ABD'nin İran çıkmazı

Hedefteki ülke İran konusunda kafalar karışık
Salı, 17 Haziran 2008 07:45

ABD Başkanı Bush, Avrupa gezisinde İran'a karşı saldırı seçeneğini
yeniden gündeme getirmesi, saldırı tartışmalarını alevlendirdi. İran'ı
yıpratma çabalarından somut bir sonuç elde edemeyen Bush yönetiminin
görev süresi dolmadan askeri seçeneği hayata geçirebileceği belirtilse
de, önündeki engeller pek de az değil.

soL (DIŞ HABERLER) Uzun süredir gündemden düşmeyen ABD'nin İran'a yönelik olası bir
saldırı girişimi, ABD Başkanı George W. Bush'un Avrupa gezisinde İran
yönetimine karşı sarf ettiği sert açıklamalarla "İran'a saldırı yakın
mı?" sorusunu gündeme taşıdı. ABD yönetiminin inisiyatif kaybettiği
Ortadoğu'da İran'ın giderek daha fazla güç kazanması, son dönemde
ABD'de savaş yanlısı seslerin yükselmesine yol açıyor. İran'ın nükleer
programını gerekçe göstererek Tahran yönetimini hedef gösteren ABD,
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'a uyguladığı
yaptırımlarla yetinmeyerek bölgede İran'ın etkisini azaltmak amacıyla
her yolu deneyeceğin sinyallerini verdi. Ortadoğu'da birçok alanda
kendisine ayak bağı olan İran'ı kuşatmanın ABD açısından büyük bir
başarı olacağı kesin. Ancak bunun önünde bir dizi engel var. Öncelikle
Irak ve Afganistan'da sıkışan ABD'nin üçüncü bir savaş başlatmaya
cesaret edip edemeyeceği tartışılıyor.

Bush destek bulamıyor
İran'a karşı cepheyi genişletmek amacıyla ittifak arayışına giren ABD,
bu konuda beklediği desteği sağlayabilmiş değil. Saldırı senaryosuna
açıkça destek veren İsrail dışında ABD'nin kesin olarak arkasına
aldığı bir ülke yok. Ortadoğu'da gücünü hızla arttıran İran'ın Rusya,
Japonya, Çin, ve Avrupa ile iyi ilişkiler geliştirme eğiliminde
olması, ABD yönetimini zora sokuyor. Bush'un bu yılın başında Ortadoğu
ziyaretinde İran'a karşı destek istediği bölge ülkelerinin İran'a
saldırı seçeneğine sıcak bakmadıkları açıkça görüldü. İran ve Suriye
ile Irak, Lübnan ve Filistin'deki direniş örgütlerinin oluşturduğu
cephenin giderek güç kazanması, bölgede koşulları ABD aleyhine
çevirmiş durumda. ABD işgalinin ardından Irak'ta kurulan kukla hükümet
bile İran'ın ülkedeki artan etkisi nedeniyle Tahran'la iyi
ilişkilerden yana olduğunu her fırsatta dile getiriyor.

ABD Başkanı, Avrupa gezisinde de İran'la ticari ilişkileri bulunan
Almanya'nın yaptırımların artırılmasına sıcak bakmaması nedeniyle
beklediği desteği alamadı. İran'la başta enerji olmak üzere ticari
ilişkileri son dönemde ilerleten Rusya'nın da ABD'nin bölgede güç
kazanma olasılığına karşı İran'la işbirliğinden kaçınmayacağı ifade
ediliyor.

Yeni yaptırımlar yolda
Buna karşın Bush, Avrupa gezisinde yine en büyük desteği İngiltere'de
buldu. Bush'la bir araya gelen İngiltere Başbakanı Gordon Brown,
"Diyaloğu sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız, ancak
İran'ın çözüm önerilerini görmezden gelmeyi sürdürmesi halinde
ambargoları yoğunlaştırmaktan başka seçeneğimiz kalmıyor" dedi. Brown
ayrıca, İran'ın en büyük bankası olan Milli Banka'nın hesaplarını
donduracaklarını ve bu hafta Brüksel'de yapılacak AB zirvesinde, diğer
Avrupa liderlerine de İran'a karşı daha sert yaptırımlar uygulama
çağrısı yapacağını söyledi.

Bush'un Avrupa ziyaretindeki tehditlerine yanıt veren İran
Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Bush'un görev süresinin Kasım ayında
sona ereceğini, dolayısıyla artık İran'a saldıramayacağını söyledi.
İslam Devrimi'nden sonra iktidara gelen ABD başkanlarının hepsinin,
"İran'a darbe vurmak" niyetinde olduğunu söyleyen Ahmedinejad, bunun
için planlar yapıldığını, Afganistan ve Irak'ın da bu amaçla işgal
edildiğini savundu.

'Obama gelirse Bush saldırır'
ABD'nin önümüzdeki dönemde İran'la savaşmak yerine bu ülkenin bölgede
sağladığı siyasi üstünlüğü geriletmeye çalışabileceği de belirtiliyor.
Ancak İran'a karşı giriştiği mücadelede bugüne kadar somut bir kazanım
elde etmeyi başaramamış olması, ABD'yi İran'ı sıkıştırmaya yönelik
yeni yollar aramaya zorluyor. ABD yönetimi içinde İran'a karşı
diplomatik çözümün dışında askeri güç kullanımını destekleyen önemli
bir kesim var. "Neo-con" grubunun önemli isimlerinden Ortadoğu Forumu
adlı düşünce kuruluşunun direktoru Daniel Pipes, geçen hafta USA
Today'de yayımlanan makalesinde Bush'un da Demokrat Barack Obama'nın
Başkan seçilmesi durumunda, o göreve başlamadan önce İran'ı
vurabileceğini yazdı. İran'ın nükleer altyapısını hedef alacak
saldırılar için askeri hazırlık yapılmasını öneren Pipes, Bush
yönetimine bu kazırlıkların kamuoyuna duyurulması ve dünyadan gelecek
baskılara dayanılması çağrısında bulundu.

İttifak arayışında başarısız olmasına karşın ABD'nin İran'a saldırı
senaryosunu hayata geçirmek üzere elinde bazı alternatifler var.
ABD'nin askeri ve siyasi olarak Azerbaycan'a hızla yerleşmesi, ABD
yönetimine önemli bir avantaj sağlıyor. Saldırıdan yana olan İsrail'in
yanı sıra ABD ve İsrail'in etki alnında bulunan kuzey Irak'taki Kürt
gruplar ve Türkiye'nin de bu sürece katılması yönündeki baskılar,
ABD'nin İran'a karşı olası bir saldırıda yalnız olmayacağını
gösteriyor.