Yunanistan Komünist Partisi'den Berlin'de 100. yıl etkinliği

Yunanistan Komünist Partisi (KKE) 100. yıldönümü kapsamında Berlin'de düzenlenen etkinlikte Türkiye Komünist Partisi ve Alman Komünist Partisi de yer aldı.
soL-Almanya
Pazar, 04 Kasım 2018 20:55

Yunanistan Komünist Partisi (KKE) 100. yıldönümü kutlamalarının sonucusu Almanya'nın Berlin kentinde  KKE Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas'ın da katıldığı bir etkinlik ile yapıldı. Yüzlerce katılımcının yer aldığı etkinlik, 1973'de KKE'nin 9. Kongresi'nin yapıldığı tarihi mekanda gerçekleştirildi.

Kara Albaylar cuntası döneminde illegal olarak toplanan 9. Kongre, Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin katkısı ile Berlin'de gerçekleştirilmişti.

Cumartesi günü gerçekleştirilen etkinlik programında, Yunan iç savaş gazisi parti üyeleri onurlandırılırken, Alman Demokratik Cumhuriyeti'nde yaşayan Yunan göçmenlerin anılarından derlenen resim sergisi açıldı. Sergide Alman Demokratik Cumhuriyeti ile KKE arasındaki kimi tarihsel belgeler ziyaretçilere açıldı. Belgesel film gösteriminde bulunulan etkinlik konseri ile sona erdi.

Yunanistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas'ın katıldığı etkinliğe, Alman Komünist Partisi'nden Genel Başkan Yardımcısı Hans-Peter Brenner katılırken,  Türkiye Komünist Partisi Almanya Örgütü adına Tevfik Taş da bir konuşma yaptı.

TKP Almanya Örgütü adına yapılan konuşmada komünist partilerin karşı devrim dönemlerindeki kritik işlevine vurgu yapılarak, şu ifadelere yer verildi:  ''Yunanistan Komünist Partisi'nin ve partimiz Türkiye Komünist Partisi'nin asıl komünist ödevi bu kritik kesitte ortaya çıktı. Herkesin sınıf ve tarih bilincinden veba hastalığı gibi kaçtığı bu  karşı devrimci atmosferde, sınıfa ve geleneğe bu inatçı vurgu dosta düşmana karşı savunuldu.''

Etkinlikte TKP Almanya Örgütü'nün yaptığı açıklamanın tam metni şu şekilde:

Yunanistan Komünist Partisi'nin 100. yıl dönümünü selamlıyor, enternasyonalist tarihimize sahip çıkıyoruz!

Marksist-Leninist geleneğe sahip çıkmakla yetinmeyip, kendisi bizzat gelenek yaratmış kaç tane komünist partisi kaldı yerkürede?

Sayısı çok değil... Ancak hiç kuşku yok ki, hızla büyüyoruz...

Bildiğimiz bir başka şey daha var. Uluslararası komünist hareket içerisinde geleneğin ve sınıf mücadelesinin inatla savunulmasını dillendiren bir parti var: Yunanistan Komünist Partisi.  Bu ısrar,  bir bütün olarak Bolşevik geleneğin mücadele eksenine dayanıyor ve kendisini bu gelenek üzerinden sürdürüyor.

Geleneğe sahip çıkmak ile geleneği sürdürmek arasındaki süreğenliğe hatırı sayılır katkısı olan YKP'yi bu tarih bilinci ile yüklü etkinliğinden dolayı yürekten kutluyoruz.

Yoldaşlar, Tarih bilinci olmayanların sınıf bilincinin olabileceğini varsaymak, safdilliktir.

Sovyetik pratiğimizin tarih ve sınıf bilinci ile yüklü ortak geleneğimiz, Sovyetler Birliği'nin karşıdevrim ile çözülmesinden sonraki süreçte daha bir önem ve anlam kazanmıştır. Sosyalist iktidar mücadelemizin 90'lı yıllardaki yenilgili pratiğinde alanı boşaltmayıp, tam tersine kızıl bayrağı dik tutmakta ki komünist iradesini gösteren YKP'ye ve onun inançlı ve inatçı önderliğine devrimci selamlarımızı bir kez daha gönderiyoruz.

Leninist gelenekten ve sınıf mücadelesi kavramından koparak oportünist ''post-marksist'' rüzgarlara yelken açan pek çok komünist ve işçi partisi gördük. Pek çokları için hâlâ bu düzen içi girdaptan çıkılamadığını üzülerek görüyoruz.

İşte Yunanistan Komünist Partisi'nin ve partimiz Türkiye Komünist Partisi'nin asıl komünist ödevi bu kritik kesitte ortaya çıktı. Herkesin sınıf ve tarih bilincinden veba hastalığı gibi kaçtığı bu  karşıdevrimci atmosferde, sınıfa ve geleneğe bu inatçı vurgu dosta düşmana karşı savunuldu.

