Libya'da El Kaideci ekipler tasfiye ediliyor

Libya'da emperyalist müdahalenin eski rejimin izlerini tamamen silmesinin ardından iktidar paylaşımı için kavgalar başladı. ABD, iç savaş sürecinde ön saflara sürdüğü islamcı grupları tasfiye etmeye başladı.
Cumartesi, 26 Kasım 2011 10:25

Libya'daki yeni rejimin başbakanı Abdurrahim El-Keyb'in kabinesini açıklaması ile islamcı unsurların arka planda bırakılması nedeniyle bir süredir yaşanan gerginlik su yüzüne çıktı. Batı önderliğinde Kaddafi iktidarına karşı başlatılan iş savaşta paramiliter muharip güç olarak kullanılan radikal islamcı güçler iktidarın ele geçirilmesi ile başlayan süreçte iktidarın neresinde yer alacaklarına dair tartışmalara başlamış, iktidarın şeriat ilanı ile umutlanmıştı.

Bu konudaki en büyük süprizlerden biri islamcı lider Abdülhakim Belhac pahasına savunma bakanlığına atanan eski Zintan askeri konseyi lideri Usame el-Cuvali oldu. Cuvali ağustos ayında Trablusgarp'a yapılan saldırılarda ün kazanmış, fakat son günlere kadar ulusal siyasette bir iddiası olmamıştı. Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam'ın da şu anda tutulduğu yer Zintan şehri.

İşgalin kilit isimleri kadro dışı
İşgal sürecinde önemli rol oynayan isimlerin hükümet dışı bırakılması diğer kritik isimler için de geçerli. Bunların en önemlilerinden biri de büyük umutlar ile yurtdışından gelerek ülkenin petrol kaynaklarının talan edilmesinin önünü açan Ali Tarhuni. Geçiş Konseyi zamanında Patrol Bakanlığı görevinde bulunan Tarhuni'nin yerine Keyb'in bu alandaki seçimi Hasan Ziglan oldu. Ziglan bir teknokrat olması ile yeni dönüşümü sırtlayan isim olarak bu göreve atandı.

Belhac da kaybedenler arasında

El Hasidi adı ile de bilinen Abdülhakim Belhac, Afganistan'da yıllarda verdiği savaştan sonra Libya İslamcı Savaş Grubu'na (LIFG) önderlik ederek iç savaşta Kaddafi karşıtı en önemli muharip güçlerden biri haline gelmişti. Beraber savaştığı militanları "iyi birer vatansever ve iyi birer müslüman" olarak tanımlayan Belhac, Taliban hakkında da "onlar da ülkelerini işgale karşı savunan kişiler" şeklinde tanımlamıştı. Belhac Katar'dan para ve Mısır'dan silah yardımları almıştı.

Afganistan'da Taliban ile birlikte uzun yıllar savaşan ve Libya savaşı sırasında muharip güçlerin önünde gelen isim olan Abdülhakim Belhac'da düzen değişikliğinde aradığını bulamayan isimlerden. Katar ve BAE tarafından desteklenen Belhac El Kaide ile ABD'nin arasındaki Ortadoğu ortaklığının simgelerinden biri olmuştu. Abdül Celil tarafından ilan edilen şeriat sonrası bu değişimin Libya'daki kalıcılığı ise bir tartışma konusu. Dinci gericilik son dönemde Arap dünyasında müdahale edilen ülkeler arasında etkisini oldukça arttırmış durumda.

Yeni kabinenin Batılı müttefiklerin onayını alacağı tahmin ediliyor. Fakat Belhac'ın bir sonraki seçimlerde iktidarı alması da öngörülen olasılıklar arasında. Geçiş Konseyinden bir çok isim yeni listenin karşısında olduklarını açık ya da gizli olarak deklare etmiş durumda.

İlk başta arka planda duran emperyalizm artık başkasının karışmasını istemiyor
Batı bir süre öncesinde de Libya'nın bağımsızlığına düşkün tavırları ile öne çıkmış ve Katar'ın müdahalelerini eleştirmeye başlamıştı. Katar sürece olan müdahalesini islamcı gruplar üzerinden yapıyordu. Sadece askeri kanada yaptığı maddi yardımların dışında önemli din adamlarını da barındıran ve arka çıkan ülke konumundaki Katar yaptığı ekonomik anlaşmalardan sonra siyasi etkisini arttırmaya çalışmış bu da Batı'nın tepkisini çekmişti

Libya'da El Kaide kadrolarının "iş bittikten sonra" arka plana itilmesi ABD'nin islamcılarla barışmasının o kadar da içten olmadığının bir emaresi olarak gösteriliyor. Libya'nın kaderi ise önümüzdeki günlerde yeniden şekillendirilmeyi bekliyor.

(soL - Dış Haberler)