Önce komandolar, sonra basın

İsrail'in Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik kanlı saldırısının ardından İsrail basını da harekete geçti. Basın organları, İsrail ordusunun iddialarını destekleyecek çelişkili haberler ve görüntüler yayınladılar.
Salı, 01 Haziran 2010 10:30

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere karşı düzenlediği kanlı saldırın ardından İsrail basını da görev başına geçti. Gazze'ye yönelik yardımı, terörist örgütü desteklemek olarak lanse eden İsrail basını, gün boyunca İsrailli yöneticilerden yapılan açıklamalara göre haberler geçti.

Basın değil Hasbarah
İsrail'in önemli gazetelerinden Yediot Ahronot İsrail saldırısının ardından bir basın saldırısı geleceğinin işaretini vermişti. 28 Mayıs 2010'da gazetenin internet sitesinde Özgürlük Konvoyu'nu engellemek için 3 adet füze gemisinin içinde İsrail donanmasına ait seçkin komandolar birliği olan "Şayetet 13" askerlerinin ve gemilere müdahaleyi görüntüleyerek basına dağıtacak İsrail savunma kuvvetleri sözcülüğünden görevli personelin hazır tutulduğunu duyurmuştu.

İbranice 'izahat" anlamına gelen Hasbarah, İsrail saldırılarının kamuoyunda tepkiyle karşılanmaması için haberleri manipüle eden ve yanlı bir şekilde sunan bir çeşit "halkla ilişkiler" kurumu olarak işlev görüyor.

Gemi nerede müdahaleye uğradı?
Saldırının İsrail açısından en önemli zaaflarından birisi Gazze'ye yardım taşıyan konvoyun uluslararası sularda saldırıya uğramış olması. Uluslararası hukuka aykırı olarak yapılan saldırının ardından İsrail basını ilk saatlerde haberlerinde "uluslararası sular" kavramını kullanmaya başladı. Ancak Haaretz, Jarussalem Post ve Yediot Ahronot gibi gazeteler İsrail ordusunun "sınırlarımızı ve karasularımızı savunma hakkımız var" açıklamasının ardından "uluslararası sular" ifadesinin yerine "İsrail kıyıları açıklarında" ifadesini kullanmaya başladılar. Böylelikle İsrail halkı kandırılırken, İsrailli komandoların gemideki varlığı da meşrulaştırılmaya çalışıldı.

'Bunlar yardım aktivistleri değil sopalı teröristler'
Gün içinde saldırının görüntüleri de yanlı olarak yayınlanmaya başlandı. İsrail ordusundan elde edilen kaynağı belirtilmemiş termal kamera görüntülerinde İsrail askerlerinin gemiye inişi sırasında saldırılar olduğu belirtildi. Öyle ki Yediot Ahronot gazetesi İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ı "askerlerimizi saldırganların içine attı" diyerek eleştirdi. İsrail basını gemide kendini savunan aktivistlerin ellerindeki sopaları sarı çemberlerle dağıtırken, gemide bulunan El Cezire muhabirinin görüntüleri özellikle kullanılmadı. Üstelik görüntülerde helikopterlerden atıldığı anlaşılan gaz bombası olması muhtemel cisimler sanki aktivistler tarafından askerlere atılıyormuşçasına gösterildi.

Eş zamanlı olarak İsrail Ordusu adına yapılan açıklamalarda sorumluluğun Türkiyeli aktivistlerde olduğu belirtildi. Göstericileri gemiye tam teçhizat silahlarla inen komandolara karşı "sopalar, şişeler ve bıçaklar" kullanmakla suçlayan ordunun ardından İsrail basını "Askerler: Göstericiler savaş için gelmişti" başlıklarıyla veya "Videodaki görüntüler göstericilerin nasıl vahşice askerlerimize saldırdığını ortaya koyuyor" spotlarıyla haber geçmeye başladı.

