DİSK'in 48. kuruluş yılında #Direnİşçi mitingi

DİSK, 48. kuruluş yılı dolayısıyla # Direnİşçi mitingi düzenliyor.
Cumartesi, 14 Şubat 2015 16:39

Güncelleme 19:15

DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun, DİSK'in 48. yıldönümünde Kocaeli'de düzenlenen "#Direnİşçi Mitingi”nde yaptığı konuşmanın satırbaşları şöyle:

DİSK üyesi işçiler, DİSK ve DİSK'e bağlı sendikalarımızın yöneticileri ve DİSK dostları… Hepinizi Devrimci İşçi Sendikaları adına dostlukla ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün burada DİSK'in 48'inci yılını kutlamak için sizlerle beraber olmaktan onur duyuyorum. Onurluyum çünkü burası Kocaeli. Bu topraklar işçi sınıfının şanlı 15-16 Haziran direnişinin başladığı topraklar. Bu topraklar DİSK'in tohumlarının çatladığı ve DİSK'in kök saldığı topraklar. Selam olsun yiğit Kocaeli işçisine. Selam olsun tüm DİSK'li işçilere.

Bundan tam 48 yıl önce DİSK'in kuruluş tüzüğünü ve bildirisini İstanbul Valiliği'ne veren yoldaşlarımızın adını anarak konuşmama başlamak istiyorum: Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Kemal Türkler, Lastik-İş Genel Başkanı Rıza Kuas, Basın-İş Genel Başkanıİbrahim Güzelce, Gıda-İş Genel Başkanı Kemal Nebioğlu, merkezi Zonguldak olan Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Mehmet Alpdündar…

Anıları önünde saygıyla eğiliyor, onlara şükranlarımızı sunuyoruz. DİSK'i kuran, bugünlere getiren, bugün aramızda olan ve olmayan tüm yoldaşlarımıza da burada bir kez daha şükranla anmak istiyorum.

13 Şubat 1967'de kurulan DİSK, sonraki yıllarda hızla büyüyüp gelişti. İşçiler akın akın DİSK'li oldu. O dönemde ben de önce br tekstil işçisi, sonra da belediye işçisiydim. Peki ben Lastikçi Kani Beko ve benim gibi yüzbinlerce işçi neden DİSK'i seçtik? Çünkü biz işçi sınıfının her türlü davasında en önde hep DİSK'i gördük. İşçinin nerede bir ekmek kavgası, nerede bir hak mücadelesi varsa orada DİSK vardı. DİSK'i seçmek demek mücadeleyi seçmek demekti. DİSK Türkiye işçi sınıfının çıkarları için, bedel ödeyenlerin ve bedel ödemeye hazır olanların örgütüdür.

Biz DİSK'li olduk çünkü sendikalarımızda işçilerin söz ve karar hakkı vardı. Toplu sözleşme süreçlerinde, grevlerde, direnişlerde işçiler olarak hep birlikte karar alıyorduk.

DİSK'i seçtik çünkü sadece DİSK bağımsız bir örgüttü. Sarı sendikaların yanında sermaye vardı, devlet vardı, hükümet vardı. DİSK ise gücünü daima işçiden aldı. DİSK gücünü işçiden aldığı için bu topraklara kök saldı. Hepsi bir oldular, hükümeti, devleti, sermayesi üstümüze geldiler ama DİSK'i bu topraklardan söküp atamadılar.

Bugün de işçi düşmanları DİSK'i ezmek, yok etmek istiyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki Direnİşçi çadırlarımızda arkadaşlarımız kar demeden kış demeden direniyorlar. Sendikalı olmak istedikleri için, Anayasal haklarını kullandıkları için işten atılan, çeşitli bedeller ödeyen ve mücadeleye devam eden yiğit kardeşlerimizi hep beraber buradan selamlayalım.

Selam olsun ICF'de, MT Reklam'da, Toprak Holding'de direnen Birleşik Metal-İş üyesi işçilere!

