Kore’de savaş alarmı

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ile Güney Kore arasında son yılların en ciddi gerilimi yaşanıyor. Taraflar birbirlerini suçlarken, olayların büyümesinden endişe ediliyor.
Çarşamba, 24 Kasım 2010 10:10

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ve Güney Kore arasında ipler iyice gerildi. İki ülke arasında son birkaç yılda tekrar bozulmaya başlayan ilişkiler, dün yaşanan çatışmalarla çok daha tehlikeli bir hale geldi. 2 Güney Kore askerinin öldüğü, 15 kişinin de yaralandığı çatışmalar 1953’de yapılan ateşkes anlaşmasından beri yapılan en ciddi çatışmalardan biri oldu. Güney Kore, KDHC’nin sebepsiz yere saldırdığını iddia ederken KDHC yetkilileri de ilk saldırının Güney Kore tarafından geldiğini söylüyor. Dünya kamuoyu da Kore’ye kitlenmiş durumda.

Günışığı Politikası bitti, gerilim geri geldi
1950-1953 yılları arasında süren Kore Savaşı’ndan sonra iki devletli yapının yerleştiği Kore’de sular hiç durulmasa da, 1998 yılında Güney Kore Devlet Başkanı Kim Dae Jung tarafından başlatılan ‘Günışığı Politikası’ bölgede sakinlik rüzgarı estirmişti. Güney’in KDHC’nin içişlerine müdahale etmeyeceği ve silahlı bir provokasyona girişmeyeceğini taahhüt eden bu anlayış iki taraf arasında belirli düzeyde ticaretin gelişmesini sağlamıştı. Planın temelinde KDHC’yi kapitalist politikalara alıştırmak yatsa da Güney Kore’nin yoksul KDHC vatandaşlarına yaptığı yardımlar da belirli bir yakınlaşma oluşturmuştu.

2008 yılındaki seçimlerde Güney Kore’de iktidara gelen sağcı başkan Lee Myung-bak, 10 yıl süren bu politikalara son vermişti. Myung-bak, politikalarındaki değişimin sebebini ise KDHC’nin nükleer silah çalışmaları olarak göstermişti. Ancak Seul yönetimi resmi raporlarda Kuzey Kore'nin bu 'Günışığı Politikası' sonucunda Batı'nın istediği yönde değişim göstermediğini belirtmişti. (Bu konuya ilişkin haber için: Havuç da sopa da başırısız oldu
)

Güney Kore’nin yeni stratejisi ise daha agresif oldu. Geçtiğimiz 2 yılda Sarı Deniz’de ve Pasifik’te defalarca silahlı tatbikat yapan Güney Kore, silah harcamalarını da büyük oranlarda arttırdı. Güney Kore, KDHC’nin nükleer silah üretimine karşı çıksa da, birçok nükleer silaha sahip olduğu biliniyor.

KDHC’nin nükleer programı uzun zamandır tartışılıyor. 2006’da ilk ciddi adım atıldıktan sonra 2009’a kadar Birleşmiş Milletler’in de aracılığıyla birçok görüşme yapılmıştı. Ancak 2009 yılında KDHC tüm görüşmelerden çekilmiş ve programı uygulamaya devam etmişti. KDHC’nin bugüne kadar 6-8 nükleer bombaya yetecek kadar plütonyum ürettiği tahmin ediliyor.

Mart’ta tırmandı
İki ülke arasında yükselen gerilim, Mart ayında bir kademe daha arttı. KDHC karasularına yakın seyreden bir Güney Kore gemisinin batması iki ülkeyi tekrar karşı karşıya getirdi. Güney Kore geminin KDHC’ye ait bir torpidoyla batırıldığını iddia ederken, KDHC bunu kesin olarak yalanladı. Gemi mürettebatından 55’i kurtulurken, 46 kişi hayatını kaybetmişti.

Daha sonra yapılan Birleşmiş Milletler soruşturması sonucunda Kuzey Kore kınansa da Güney Kore gemisini Kuzey'in batırdığı yönünde bir kanıt bulunamadı. Kuzey Kore yönetimi ve Fidel Castro, geminin o sırada bölgede olan ABD denizaltıları tarafından batırıldığını iddia etti ve bu yönde ciddi kanıtlar ortaya kondu.

Bu konuda ayrıntılı bir yazı için: Fidel de aynı şer odağına işaret etti

ABD hep orada
Kore Savaşı’nın bitiminden beri Güney Kore’den ayrılmayan ABD de iki ülke arasındaki gerilimin en önemli sebeplerinden biri.

Kore'nin nasıl bölündüğü konusunda ayrıntılı bilgi için: Kore neden bölündü

Şu an Güney Kore topraklarında 28.000’in üzerinde ABD askeri bulunuyor. Bu sayıya tatbikat için bölgede bulunan ABD kuvvetleri dahil değil. Mart ayındaki gerilimden bu yana ABD ve Güney Kore 4 ortak tatbikat düzenlediler. KDHC’yi sindirmek için yapılan tatbikatlar onbinlerce ABD askeri katıldı. Dün yaşanan çatışma öncesinde de benzer bir tatbikat sürmekteydi.

İlk kim saldırdı?
Çatışmalarla ilgili en dikkat çeken tartışma ise ilk kimin saldırdığı oldu. Güney Kore olaylardan hemen sonra dünya kamuoyuna ilk saldırının KDHC’den geldiğini duyurdu. Başkan Myung-bak saldırının ‘kasıtlı ve planlı’ olduğunu söylerken, Savunma Bakanlığı da ‘KDHC’nin açıkça ateşkesi bozduğu’ duyurusunda bulundu.

Öte yandan çatışmaların artından KDHC’den de ilk saldırının Güney’den geldiği iddiası ortaya kondu. KDHC’nin resmi haber ajansı KCNA, ilk saldırının Güney Kore topçularından geldiğini KDHC’nin ise ‘kararlı askeri önlemler’ ile cevap verdiğini söyledi.

İlk tepkiler geliyor
Çatışmalara dünya kamuoyundan ilk tepkiler geldi. ABD ve AB, KDHC’yi kınarken Rusya ve Çin daha sakin yaklaştı.

ABD’li yetkililer, her zaman Güney Kore’yi destekleyeceklerini açıklarken “Güney Kore’yi ve bölgenin barış ve istikrarını korumak için kararlı adımlar atılacaktır” denildi. Avrupa Birliği de KDHC’yi eleştirirken AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton “Gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz. Kore yarımadasındaki barış hem bölge, hem dünya için çok önemli” dedi.

Çinli yetkililer de ‘barış’ çağrısı yaparken, iki tarafın da daha dikkatle adımlar atmaları ve daha fazla çaba göstermeleri gerektiğini vurguladılar.

Rusya ise her türlü güç kullanımını kınadığını duyururken, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov “Çatışmalar hemen durdurulmalı. Aksi halde tehlike çok büyük olur. Gerginliğin artmasına izin vermemeliyiz” diye konuştu.

(soL – Dış Haberler)