Clinton söylemese de olurdu

Dün Ulusal Demokrasi Enstitüsü tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan ABD Dışişleri Bakanı Clinton, islamcı partilerle çalışabileceklerini, partilerin ne dediklerinin değil ne yaptıklarının önemli olduğunu söyledi.
Salı, 08 Kasım 2011 16:12

Ulusal Demokrasi Enstitüsü (NDI) tarafından her yıl düzenlenen "Demokrasi Ödülleri Töreni"nin açılış konuşmasını yapan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Ortadoğu'daki gelişmeler karşısında ABD'nin konumunu anlattı. Politikalarının ülkeden ülkeye farklı değiştiğini ifade eden Clinton, "Herkese uyan tek beden yaklaşımıyla ve somut koşulların ne olduğundan bağımsız biçimde aceleyle hareket etmek aptallık olur" dedi.

Mısır, Tunus ve Libya gibi ülkelerde İslamcı güçlerle işbirliği "yapabileceklerini" söyleyen Clinton, "Partilerin kendilerini nasıl adlandırdıkları ne yaptıklarından daha az önem taşıyor" diye sözlerini sürdürdü.

Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi şeriatçı monarşilerin işbaşında olduğu ülkelerde "reform girişimlerini" desteklemelerine karşın bu konuda baskı yapmadıklarını anlatan Clinton, konu Suriye'ye gelince ifadelerini sertleştirdi. Dolayısıyla Clinton "herkese uyan tek beden elbise yaklaşımı"yla hareket etmediklerini somut olarak göstermiş oldu. Clinton, "El Kaide'yle savaşımız, müttefiklerimizi savunmamız ve enerji tedariğini güvence altına almamızı da içeren seçimlerimiz aynı zamanda, Amerikalıların hayatları üzerinde gerçek bir etkiye sahip başka çıkarları da yansıtıyor" dedikten sonra sözlerini "Bütün çıkarların uyuşmadığı zamanlar da olur. Gerçeklik böyle..." diye sürdürdü.

"Türkiye ve İran'a bakın"
Clinton konuşmasının bölgede islamcı güçlerle birlikte "çalışabileceklerini" ifade ettiği bölümünde, tüm islami kökenli partilerin aynı olmadığını vurgulamak amacıyla, Türkiye ile İran'ı karşılaştırarak, "Hem Türkiye, hem de İran, dini köklere sahip partilerce yönetiliyor ama modelleri ve davranışları birbirlerinden çok farklı" dedi.

Kısacası Clinton ABD'nin islamcı güçlerle epey bir süre önce nikah tazelediğini ve emperyalizmin, ABD çıkarlarıya "uyumlu" olduğu sürece partilerin islamcı olup olmadıklarıyla ilgilenmediğini dile getiren bir konuşma yaptı. Yani konuşmasa da olurdu...

(soL - Dış Haberler)