Kübalılar ırkçılık suçlamalarını çürütüyor

Perşembe, 10 Aralık 2009 16:10

Kübalı aydın ve sanatçılar, Miami’de yerleşik Küba karşıtları tarafından çıkarılan El Nuevo Herald gazetesinde yayınlanan, “Afro-Amerikalıların Küba’daki Sivil Haklar Mücadelesine Destek Deklerasyonu” isimli raporda yer verilen Küba’yla ilgili ırkçılık suçlamalarına karşı bir açıklama yaptılar.

Aralarında şair ve yazar Nancy Morejon, şair ve antropolog Miguel Barnet, şarkıcı Omara Portuondo ve siyaset bilimci ve yazar Esteban Morales’in de bulunduğu Kübalı aydın ve sanatçılar, “Küba’dan Afro-Amerikalı Aydın ve Sanatçılara Mesaj” başlıklı bir açıklamayla söz konusu raporda gündeme gelen ırkçılık suçlamalarına yanıt verdiler.

Siyah Kübalıların hor görüldüğü ve haklarının kısıtlandığı iddia edilen raporun, Afro-Amerikan toplumun saygın isimlerini Küba-karşıtı kampanyaya eklemlemeyi hedeflediği belirtilen açıklamada, Küba’nın ırkçılıkla mücadelesinin önemli kanıtları olan tarihsel ve güncel süreçlere işaret edildi. Açıklamada Küba’lı aydın ve sanatçılar şöyle diyor:

“… Günümüz Küba’sı icat etmek istedikleri ırkçı ulus olsaydı, Afrika halklarının kurtuluşuna kitlesel bir biçimde katkıda bulunmazdı. 350 binden fazla gönüllü Kübalı Afrikalı kardeşleriyle birlikte Afrika’da sömürgeciliğe karşı savaştı. Adadan 2 binden fazla savaşçı o kıtanın topraklarında öldü. Tartışmasız önemde uluslararası bir kişilik olan Nelson Mandela, apartheid rejiminin nihai olarak yıkılışında bu gönüllülerin rolüne işaret etmiştir. Afrika’dan, sadece ölülerimizden geriye kalanları getirdik.

Günümüz Küba’sı siyah ırkı küçük görseydi, ne geçtiğimiz 40 yıllık dönem içinde 35 binden fazla Afrika’lı genç okullarımızda eğitilmiş olurdu, ne de şu anda 30 bölge ülkesinden 2800 genç üniversitelerimizde eğitim almakta olurdu.”

Açıklamada, 2005 yılında ABD’de en az 1836 kişinin ölümüne sebep olan ve ağırlıklı olarak siyah nüfusa sahip New Orleans şehrini vuran Katrina Kasırgası sırasında Kübalı doktor ve sağlık çalışanlarının tutumuna da işaret edildi.

“Kuvvetle muhtemel ki, bu raporun imzacılarının çoğu, New Orleans’da Katrina Kasırgasının yarattığı yıkımdan sonra düzinelerce Küba’lı doktor ve sağlık personelinin afetzedelere yardım sağlamak için gönüllü olduklarını ancak Amerikan otoritelerinden herhangi bir cevap alamadıklarını bilmiyorlar.”

Açıklamada ayrıca, Küba Devrimi'nden sonra ayrımcılıkla yürütülen mücadeleye ve bunun Anayasal dayanaklarına da yer verildi.

“Belki, (raporun imzacılarının çoğu) 1959’da halkın zaferinden sonra burada ırkçı bir toplumun kurumsal ve yasal dayanaklarının ortadan kaldırıldığını da bilmiyorlar. Küba Devrimi, 1959’da, karşısında nüfusun büyük bir bölümü için umutsuz bir tablo buldu. Adada sürmekte olan kolonyal modelden en fazla mağdur olan Afrika kökenli Küba’lılar, o günün Küba’sını karakterize eden acımasız ırkçılık da dahil olmak üzere, devrimci hükümetin her tür ayrımcılığı ortadan kaldırma mücadelesinden derhal yararlandılar.

Küba’nın her tür ayrımcılığa karşı ve eşitliğe yönelik politikası Anayasal desteğe sahiptir ve bu politika Anayasa’nın, devletin siyasi, toplumsal ve ekonomik temelleri ve vatandaşların hak, ödev ve güvenceleriyle ilgili bölümlerinde açıkça yer almaktadır. Anayasal hakların yanısıra, bunların etkin hale gelmesini sağlayan ve ihlal edilmeleri durumunda, yeniden tesis edilmelerini temin eden mekanizma ve araçlar, net bir tamamlayıcı hukusal çerçeveyle güvence altına alınmıştır. ”

Küba, ırkçılığın her tür yasal dayanağını ortadan kaldırmış, her kökenden Küba’lının yasalar önünde tam eşitliğini sağlamış ve elde ettiği eğitim düzeyiyle her tür öznel ayrımcılığı oratadan kaldırmış bulunuyor. Bugün yapmaya çalıştıkları ise, batı standartlarının çok ötesine geçerek, yüzyıllara yayılan tarihsel sürecin bir mirası olan ve kendisini, siyahların üst düzey pozisyonlarda ve kalifikasyon düzeyi yüksek işlerde daha az temsil edilmesi, suç oranının nispeten yüksek olması gibi formlarda ortaya koyan nesnel ayrımcılığı da ortadan kaldırmak. Dolayısıyla, Küba için yapılan ırkçılık suçlaması, dünyanın ayrımcılıkla en iyi mücadele edilen ülkesine tamamen yanlış kanattan yapılmış bir saldırı.
(soL - Dış Haberler)