Sayfa yolu
Erdoğan Obama görüşmesi: Suriye'ye müdahale için son hazırlıklar
Yayın Tarihi: 26.03.2012 , 16:36 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32
Nükleer Güvenlik Zirvesi için Güney Kore'nin başkenti Seul'de bulanan Başbakan Erdoğan'ın Obama ile yaptığı görüşmenin ayrıntıları basına yansıdı. Erdoğan, Obama ile birlikte yaptıkları ortak basın basın toplantısında "Suriye'ye müdahale etmemek mümkün değil" derken, Obama da "Suriye'de meşru bir hükümetin kurulmasına geçiş sürecinde birlikte çalışacaklarını ve eyleme geçme zamanının geldiğini" belirtti. Erdoğan ile Obama'nın, ilk olarak Rusya ve Çin'in Suriye konusunda daha uygun bir pozisyona çekilmesi, İran'a baskıların arttırılması ve kendi derdine düşerek Suriye'ye desteğinin azaltılmaya çalışılması, Suriye muhalefetine daha fazla lojistik destek sağlanması, askeri müdahale konusunda daha etkili bir uluslararası koalisyon kurulması konusunda anlaştıkları görülüyor.
Görüşmede Suriye ve İran dışında, Kıbrıs, Azerbaycan-Ermenistan gerilimi, Kürt sorunu ve Irak başlıklarının da ele alındığı belirtildi. Basına yansıyan haber ve açıklamalar, AKP'nin çok geniş bir coğrafyada ABD projelerinin gerçekleşmesi için faaliyetlerini arttıracağına işaret ediyor.
Yapılan açıklamalardan bir kez daha anlaşılan, dünyanın hemen her bölgesinde hegomonyasını pekiştirmeye çalışan ABD'nin ülkemizin de içinde yer aldığı bölgede AKP'ye ciddi görev ve misyonlar verdiği. Bu doğrultuda dikkat çeken bir nokta da, Suriye'ye saldırmak konusunda Türkiye'nin ABD'den bile daha hevesli olduğu gerçeği.
Anlaşılan hamleler 1- Rusya, Çin ve İran'a baskı
Erdoğan, Obama ile yaptığı görüşme sonrasında, kendisi ile birlikte Seul'a gelen gazetelerin genel yayın yönetmenleri ile bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantıda Erdoğan'ın söylediklerini Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugün köşesinde yayımladı. Obama'nın ilk etapta Suriye'ye silahlı müdahaleye sıcak bakmadığını belirten Erdoğan, Rusya, İran ve Çin'e Suriye konusunda baskı yapılacaklarını ifade etti:
"Şunu gördüm ki, Amerika Birleşik Devletleri ilk etapta silahlı bir müdahaleye sıcak bakmıyor. Daha çok lojistik destek verme konusunda olayın içinde yer alacak. Hatta bunu başlatmışlar bile. Daha çok Rusya, İran ve Çin ile Suriye’ye verdikleri destek konusunda görüşülmesi üzerinde duruyorlar. Bu kapsamda ben de, daha önce de söylediğim gibi, burada Medvedev‘le bir görüşme yapacağım. Mümkün olabilirse. Türkiye’ye dönüşte de Putin ile bir telefon görüşmem olacak. Bu konuyla ilgili olarak."
Konu ile ilgili basına yansıya bilgilere göre, Obama Pazartesi günü Seul'de Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ile görüşecek. Obama'nın hem İran hem de Suriye konusunda Rusya'nın pozisyonunu değiştirmesini isteyeceği belirtildi.
Dünkü ortak basın toplantısında Obama, “Sorunların diplomatik yollarla çözümü için hâlâ zaman var, ancak bu zaman giderek daralıyor. Bu konuyla ilgili kesinlikle ilerleme kaydedilmesi ve etkin birtakım müzakerelere ulaşılması gerekiyor. Komşu sıfatıyla Türkiye bu sürece son derece dahil” sözleri ile İran'ı tehdit eder ve bu konuda Türkiye'ye verdikleri role işaret ederken, Erdoğan'da 28-29 Mart tarihlerinde Tahran'a resmi ziyarette bulunacağını belirtti. Erdoğan, gazetecilerle yaptığı bilgilendirme toplantısında söyledikleri, nükleer enerji konusunda Batı ile İran'ın arasını bulma karşılığında Tahran yönetiminden Suriye'ye verdikleri desteği geri çekmelerini isteyebileceğini akla getiriyor. İran'ın kendisine dönük baskının artması sonucunda kendi dersine düşmesi ve Suriye'ye verdiği desteği azaltmasının hedeflendiği görülüyor.
Anlaşılan hamleler 2: Suriye muhalefetine yardımın arttırılması
Erdoğan ile Obama'nın ardından görüşme ile ilgili basına bilgi veren ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes, iki liderin Suriye muhalefetine tıbbi yardım ve iletişim malzemesi gönderilmesi konusunda anlaşmaya vardığını belirtti. Rhodes, 1 Nisan’da İstanbul’da yapılacak ‘Suriye’nin Dostları’ toplantısında da muhalefete yardımın arttırılması kararı için Türkiye ile ABD'nin birlikte çalışacaklarını belirtti.
Yapılan açıklamalarda Suriye muhalefetine silah desteği verilmesi konusunda şimdilik adım atılmayacağı söylense de zaten silah desteği veriliyor. Libya ve Suudi Arabistan'ın silah desteği artık resmi olarak da doğrulanırken, Katar ve Türkiye gibi ülkelerin de muhaliflere silah ve askeri eğitim desteği verdiği konusunda ciddi iddialar ve işaretler bulunuyor.
Suriye muhalefetine insani yardım sağlanması adı altında askeri bir müdahalenin önünü açmak anlamına gelebilecek şekilde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Suriye'ye "insani koridor kurulması" ve "hava sahasının uçuşa yasak bölge ilan edilmesi" gibi kararların gündeme getirilebileceği söylenebilir.
"Muhalefete insani yardım" adı altında Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde "Tampon bölge" kurmasının da meşruluğunun sağlanmaya çalışacağı akla geliyor. Nitekin Erdoğan, Seul yolculuğu sırasında uçakta, tampon bölge konusunda çalışmaların sürdüğü ve bu hamlenin hukuki altyapısını oluşturmaya çalıştıklarını söylemişti. Suriye'den Türkiye sınırına olası bir göç dalgasının da bu hamle için kullanılacağı resmi makamlar tarafından dile getirilmiş durumda.
ABD'den her alanda hamle
Seul'de bulunan Obama, Suriye ve İran dışında Kuzey Kore konusunda da açıklamalarda bulundu. Obama Kuzey Kore'yi tehdit ederken, özellikle Çin'i Kuzey Kore'ye verdiği desteği geri çekmeye çağırdı.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.