Libya leş yiyicilerin elinde paramparça…

Libya’nın Sirenayka Bölgesi’nin özerkliği ilan edildi. Ülkenin petrol rezervinin yüzde 90’ını barındıran bölgenin özerkliğini ilan eden örgütün liderliğini kralcılar, özerkliğin ilan edildiği toplantının organizasyonunu ABD’liler yapıyor.
Perşembe, 08 Mart 2012 09:20

Libya’nın doğusunu kapsayan Sirenayka (Arapça Barka) Bölgesi’nin özerkliği ilan edildi. Önceki gün Bingazi’de “Sirenayka Halk Kongresi” adı altında toplanan, aşiret liderlerinin, Kaddafi’ye karşı savaşan milislerin ve merkezi hükümete karşı kendi otoritelerini kurmaya çalışan siyasetçilerin bulunduğu kişilerin katıldığı toplantıda bir yerel hükümet oluşturularak bölgenin dış işlerinde Trablus’a bağlı, diğer konularda ise özerk olacağı ilan edildi.

Liderleri “kral soyundan”
6 Mart’ta gerçekleştirilen toplantıda Libya’nın federal bir yapıyla yönetilmesi gerektiği vurgulanarak, ülkenin en büyük petrol yataklarının bulunduğu Sirenayka Bölgesi’nde Şeyh Ahmed el Zübeyir’in önderliğinde yeni bir hükümetin kurulacağı ifade edildi. Toplantının sonuç deklarasyonunda Şeyh Ahmed el Zübeyir’in adı ise Ahmed el Senussi olarak duyuruldu. Libya’nın eski kralı İdris el Senussi’nin soyundan geldiği belirtilen Zübeyir, Kaddafi döneminde uzun süre siyasi tutuklu olarak bulunmuştu.

Eski kralın soyundan geldiği iddia edilen bu kişinin liderliğini yaptığı örgüt “Ulusal Federal Birlik” (UFB) adını taşıyor ve ülkenin monarşi dönemindeki yapıyla yönetilmesini talep ediyor. Grubun ne düzeyde halk desteğine sahip olduğu bilinmiyor, ancak merkezi iktidarı temsil eden Ulusal Geçiş Konseyi için de aynı sorunun sorulması mümkün.

UFB ülkenin monarşi döneminde olduğu gibi üç özerk idari bölge olarak yönetilmesini talep ediyor. Kral İdris el Senussi, Libya İtalyan sömürgesi olmaktan kurtulduktan sonra yaptığı 1951 Anayasası’nda ülkeyi batıda Tripolitanya, doğuda Sirenayka ve güneydoğuda Fezzan bölgesinden oluşan üç özerk eyalete ayırmıştı. Kaddafi’nin iktidara gelmesinden sonra aşiretlerin yönetimindeki bu eyaletler birleştirilerek ülkede merkezi bir idare kurulmuştu.

Toplantıyı düzenleyen ABD’li petrol mühendisi
Sirenayka Bölgesi’nin özerklik ilan ettiği “Sirenayka Halk Kongresi” adlı toplantının Muhammed Buysiyer tarafından organize edildiği ifade ediliyor. Muhammed Buysiyer ismi ilk olarak geçtiğimiz yıl şubat ayında Trablus’ta patlak veren eylemlerde duyulmuştu. “Kaddafi’nin demir yumruğuna karşı isyan eden halk”ın bir mensubu gibi sunulan ve eylemler esnasında “halktan bir kişi” olarak demeç veren Libya asıllı ABD’li Buysiyer, yetmişli yıllarda siyasi nedenlerle bir yıl hapis yattığını söylüyor ve şöyle konuşuyordu: “Bu gece ölürsem mutlu öleceğim. Özgürlüğümüzü kazandık. Kalan son şehir Trablus… Ve o da burada. Diyebilirim ki bu iş bu gece başladı.”

Geçtiğimiz şubatta “Trablus da burada, artık özgürüz” naraları atan Buysiyer, bir yıl sonra eylemlerin başladığı Bingazi’nin merkezinde bulunduğu bölgeyi Trablus’tan koparmak üzere gerçekleştirilen toplantının organizasyonunu yapan kişi oldu.
Ulusal Geçiş Konseyi iktidarı aldıktan sonra ABD’de yayın yapan CBS kanalında “Dan Rather Bildiriyor” programına konuk olan Buysiyer’in Libya’nın tahrip olmuş rafinerilerinin ve eskimiş silolarının durumunu değerlendiren bir petrol mühendisi olduğunu öğreniyoruz. Buysiyer şöyle konuşuyor bu kez:

“Petrolü yeni bir ekonomi yaratmak için kullanıyoruz. ‘Devlet baba’ya ihtiyacımız yok bize daire veren, maaş veren, iş veren bir devlet istemiyoruz. Hayır, petrol Libyalıların eğitimi için kullanılmalı ki böylece yeni bir fikir olduğunda bize gelip ‘tamam, bunu yapıyoruz’ diyen bir devlet görevlisi olmasın. Hayır, 3,4,5 Libyalı girişimci çıksın ortaya ve o iş için rekabet etsin ve parayı bankadan alıp başarılı olmaya çalışsınlar.”

Buysiyer de bunu yapıyor. Bankaların hiçbiri çalışmadığı için bankadan para bulmakla uğraştığı söylenemez, ama aşiret şeyhlerini, eski kralcıları ve “devrimci” milisleri bir araya toplayarak, özerklik ilan edilmesine uğraşıyor. Yani “3-4-5 girişimci” bir araya gelmiş ülkenin leşi üzerinde tepiniyorlar.
Dan Rather’ın programında dinlediğimiz bu “başarı öyküsünün” Muhammed Buysiyer ailesinin “işi” olduğunu anlıyoruz. Uzun yıllar Teksas’ta yaşadıktan sonra savaşın başlamasıyla ülkeye döndüğü söylenen Buysiyer, karısıyla birlikte ilk iş bir petrol şirketi kurmuş. Geçen şubatta Trablus meydanlarında boy gösteren Buysiyer ailesinin mahdumu da “devrimcilerin” eylemlerini Youtube’a yüklemekle meşgulmüş.

Her yerde silahlı çeteler hakim
Kaddafi sonrası Libya’nın parçalanmanın eşiğine geldiğinin en büyük işareti Bingazi’de ilan edilen özerklik oldu. Ülkenin silahlı gruplar arasında bölünebileceği yönünde çok sayıda işaret belirmiş durumda. Uzun süre isyancılara direndikten sonra düşen Misrata’nın da şehri ele geçirenler tarafında bir tür şehir devleti gibi yönetildiği belirtiliyor. Ülkenin iç kesiminde bulunan Bani Valid’in de silahlı aşiretlerin denetimde olduğu ifade ediliyor. Güneydoğuda bulunan Kufra’da son üç haftadır çatışmalar sürüyor. Nafusa Dağları’nın olduğu bölgenin ise bir “no man’s land” durumunda olduğu aktarılıyor. Trablus’un dahi çeşitli silahlı milis grupların kontrolünde olduğu, bu grupların her birinin kendi müttefiklerinin olduğu ve hepsinin de Ulusal Geçiş Konseyi’nin silah bırakmaları yönündeki taleplerini duymazdan geldikleri belirtiliyor.

Bu arada ülkede sürekli yeni siyasi partiler kuruluyor. Müslüman Kardeşlerin Libya’daki kolu da bir siyasi parti kurarak, Bingazi’de toplanan Sirenayka Halk Kongresi’nin aldığı özerklik kararını desteklediğini açıkladı.

(soL-Dış Haberler)