştık ama bulamadık.

Ücret konusu da bir diğer sıkıntılı başlık. Ben örneğin iki yıldır burada çalışıyorum ama asgari ücreti geçemiyoruz. Düşük ücretlerle çalıştırılıyorduk. Yemek ücreti 14 liraydı, 16 liraya çıktı biz tepki gösterince. İşçiler çalıştıklarının karşılığını alamıyor kısacası.

‘YALNIZ DEĞİLİZ DİYE DÜŞÜNDÜM’

Bu sorunlara tepki gösterince işçilerin işten çıkarıldığı, sizin de sosyal medya beğenilerinizin işten çıkarma gerekçesi sayıldığı bir süreç yaşandı. Neler yaşadınız?

A: Söylediğimiz gibi çok fazla sorun yaşadık ve kimseye derdimizi anlatamadık. Sorunlarımızdan artık bıkma noktası yaşadığımızda haklarımızı sendika üzerinden alabileceğimizi düşünerek adım attık.

K: Koton’da birçok sorunla mücadele etmeye çalışırken Koton Çalışanları adlı sosyal medya hesabını gördüm. Bu hesabı görünce yalnız değilmişim diye düşündüm, sadece benim değil herkesin aynı sorunları yaşadığını gördüm. Önceden açıkçası sadece bizim mağazamızla ilgili sorun olduğunu düşünüyordum.

İşçilerin yaşadığı bu ortak sorun sizin arayışınızı da hızlandırdı sanıyorum?

K: Evet, yalnız olmadığımızı, kalabalık olduğumuzu hissettik.

‘SADECE ŞAŞKINLIK YAŞADIM’

Peki sosyal medya beğenisi sonrası işten çıkarıldığınızı öğrendiğinizde ne düşündünüz?

K: Ben o gün iş başı yapmak için hazırlanıyordum. İnsan Kaynakları aradı, “Instagram sayfasını takip ediyorsun, like nedeniyle işten çıkarıldın” denildi.  Ben önce şaka yapıyorlar sandım ve arkadaşlarıma sordum ama gerçek olduğunu öğrenince sadece şaşkınlık yaşadım diyebilirim.

A: Benim izinde olduğum bir dönemde işten çıkarma yaşandı. Benzer şekilde benim de işten çıkarıldığım iletildi. Normalde insan işten çıkarılınca üzülür, ağlar ama ben kahkaha attım. Bu kadar saçma bir sebepten yaşanan işten çıkarma gerçekten güldür. Bireysel özgürülüğümü kullandığım bir sayfada yaptığım bir beğeninin işten çıkarılma gerekçesi yapılması komik gerçekten.

Şimdi hukuki süreç işliyor, uzlaşma masasına gitti şu an süreç.

‘PATRONLARIN EN BÜYÜK KORKUSU İŞÇİLERİN BİR ARAYA GELMESİ’

Sendikaya henüz üye olmayan arkadaşlarıma çağrı yapmak istiyorum. Sendikaya üye olmak suç değil, anayasal bir hak. Kesinlikle korkmasınlar. Patronların en büyük korkusu işçilerin bir araya gelmesi, haklarını araması zaten.

K: İşçi arkadaşlarıma sadece korkmayın çağrısı yapmak istiyorum. Sosyal medya bizim kendi özgür alanımız. Ülkenin Trump’la arası kötü ve ben de Trump’ı sosyal medyadan takip ettim diye bizi vatandaşlıktan mı çıkaracaklar? Böyle bir şey olabilir mi? Korkmayıp Koop-İş Sendikası’na üye olmaları çağrısı yapıyorum diğer arkadaşlarıma da.

Patronların Ensesindeyiz irtibat ve duyuru adresleri

www.patronlarinensesindeyiz.org

[email protected]

+90 (541) 940 05 14

Facebook: patronlarinensesindeyiz

Twitter: pensendeyiz