Türkiye’yi Obama’ya hazırlıyorlar

CIA’nın eski üst düzey yöneticilerinden Graham Fuller, verdiği röportajda Bush yönetimine verdi veriştirdi, Türkiye’yi Obama dönemine hazırlama çalışmalarının başladığını göz önüne serdi.
Çarşamba, 26 Kasım 2008 10:06

soL (HABER MERKEZİ) CIA'nın eski Ortadoğu uzmanlarından, geçenlerde Türkiye'nin geleceği için de spekülasyonlarda bulunan raporu hazırlayan Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi'nin başkan yardımcılığını yapan Graham Fuller, BBC Türkçe ile bir röportaj gerçekleştirdi. Daha önce CIA adına Türkiye, Suudi Arabistan, Lübnan ve Afganistan'da çalışmış olan Fuller, röportajda Türkiye'ye dair çarpıcı önerilerde bulundu.

Röportajın toplamı, ABD dış politikasında Bush yönetiminden yeni Obama dönemine geçişe dair önemli ipuçları veriyor. Söylenilenlerdeki önemli hedeflerden bir tanesi, Türkiye'de ABD'ye karşı var olan tepkiyi Bush yönetimine kanalize ederek, Obama'yla birlikte yeni bir sayfa açmak.

Fuller, Bush dönemine dair şunları söylüyor: "Bence, Amerika, oldukça etkisiz olduğu ortaya çıkan, teröre karşı küresel savaş stratejisi üzerinden, bölgedeki birçok ülkeye karşı kavgacı ve olumsuz bir siyaset izlemeye devam ederse, Türkiye, ABD'yi bölgedeki ilişkileri açısından iyi bir ortak olarak görmeyebilir."

Bush yönetimi altında geçen son sekiz yıldan sonra "İki ülkenin ortak bir amacı paylaştıkları fikrine katılmadığını" söyleyen Fuller, Türkiye'nin "kendi çıkarlarına daha uygun, rasyonel ve bağımsız bir siyaset izlemek durumunda" kalacağını savunuyor. Bu bağımsız siyasetin ne olduğunu da "Burada özel olarak, Rusya, İran ve Suriye ile iyi ilişkiler geliştirmekten, Filistin siyasetinin Hamas da dahil olmak üzere unsurlarıyla ilişkiler kurmaktan söz ediyoruz" şeklinde tanımlıyor.

Fuller, Türkiye'nin izleyeceği böylesi bir bağımsız siyasetin ise ABD'ye de yarayacağını dile getiriyor: "Ayrıca, ben Türkiye'nin komşularıyla iyi ilişkiler kurmasının faydalarını, Washington yönetimi bunu anlamamış olsa da, hem Türkiye hem de Amerika açısından şimdiden görmeye başladığımızı düşünüyorum."

Fuller bu faydayı, Türkiye'nin "arabuluculuk" pozisyonunda gördüğünü söylüyor. Fuller'e göre Türkiye'nin bölgede ABD, Rusya ya da Avrupa ülkelerinin sahip olduğu türden bir nüfuzu yok. Ancak Türkiye'nin başlatacağı bu "diyalogun, daha ileriki aşamalarında da arabuluculuk rolü daha büyük güçlerin eline geçebilir" Fuller göre.

Böylece Fuller'e göre Türkiye, bölgede ABD'nin diğer ülkeler üzerinde yürüteceği politikanın aracılarından birisi olarak işlev görecek. Bu öngörü, Obama'nın yürüteceği dış politikada diplomasinin zorlayıcılığının daha fazla kullanılacağı tahminiyle de örtüşüyor.

Bush dönemi ABD siyasetinin Türkiye üzerinde fazlasıyla basınç yarattığı izlenimini uyandıran Fuller, Büyük Ortadoğu Projesi için "O, Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesiydi ve bence bu proje, bir felakete dönüştü. Çünkü bölgede yalnızca daha büyük bir istikrarsızlık ve özel olarak Amerika'ya karşı daha büyük bir tepkiye yol açtı. Dolayısıyla ben Türkiye'nin bölgede, bir Amerikan planı dahilinde rol üstlenmesi gerektiği görüşüne katılmıyorum" diyor.

Dahası, Fuller, Türkiye ve bölgedeki diğer ülkeler için Amerikan planına katılmanın "kendi ölüm fermanını imzalamak" olduğunu dile getiriyor.

Ancak tekrar Obama yönetimine dönen Fuller, Obama döneminde Amerika'nın Ortadoğu siyasetinde önemli değişiklikler olacağını umduğunu belirtiyor. Bu değişikliklerle beraber Fuller'e göre Türkiye önceki basıncı aşacak ve daha rahat bir bölge politikası izleyebilecek.

Kürt sorunu çözülmeden Türkiye'nin güçsüz kalacağını da vurgulayan Fuller, PKK sorununun çözümünün Kuzey Irak'taki Kürt yönetimle diyalogdan geçtiğini düşünüyor.