Vakıfbank’tan TEKEL’de büyük kandırmaca

Başbakan’ın dün yaptığı “5 bin işçi tazminatlarını aldı” meselesi açıklık kazandı. Meğer Vakıfbank, büyük bir ayak oyunu yapmış.
Cuma, 05 Şubat 2010 12:46

TEKEL işçileri direnişe devam ediyor, tüm Türkiye emekçileri grevleriyle TEKEL işçilerine dayanışma duygularını iletiyor. AKP kızıyor, Başbakan Erdoğan köpürüyor. Dün Erdoğan, 5 bin TEKEL işçisinin bankaya yatan tazminatlarını aldıkları şeklinde bir açıklama yapmış ve işçilerin yarısının direnişten vazgeçtiği ve AKP’nin önerisini kabul ettiği izlenimi uyandırmıştı.

Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, konuya açıklık getirdi. Ahmet Erhan Çelik’le yaptığı röportajda Türkel, bunun Vakıfbank’ın bir kandırmacası olduğunu izah etti. Türkel’e göre Vakıfbank, işçilere yatırılan parayı işçilere sormadan bir yatırım hesabına geçirdi ve hesaplar arası transfer ücreti olarak da bu paradan 30-40 lira kadar meblağı kesti. Dolayısıyla işçilerin hesaplarındaki bu hareketlilik, tazminatları yatırdıklarından beridir işçilerin tepkisini dört gözle bekleyen Başbakanlık’a da iletildi. Erdoğan da hemen kamuoyuna “5 bin TEKEL işçisi tazminatını aldı” açıklamasında bulundu.

Mustafa Türkel, Tek Gıda-İş olarak Vakıfbank’a dava açacaklarını söyledi. Zira Bankacılık kanunu uyarınca hem mudiye sorulmadan para transferi yapılması, ayrı hesap açılması, hem de hesap bilgilerinin bir başkasına bildirilmesi yasak.

Başka yalanlar da var
Türkel, hükümetin 4-C ile ilgili yaptığı ve dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye de değindi. Mustafa Kumlu’yla yapılan görüşmede Başbakan Erdoğan’ın Mehmet Şimşek ve Hayati Yazıcı’ya “bir çalışma yapılması” talimatını verdiği haberlerinin ardından, 4-C ile ilgili “yeni” bir düzenleme yapıldığı izlenimi yaratılmıştı. Oysa Türkel, hükümetin yeni bir teklif getirmediğini, 10 aylık çalışma süresinin 11 aya çıkarılması ve maaşların yüzde 15 dolayında artırılması yönündeki düzenlemenin zaten ocak ayı başında ilan edilmiş olduğunu belirtti. Dolayısıyla Türkel, hükümetin bu görüşmeler sonrasında herhangi bir adım atmamış olduğunu, ancak yeni bir öneri getirilmiş gibi davranıldığını belirtmiş oldu.

Hükümetin 450 işçinin 4-C kapsamına geçmek için başvurduğuna ilişkin iddiasına da yanıt veren Türkel, bu başvuruların da yeni olmadığının altını çizdi. Başvuranların büyük bir bölümünün Sosyal Hizmetler Müdürlüğü kapsamında istihdam edilenlerle, emekliliği gelenlerden oluştuğunu belirten Türkel, bu kişilerin bir özlük hakkı kaybına uğramayacağını, bu nedenle daha önceden zaten başvuru yapmış olduklarını belirtti. Dolayısıyla hükümetin bir kez daha yeni olmayan bir gelişmeyi yeniymiş gibi göstererek, işçilere karşı bir psikolojik savaş yürüttüğü anlaşılmış oldu.

(soL - Haber Merkezi)