Yeşiller Milletvekili: Erdoğan'ın Almanya'da gizli istihbarat örgütü var

Alman Yeşiller Partisi'nin Türk kökenli milletvekillerinden Mehmet Kılıç, Erdoğan'a bağlı istihbaratın Almanya'daki siyasi partileri içerisinde faaliyet yürüttüğünü ileri sürdü.
soL - Almanya
Salı, 30 Aralık 2014 09:01

Almanya Yeşiller Partisi Milletvekili Memet Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik çarpıcı iddialarda bulundu. Erdoğan'ın yurt içinde kendisine doğrudan bağlı istihbarat örgütü kurduğu gibi, yurt dışında da benzer faaliyetler yürüten bir istihbarat örgütünün olduğu iddiasını dile getirdi. 

Yeşiller milletvekilinin açıklamasından kimi başlıklar:

  • ''Erdoğan'ın kuklaları Alman politikasının içinde de aktifler''
  • ''Erdoğan'ın gizli istihbarat örgütü Almanya'da şimdi kışkırtıcı kampanyalar örgütlüyor. Hem de Alman partileri içindeki örgütlü politikacılar aracılığıyla'' 
  • ''Yargı, yalnızca kendi partisinin açıklarını kapatıp, yolsuzluk skandallarını örtbas etmek için çalışıyor'' 
  • ''Yeni istihbarat faaliyetleri yasası ile istihbarat örgütünü kendi partisine bağlı bir kurum haline getirdi. Temellerini attığı bu yasaya dayanarak yurt dışında da operasyonlar yapabiliyor''
  • ''Erdoğan'ın kuklaları benim partim olan Yeşiller'de de aday olarak yer bulabilmiştir''
  • ''İslamcılar ile mücadele etmeyen, Pegida ile mücadele edemez.''

Erdoğan ve AKP'yi eleştirdiği için SDP üyesi Ozan Ceyhun tarafından ''Türkiye'ye kin güdüp'', ''gezikafalı''  olarak damgalanan Memet Kılıç'ın basın açıklamasının tam metni şöyle:

''Pegida, Erdoğan'ın kıtaları ve sağ köktenciler biribirlerini güçlendiriyor. Erdoğan'ın kuklaları Alman politikası içinde de aktifler.

3 Kasım 2011'de Almanya'nın Sesi televizyonunda Başbakan Merkel'i uyarmıştım. Erdoğan Bey Türkiye'de puan toplamak istediğinde Almanya'ya saldırıyordu ve Merkel Hanım da sesiz kalıyordu. Bu uyarım ne Başbakan Merkel tarafından ne de politik çevreler tarafından önemsendi.

Pegida adındaki bu tehlikeli hareketin pekçok nedeni var hiç kuşkusuz. Bu nedenlerden bir tanesi de, pekçok yurttaşın İslamcıların iç ve dış faaliyetlerine karşı Alman devletinin yeterince önlem almadığı yönündeki algısıdır.

ERDOĞAN KENDİ İSTİHBARATINI KURDU
Bu arada, Erdoğan kendi polis ve gizli istihbarat partisini kurdu: Basın özgürlüğü feshedildi; düşünce özgürlüğü, sanat ve bilimde seviye diğer totaliter devletler düzeyine çekildi.

Yargı, yalnızca kendi partisinin açıklarını kapatıp, yolsuzluk skandallarını örtbas etmek için çalışıyor. Yeni istihbarat faaliyetleri yasası ile istihbarat örgütünü kendi partisine bağlı bir kurum haline getirdi. Temellerini attığı bu yasaya dayanarak yurt dışında da operasyonlar yapabilir.

Yeni istihbarat faaliyetleri yasası ile istihbarat örgütünü kendi partisine bağlı bir kurum haline getirdi. Temellerini attığı bu yasaya dayanarak yurt dışında da operasyonlar yapabiliyor.

GEZİ'YE DESTEK VERENLER TEHDİT EDİLDİ
Gezi protestoları sırasında ben ve diğer Alman demokratların acı deneyimleri oldu. İslami derenklerdeki pek çok etkili kişi (bunlar arasında ''liberal'' olduğu varsayılan DİTİB* de var), sosyal medyada demokratlar aleyhine kışkırtma kampanyaları örgütleyip, hakaret ve tehditler savurdular. Bu insanlar, Erdoğan'ın bir düğmeye basmasıyla hereket eden otoriter rejimi savunup, protestocuların polis tarafından öldürülmesini  meşrulaştırma yoluna gittiler. Bu tehdit ve hakaretlere maruz kalan birkısım insan, mümkündür ki, Pegida'nın bu tehlikeli yürüyüşlerine katılıyorlardır.

Erdoğan'ın gizli istihbarat örgütü Almanya'da şimdi kışkırtıcı kampanyalar örgütlüyor. Hem de Alman partileri içindeki örgütlü politikacılar aracılığıyla. 

En son örnek benimle ilgili olan:

'ALEVİ OLDUĞUM İÇİN'
24.12.2014'de twitter hesabımdan şu cümleleri yazdım: ''İslamcılar ile mücadele etmeyen, Pegida ile mücadele edemez. (Birinci görev savsaklandı (Erdoğan ve kıtaları).''

Erdoğan'ın yeni gölge, propaganda bakanı Ozan Ceyhun (SPD üyesi), benim bu ifademi çarpıtarak, şahsıma yönelik kışkırtma kampanyası  başlattı. Twitter, facebook ve hatta anaakım medya kanalı ATV Avrupa'da bu çabasını sürdürdü. ''Deutsch-Türkischen-Zeitung'' adı verilen gazetede yeni işini bulan Ozan Bey, ilk iş olarak da bana Alevi olduğum için saldırmıştır. Tıpkı ırkçıların Alevilerden nefret etmesi gibi, hesaplı davranmıştır. Bu yaklaşım tarzında Alevi düşmanlığı hissedildiği gibi, ülkede barış içinde birarada yaşayamaya karşı da bir tutum var.

Sarazzin Bey* gibi birine yaşam alanı tanıyan bir partide*, Erdoğan'ın zincirli köpeğine de bir sığıntı alanı açılacaktır elbette. Doğrudur!

'ERDOĞAN'IN KUKLALARI YEŞİLLER'DE DE VAR'
Beni şaşırtan şey esasında şu: Erdoğan'ın kuklaları benim partim olan Yeşiller'de de aday olarak yer bulabilmiştir. 

Aynı düğme tarafından eşzamanlı olarak hareket edip, facebook üzerinden bana yönelik suçlamalarda bulunan Nebahat Güçlü Hanım'ın iddiasına  göre, bütün Müslümanları İslamcı olarak nitelendirmişim. Beni toptancı düşünmekle ve ölçüsüzlükle suçluyor. Nebahat Hanım o kadar aptal olmalı ki, 1,6 milyar Müslümanı İslamcı Erdoğan ve onun paramiliterleri ile eşdeğer görsün.

Hayır, o aptal değil!

O, yalnızca Erdoğan'ın gizli istihbarat örgütü tarafından yönlendirilen gruba ait.

Hamburglu Yeşiller, Nebahat Hanım'ın açıklamalarına benim kadar şaşıracaklar mı; göreceğiz...

Tekrar edip, uyarmakla yetiniyorum: İslamcılar ile mücadele etmeyen, Pegida ile mücadele edemez.

Memet Kılıç, MdB a.D.

(Bündnis 90/Die Grünnen)

29.12.2014''


*DİTİB (Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği)

*Sarazzin (Irkçı görüşleriyle tanınan SPD üyesi)

*SPD kastediliyor burada (Alman Sosyal Demokrat Partisi)