Doğa Koleji velileri İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gidiyor: Bu drama dur diyoruz

Doğa Koleji velileri yarın Milli Eğitim'e gidecek. Amaçlarının kendini bu işe adamış hakkı verilmeyen bütün öğretmenlerin çığlığı olmak olduğunu belirten veliler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması gerçekleştirecek.
soL - Patronların Ensesindeyiz
Pazar, 08 Aralık 2019 15:26

Doğa Koleji’nde başta maaş olmak üzere öğretmenlerin haklarının gasp edilmesi üzerine başlayan süreçte velilerin öğretmenlere desteği sürüyor. Veliler, pazartesi günü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yapacak. "Eğitimdeki drama dur" diyen veliler, amaçlarının sadece kendi okullarındaki öğretmenlerin sesi olmak değil, kendini bu işe adamış hakkı verilmeyen bütün öğretmenlerin çığlığı olacaklarını belirtti. 

Doğa Koleji velilerinin yarın yapacağı basın açıklaması metni şu şekilde: 

''Öncelikle bilinmesini isteriz ki burada toplanma amacımız hiçbir şekilde siyasi değildir. Ülkenin geleceği olan çocuklarımız ve eğitimin temel taşı ve istikbalimizin mimarı olan öğretmenlerdir. Amacımız sadece doğa koleji öğretmenlerine ses olmak değil, kendini bu işe adamış hakkı verilmeyen tüm öğretmenlerimizin çığlığını bir nebze ilgili kurumlara duyurmaktır. Ülkemizin temel sorunu, atanamayan binlerce öğretmen ekmek parasını kazanmak için, özel okulların sömürü düzenine evet demek zorunda kaldığı gibi biz velilerde ücretsiz almamız gereken eğitim hizmetini parayla alma yoluna zorlanarak bu sömürü düzenini beslemek zorunda bırakıldık. Nitelikli öğretmen, nitelikli eğitim ülke yönetimimizin ve bakanlığımızın benimsemesi gereken olmazsa olmazlardır. 'Yönetimde kim olursa olsun eğitim yapboz tahtası değildir, öğretmen ve çocuklarımız da bu oyunun parçası olamaz. İlgililere sesleniyorum özel okulların finansal durumu bizi bağlamaz' diyerek sorumluluktan kaçamazsınız.

Toplumsal bir ihtiyacın karşılanması olan eğitim, bir devlet hizmetidir ve bu hizmeti en kaliteli şekilde almak biz ülke vatandaşlarının en temel hakkıdır. Kulaklarınızı tıkayarak sesimizi duyurmamıza, görmezden gelerek mağduriyetimizi göstermemize engel olamayacaksınız. Öğretmen mağduriyetine dur demenizi sabırla bekledik, bekliyoruz. Milli Eğitim bakanımız Sayın Ziya Selçuk konuyla ilgili ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olurdum' sözü ile sizleri düşünmeye ve göreve davet ediyor, eğitimdeki drama dur diyoruz."

Dilekçe örneği: 

İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE

Eğitim hakkı her vatandaş için Anayasal ve evrensel bir insan hakkıdır. Bu hak, ülkemizin taraf olduğu bir çok uluslararası sözleşme ve Anayasamızın güvencesi altındadır. T.C. Anayasasının 42. Maddesinde: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Eğitim ve öğretim, Devletin başta gelen ödevlerindendir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Temel eğitimin ilk kademesi, öğrenim çağındaki kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur” şeklinde ifadesini bulmuştur. Yine, Anayasanın aynı maddesinde geçen “Özel okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okullarıyla erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir” ifadesi devletin, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına uygun olarak kurulmuş ve faaliyette olan özel okullarda eğitim ve öğretimin düzeyi, kalitesi ve sürekliliğinin sağlanması ve denetimi görevlerine işaret etmektedir.