Selam olsun Maltepe Hastanesi'nde direnen Devrimci Sağlık-İş üyesi işçilere!

Selam olsun İstanbul'da ve Bursa'da direnen Enerji-Sen üyesi işçilere!

Selam olsun işleri için Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde direnen Genel-İş üyesi işçilere!

Selam olsun Ülker'de ve Danone'de direnen Gıda-İş üyesi işçilere!

Selam olsun Zet Farma'da ve Tepe Home'da direnen Nakliyat-İş üyesi işçilere!

Bu #Direnİşçi çadırlarımız DİSK'in onurudur. Bu #Direnİşçi çadırları DİSK'in boyun eğmeyeceğinin simgeleridir. Bizi hiç teslim olmadık. Kurucu Genel Başkanımız Kemal Türkler'i katlettiler, teslim olmadık. Sonra 12 Eylül darbecileri geldi üstümüze. 78 DİSK yöneticisi idamla yargılandı. Kenan Budak yoldaşımızı vurdular. Genel Başkanımız Abdullah Baştürk başta olmak üzere DİSK yöneticilerini 4 yıl zindanlara hapsettiler. İşçileri silah zoruyla sarı sendikalara üye yaptılar. Sonuç ne oldu! 1992 yılında küllerinden yeniden doğan DİSK bugün yine işçi sınıfının şanlı kavgasında, sokaklarda, meydanlarda, işyerlerinde, direniş çadırlarında dimdik ayakta!

O günlerde, 12 Eylül'de darbe yapıldığında patronlar çok sevinmişti. Bugüne kadar işçiler güldü artık biz güleceğiz demişlerdi. Son gülen iyi güler! Bakın metal işçisine! Birleşik Metal-İş üyesi işçilerin grevi patronların örgütü MESS'i nasıl da salladı. Patronların imdadına bu kez asker darbe değil hükümet yetişti. Metal işçilerinin özgür iradesiyle aldığı grev kararına karşı hükümet darbe yaptı! Gerekçe olarak da "milli güvenlik” dediler. Onların güvenlikten ne anladığı da ortaya çıktı. Güvenlik dedikleri patronların güvenliği. Güvenlik dedikleri sarayların, hanların, hamamların, yatların katların güvenliği.

Peki dostlar ya işçilerin güvenliği ne olacak! 2014 yılında bu ülkede 1886 işçi çalışırken öldü. Bunların hiçbiri "kaza” değildi. Bu ölümler kader değildi, fıtrat değildi. Eğer iş güvenliği önlemleri alınsaydı, eğer insan hayatına paradan daha önem verselerdi bu arkadaşlarımız aramızda olacaktı. Ancak unutmayalım arkadaşlar işçiler bir araya gelmezse hiçbir patron önlem almaz. Biz birleşmezsek hükümet de işçilerin yaşamını değil patronların kasasını savunacak yasalar çıkarır! Eğer insanca çalışmak ve insanca yaşamak istiyorsak yapılacak tek şey vardır. O da DİSK'i büyütmektir. 


Güncelleme 17:30

"Dünya yerinden oynar dünya yerinden oynar - işçiler yürüyorsa işçiler yürüyorsa", "Direne direne kazanacağız"  sloganlarıyla miting alanına doğru yürüyüşe geçen işçiler İnsan Hakları Parkı'ndan Perşembe Pazarı Meydanı'na kadar yürüdükten sonra alana giriş yaptılar. 

 


DİSK'in 48. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Kocaeli'nde düzenlenen #Direnİşçi mitingi için hazırlıklar tamamlandı.

Saat 16.00'da İnsan Hakları Parkı'nda buluşarak Perşembe Pazarı'na yürüyecek olan DİSK üyeleri ve miting katılımcıları toplanmaya başladı.

DİSK'in "#Direnİşçi Sarayı"nın açılması dün Kocaeli Valiliği tarafından engellenmek istenmişti.