Sınıf mücadelesinde geleneğe ve sınıfa vurgu, altı çizilmeyenin üzerinin çizildiği ürpertici karşıdevrim çağının ayırt edici siyasi tutumuydu. Bu sınavdan YKP alnının akı ile çıktı. Tıpkı partimiz TKP gibi...

Yoldaşlar, YKP, burjuvazinin çok yönlü baskı ve yok etme operasyonlarına direnmesi ile ülkesinde saygınlık kazandı. Venizelos'lu yasaklamalardan, Metakas diktarörlüğü altındaki işkence ve yok etme gayretlerine kadar pek çok saldırıya direnen bir partiden söz ediyoruz. Nazi işgaline karşı direniş hattı örgütleyen YKP, Avrupa Birliği'nin ''modern işgali''ne karşı direniş örgütleyip, Syriza işbirlikçiliğini de deşifre etti.

Komünistlerin bir görevi de sahte olanı işçi sınıfı mücadelesinden uzaklaştırmak olmalıdır. YKP, bu görevde de Yunan emekçilerinin sınıfsal ve tarihsel çıkarlarını hakkıyla yerine getirmiştir. Getirmeye de titizlikle devam etmektedir.

Yoldaşlar, Uluslararası gericiliğin 70'li yıllardaki Soğuk Savaş mevzisi  doğusuyla-batısıyla Almanya olarak belirlenmişti. Papandereu'lu yıllarda komünistlere karşı meslek yasaklarını hayata geçirenler, ne tesadüf ise Federal Almanay'da da Willy Brandt eli ile benzer yasakları DKP'ye karşı ''Radikaller Kararnamesi'' adı altında yürürlüğe koymuştu. Onbinlerce insan kapitalist Almanya'da kovuşturmaya uğrayıp, mesleklerinden uzaklaştırılırken, Alman Demokratik Cumhuriyeti üzerinde de olmadık provakasyonlar sahneleniyordu.

Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin tarihsel meşruiyetini sorgulamaya dönük saldırılar dün olduğu gibi bugün de tutarlılıkla suvuşturulmayı bekliyor. ADC'ye sahip çıkma konusunda tereddüt gösterenler, onun tarihine ''seçmeci'' yaklaşanlar, sosyalizmin yenilgisinde de katkısı olanlardır. ADC'nin tarihine ''hata ve eksiklikler'' üzerinden odaklananlardan geriye kim kaldı?

ADC önderliği, YKP ile de TKP ile de samimi dayanışma içinde olmuştu. Aynı şekilde, YKP de, TKP de ADC'nin dün de bugün de yoldaşı olmuş, onun sosyalizm pratiğindeki yerini her zaman ileri bir kazanım olarak savunagelmiştir.

Bu tutumumuzda herhangi bir değişiklik olmadı. ADC ile gurur duyuyoruz yoldaşlar. Onu kendi tarihimizin bir parçası olarak görüyoruz.

Yoldaşlar, Bu yıllarda Türkiye'de işçi sınıfı tarihinin en büyük kalkışmasını gerçekleştirmiş 1970 15/16 Haziran'ında onbinlerce işçi jandarma barikatları ile durudurulmaya çalışılmıştı. İşçi sınıfı ve Türkiye ilericiliğinin bu önemli adımları burjuvaziyi korkutmuş, faşist darbenin ön hazırlıklarına başlanma konusunda düğmeye basılmıştı. Türkiye burjuvazisi ABD emperyalizmi ile halk düşmanı işbirliğine hız vermişti.

Emperyalizm bir bütün olarak sosyalizmi test ediyor, kazanımlarımız sökülüp atılmak isteniyordu. İşte bu siyasi atmosfer içerisinde 9. Kongre'sini 1973 Kasım ayında burada toplayan YKP, uluslararası gericiliğe karşı enternasyonel dayanışmanın ne kadar yaşamsal öneme sahip bir mücadele aracı olduğunun da canlı kanıtıdır.

Emperyalizme karşı verilmekte olan mücadelemizin, enternasyonalist ilke ve birikimden yalıtık olamayacağını bilen bir tutum ile, bu tarihsel anmanızı Türkiye Komünist Partisi Almanya Örgütü olarak kutluyoruz!

Biz Türkiye Komünist Partisi üyeleri olarak Yunanistan Komünist Partisi'ni kardeş partiden öte görüyoruz. Kardeşten öte olmanın anlamı, yoldaş olmaktır.

Yaşasın sosyalist devrim mücadelemiz! Yaşasın sosyalizm tarihimiz!

Yaşasın Yunanistan Komünist Partisi! Yaşasın Türkiye Komünist Partisi!

TKP Almanya Komitesi