Ayrıca, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 3. Maddesinde:

“Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Milli Eğitim Bakanlığı'nın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür” ifadesi ile özel okul faaliyetlerinde bulunanların ilgili kanundaki kurallarla bağlı olduğu, özel öğretim kurumlarının denetimi görevinin de Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluk alanına girdiği açık bir şekilde belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun 12. Maddesi’nde ise; “Kurumlar, faaliyetlerini sadece kazanç sağlamak için düzenleyemezler. Ancak Türk Milli Eğitiminin amaçları doğrultusunda eğitimin kalitesini yükseltmek, gelişmelerine fırsat ve imkân verecek yatırımlar ve hizmetler yapmak üzere gelir sağlayabilirler” ifadesi yer almaktadır. 

Bu ifade (5580 sayılı Kanun, 12. Madde);

a) özel okulların denetlenmesi görevi ve sorumluluğunun 5580/3. Maddede belirtildiği şekliyle Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde olduğu,

b) MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin, 67. Maddesinin 20.06.2017 (R. G.) tarihli değişik halinde açıkça belirtilen “Kurumlar, Bakanlık maarif müfettişleri/Bakanlık maarif müfettiş yardımcıları veya il millî eğitim müdürlüğünce görevlendirilen şube müdürü ile diğer denetim yetkisi bulunanlarca denetlenir” ifadesi ile Bakanlığın bu görevi, MEB Maarif Müfettişleri ile illerdeki İl Milli Eğitim müdürlüklerinin görevlendireceği şube müdürleri veya diğer yetkilileri yoluyla yerine getireceği gerçeği ile birlikte düşünüldüğünde;

c) özel okulların faaliyetlerini sadece kazanç sağlama amacıyla düzenleyemeyecekleri, gelir sağlamanın sadece eğitimin kalitesini yükseltmek ve gelişmesini sağlamak amacıyla yapılabileceği,

d) bu sürecin tamamının denetimi ile kanunun ihlali halinde, okulların öğrenci ve velileri ile Türk Milli Eğitimi zarar görmeden gerekli ve yeterli tedbirlerin alınması görevlerinin de MEB’nın merkez ve taşra teşkilatları üzerinde olduğu, çok açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Anayasa ve ilgili mevzuatın amir hükümleri böyle iken, son aylarda, periyodik denetlenme ihtiyacını doğuracak uzunlukta bir süre, gerek öğrenci velileri kanalıyla gerekse basın yayın organları vasıtasıyla ülke kamuoyuna yansıdığı şekliyle, DOĞA OKULLARI olarak bilinen özel öğretim kurumlarında yaşanan, okulların mali tablolarının, okulun temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, çalışanların aylıklarının ödenmemesi ve bunların sonucu olarak büyük bir bölümü zorunlu eğitim kapsamında olan çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasına yol açıyor şekilde bozulmuş olduğu anlaşılmaktadır.

Bu şikayet ve iddialar karşısında, ilgili kanunun verdiği denetleme görevinin şikayete bağlı olmadığını da hatırlatarak, bu sorunların öğretmen, okul yönetimleri ve velilerce ilgili ve sorumlu mercilere aktarılmış olmasına rağmen gerekli önlemler alınmamış, sorundan etkilenen öğrenci, veli ve çalışanlara ihtiyaç duydukları bilgilendirme yapılmamış, sonuçtan öğrenci, öğretmen ve veliler maddi ve manevi zarar görmüştür. Bu süreç ve varılan sonuçta ihmali olan sorumluların tespit edilerek gerekli idari soruşturma ile yukarıda sayılan ve aciliyet taşıyan sorunların çözümü ve aksaklıkların giderilmesi hususlarında gereğinin yapılmasını, hem iç hukuk hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan yasal haklarımızın saklı olduğunu da hatırlatarak, DOĞA OKULLARI, ................. Kampüsü, ................... Okulu ...... sınıfında kayıtlı olan kızım/oğlum ...........................................’nın velisi olarak, arz ve talep ederim.

Saygılarımla


Patronların Ensesindeyiz Ağı’na aşağıdaki e-posta ve sosyal medya hesapları üzerinden ya da 0541 940 0514 numaralı telefondan ulaşılabilir:

Facebook: https://www.facebook.com/patronlarinensesindeyiz

Twitter: https://twitter.com/pensendeyiz

E-posta: [email protected]