Guta'da yaşayan Suriyeliler: 'Kimyasal silahların arkasında Suudiler var'

Suriye'de İslamcı çete mensuplarının yakınları hatta kendileri bile kimyasal silahların Suudi hükümeti tarafından çetelere sağlandığını ve 'bilmeden' silahları taşıdıklarını söylüyor.
Pazar, 01 Eylül 2013 15:00

(soL- Dış Haberler) Yaklaşık 10 yıldır AP'nin Ürdün muhabiri olarak gazetecilik yapan Dave Gavlak'ın, Suriye'de bizzat bulunan ve cihatçı çeteler, aileleri, savaşta yaralanan yerel halk ile konuşan Yahya Ababneh ile birlikte hazırladığı haberde Suriye'de kimyasal silahı kullananların cihatçı çeteler olduğuna dair kanıtlar sunuldu.

ABD, İngiltere ve Arap Birliği, kimyasal saldırı iddiasıyla Esad rejimini suçladı, ABD savaş gemilerini Akdeniz'e indirdi, karşı iddialarla ilgilenmediler ve John Kerry, Esad'ın suçlu olduğunun "net ve tüm dünyanın gördüğü açıklıkta" olduğunu söyledi.

Ancak çok sayıda hekim, Guta sakinleri, hatta çetelerin kendileri ve aileleri ile yapılan görüşmeler ortaya çok farklı bir tablo çıkardı. Şam ve Guta'da Sınır Tanımayan Hekimler ile yapılan görüşmelerde en az 355 kişinin, nörotoksik ajan olduğu düşünülen sebeplerle öldüğü düşünülüyor. Kimyasal silah kurbanlarını tedavi eden hekimler, saldırının sorumlularının iyi irdelenmesi gerektiğini düşündüklerini söylüyorlar.

Pek çok kişi, çetelerin kimyasal silahları Suudi İstihbarat Şefi Prens Bandar Bin Sultan'dan aldığını ve kimyasal gaz ile saldırıdan sorumlu olduğunu iddia ediyor. Guta halkı, çete mensuplarının, silahları tünellere depolarken, uyumak için camileri ve halka ait evleri kullandıklarını söylüyorlar.

Guta'da Esad kuvvetlerine karşı savaşan bir çete üyesinin babası Ebu Abdal Moneim "Oğlum iki hafta önce bana geldi, ve kendisinin taşımasını istedikleri silahla ilgili ne düşündüğümü sordu" dedi.

Abdal Moneim, oğlu ve beraberindeki 12 çete mensubunun, Suudi militan Ebu Ayeşa tarafından kendilerine tedarik edilen ve "büyük bir gaz tüpüne" benzeyen silahı bir tünele saklamak isterken öldürüldüğünü belirtti.

Abdal Moneim, oğlu ve diğerlerinin, bir kimyasal silah saldırısı sırasında öldüğünü düşünüyor. Aynı gün El-Nusra, Lazkiye'de sivillerin bulunduğu bir alana saldırarak, Esad rejiminin "kimyasal saldırısına" misilleme yaptığını duyurmuştu.

İslamcı çete lideri: 'El Kaide bizi kullandı'
Öte yandan, çetelerin bir kadın mensubu "K", durumdan şikayet ederek "Biz taşıdıklarımızın kimyasal silah olduğunu bilmiyorduk, bize söylemediler, bunu hayal etmemiştim" dedi. "Suudi Prens Bandar, bize bu silahları verirken, kullanımı bilenlere vermeliydi diyen" "K", intikam korkusuyla, tam adını vermek istemedi.

Çetelerin tanınan bir lideri "J" ise, aynı bilgileri desteklerken, El-Nusra militanlarının sahada savaştıkları kimseler dışındakilerle iletişim içinde olmadığını, gizli bilgileri kendileriyle paylaşmadıklarını, bu tehlikeli maddeleri taşımak ve kullanmak için diğer militanları "kullandıklarını" belirtti.
"J" "Bu silahları çok merak ettik ve ne yazık ki nasıl kullanılacağını bilmediğimiz için yanlış ellerde patladı" dedi.

El Kaideliler'in el habib'i: 'Prens Bandar'
Suudi yetkililer, yalnızca ılımlı savaşçıları desteklediklerini iddia etseler de, görüşmelerin yapıldığı çete mensupları, Suudi Prens Bandar'ın, El Kaide militanlarının "sevgilisi" olarak anıldığını, kendisinden "el habib" olarak bahsedildiğini belirtiyorlar.

10'dan fazla çete mensubuyla yapılan görüşmede, militanlar "maaşlarının" Suudi hükümetinden geldiğini söyledi. Suudi Prens Bandar için, ABD'nin Esad'a karşı yürüttüğü savaşın "kalbi" denirken, Bandar'ın Washington'a olan yakınlığına dikkat çekiliyor.

Daily Telegraph'da yayınlanan bir makalede Esad rejimi devrilse bile Bandar'ın Suriye'deki Rusya'ya ait deniz üssünün korunacağına ilişkin söz verdiği, Rusya'nın Kış Olimpiyatları'nda gerçekleşmesi muhtemel Çeçen teröristlerin saldırısını için de Bandar'ın "Oyunların güvenliğini tehdit eden Çeçen gruplarını, kontrol edebiliriz" dediği iddia edilmişti.

Öte yandan yine Daily Telegraph'da yayınlanan bir makalede, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığının kesin ancak kimlerin kullandığı hakkında şüphelerin olduğu ve geçtiğimiz aylarda BM Komiseri Carla del Ponte'nin Esad rejiminin kimyasal silah kullanmadığını söylediği hatırlatıldı.