İsrail'in en saygın gazetesi olan Haaretz ise düzmece bir fotoğraf geçerek gemidekilerin silahlı olduğunu iddia etti. Öte yandan saldırı sırasında önce eylemcilerin silahlı olduğu ve İsrail askerlerine ateş ettiği iddia edildi. İsrail Ordusu'nun "silahları askerlerimizden gasp ettiler" açıklamalarının ardından Jarussalem Post gazetesi "askerlerden aldıkları silahları kullanınca ateş edildi" ara başlığıyla olayı duyurdu. Bütün bu haberler Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında İsrail'i temsil eden Birleşmiş Milletler İsrail Delegasyonu temsilcisi Dan Carmon tarafından kullanıldı. Carmon "ne tür bir barış aktivisti bıçak, demir çubuk ve başka bazı silahlar kullanır" dedi. Aynı toplantının ardından konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarını da İsrail basını makasladı. Davutoğlu'nun "İsrail'in ellerinde kan var" dediğini aktaran gazeteler, olayın uluslararası sularda gerçekleştiğine dair Türkiye'nin vurgusunu görmezlikten geldiler.

Yine eş zamanlı olarak İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun "ölümlerden üzüntü duyuyoruz ancak olaylardan aktivistler sorumlu" şeklindeki açıklaması yayınlanırken, haber fotoğrafları yaralanan ve plastik kelepçelerle hastanelere götürülen eylemcilerin fotoğraflarıyla donatıldı. Haberlerde sıklıkla "yaralananların İsrail hastanelerinde tedavi altına alındığı"na yer verildi.

İsrail yardım etmek istemiş
İsrail basını gün boyunca Mavi Marmara gemisiyle askerlerin irtibatını yayınladı. İrtibat boyunca "onlara yardımlarınızı Gazze'ye biz ulaştıralım dedik ancak kabul etmediler" ifadelerine yer verildi. İsrail'in Hamas nedeniyle Gazze'yi bloke ettiğini savunan İsrail basını, daha önce de günde 15 bin ton yardım yapıldığını, Gazze restoranlarında lüks yemeklerin servis edildiğini savunmuştu. Basın Gazze'deki restoran menülerini de yayınlamıştı. Yardım kampanyasını düzenleyen İHH'nin Hamas ile bağantılı olduğunu ve bu grubun yaptığı eylemin Gazze ablukasını kaldırarak Hamas'a silah teminin önünü açmak olduğunu iddia eden basın organlarında "bu aşamadan sonra hükümetimiz ne yapmalı" yazıları da yayınlandı. Haaretz haberinde olduğu gibi İsrail'in kendi sınırlarını koruma iddiası üzerinde durması tavsiyeleri yapıldı. Oysa ki, Gazze I adlı geminin taşıdığı çimento ve çeliklerin Gazze'ye sokulması yasaklanmış durumda. Öte yandan İsrail daha önce de el koyduğu ilaç ve yiyecek gibi maddeleri "güvenlik gerekçesiyle" yaklaşık 1 yıl kadar bekletmiş böylece yardımları kullanılamaz hale getirmişti.

San olarak ele geçirilen gemilerden görüntüler yayınlayan haber servisleri sapanlar ve misketler, ortadan ikiye bölünmüş bir paspas sopası, demir çubuklar, sandalyelerden kırıldığı anlaşılan materyalleri yayınlayarak İsrail makamlarının "bize saldırıldı" iddialarına destek çıktılar. İsrail basının yayınladığı saldırı görüntülerinde de komandoların ilk olarak güverteye girişi gösteriliyor. Daha sonra sinyal kesicileri kullanan İsrail ordusu katliam anının görüntülerini ise yayınlamadı. Öte yandan El Cezire bir İsrail askerinin yakın mesafeden ve hedef gözeterek kimliği belirlenemeyen bir aktiviste ateş ettiği görüntüleri yayınladı.

Anti-semitizm kozu
Son olarak Türkiye'deki eylemlerden görüntüler geçen israil basını burada da bayrak yakma görüntülerine yer verdi. Aynı haber metinlerinde Türkiye'de yaşayan Yahudilerin hayatlarından endişe duyulduğu öne sürüldü, İsrail'den Türkiye'ye turizm amaçlı gezilerin iptal edildiği belirtildi. Gece sonunda ise İsrail gazeteleri manşetten Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçiliği önünde yapılan gösterilerde "Irkçı Erdoğan" sloganları atıldığını aktarıldı.

(soL - Haber Merkezi)