Sayfa yolu
Almanya eski günlere dönüyor
Yayın Tarihi: 14.07.2009 , 19:39 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
soL (DIŞ HABERLER) Küresel Araştırmalar Merkezi’nde (Global Research) yazan araştırmacı Rick Rozoff, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazizm’in yenilmesinin ardından Anayasa’sında dahi ülke sınırları dışında ordunun askeri operasyonlara katılmasını yasaklayan Almanya’nın, Berlin duvarının yıkılışından bu yana geçirdiği dönüşümü analiz eden bir makale kaleme aldı.
Makalede, Sovyetler Birliği’nin son başkanı Mihail Gorbaçov döneminde NATO’nun, “doğuya bir santim ilerlemeyeceğini” söylediği, ancak Doğu Almanya’nın Batı Almanya’yla birleşmesiyle askeri paktın kilometrelerce doğuya ilerleyerek, yeni bir dönemi başlattığı belirtildi. Bu ilk ilerlemeden günümüze kadar 12 Doğu Avrupa ülkesi NATO üyesi oldu, ve bunların beşi eski Yugoslavya ya da Sovyetler Birliği ülkeleri.
Almanya’nın birleşmesinden birkaç ay sonra dönemin şansölyesi Helmut Kohl, Yugoslavya içindeki Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlıklarını tanıdı. Hırvatistan’ın İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından yönetildiğinı ve Slovenya’nın da Almanya ve faşist ortakları İtalya ve Macaristan arasında paylaşıldığını hatırlatan Rozoff, Almanya’nın bir kez daha Avrupa haritasını değiştirmeye koyulduğunu savundu.
Almanya önce 1995 yılında Bosna’ya 4 bin asker göndererek, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük dış askeri operasyonunu gerçekleştirdi, ardından da 1999'da NATO’nun Yugoslavya’ya saldırısında önemli rol oynadı. Rozoff, NATO'nun bu saldırısı öncesinde Kosova Kurtuluş Ordusu'nun Alman istihbaratı tarafından silahlandırıldığına dikkat çekti. Rozoff, bu savaş sırasında Alman hava gücü Luftwaffe’ın savaşa katılmasıyla, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kırmızı çizginin ilk defa geçildiğini söyledi.
Rozoff, o dönemde yaşlı bir Arnavut’un, Alman birliklerini görünce yaptığı “Nerelerdeydiniz? Sizi özledik. Son geldiğinizde sınırları doğru yerden geçirmiştiniz” yorumunu hatırlattı.
Pandora’nın kutusu açıldı
2007 yılı itibariyle Almanya'nın Afganistan, Lübnan, Bosna, Cibuti, Etiyopya, Gürcistan, Kosova ve Sudan’da 8200 askeri bulunuyor. Rozoff, bu süreçte, Yugoslavya saldırısı öncesinde Yugoslavya’ya saldırıyı Nazizm’le savaşmak zorunluluğuna işaret ederek meşrulaştıran Alman Yeşiller Partisi lideri Joschka Fischer’in rolüne dikkat çekti. Almanya, Sırplar’la Naziler’i aynı göstererek ülke dışı askeri operasyonlarını haklı gösterdi.
Almanya, Hırvatistan, Bosna ve Kosova’daki askeri müdahalelerinin ardından 2001’de Makedonya’ya asker gönderdi. Alman Uluslararası Güvenlik İlişkileri Enstitüsü askeri uzmanı Benjamin Schreer, daha sonradan “SPD ve Yeşiller’in 1999’da Kosova’ya Alman birlikleri gönderme kararı, Bundeswehr’i (Alman ordusu) dönüştürdü… Bundeswehr artık küresel ölçekte hareket ediyor” değerlendirmesinde bulunacaktı. 2006 yılında Alman Savunma Bakanı Franz Josef Jung ise “Bundeswehr bir müdahale gücü olarak yeniden yapılandırılıyor” dedi.
Şansöyle Angela Merkel, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa Alman askerlerine savaş madalyaları dağıtarak, Almanya’nın bu dönüşümü ne kadar içselleştirdiğini ortaya koydu. Bu dönemde gazetelerde, dağıtılan madalyaların, Alman ordusunun dünyada artan rolünü ortaya koyduğu yorumları yer aldı.
Nazi geçmişinden dolayı kamuoyunda militarizme karşı şiddetli bir tepki olan Almanya’nın gelinen noktada bu tepkiye rağmen ülkeyi yeniden küresel bir askeri güce dönüştürdüğü görülüyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.