Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Trump'ın Beyaz Saray'ında Neocon'laşma

Global Research'te 16 Ocak'ta yayımlanan Kelley B. Vlahos imzalı makale, neocon'ların yeniden Beyaz Saray'a dolduğuna işaret ediyor. Makaleyi soL okurları için Can Kuyumcuoğlu Türkçeye çevirdi.

Can Kuyumcuoğlu

Yayın Tarihi: 20.01.2018 , 13:28 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Trump'ın Beyaz Saray'ında Neocon'laşma

Washington'ın iyi ödenekli müdahaleci seçkinler ağı, başkanın ulusal güvenlik çevresini tekrar sessizce dolduruyor

Geçen yıl boyunca eleştirmenler, Başkan Donald Trump'ın 2016 seçim kampanyalarında gösterdiği anti-müdahaleci dürtüleri devam ettireceğine dair inançlarını her geçen gün yitirerek, yürütme organındaki ulusal güvenlik aygıtlarında oluşan neocon etkisinin geri dönüşü konusunda uyarılarda bulundu.

Tabii ki savaş yanlılığının en gösterişli halini -Sebastian Gorka, K.T. McFarland, John Bolton- Trump yörüngesi civarında bulmak kolay (Gorka'yı ele alırsak, medya kuruluşlarına malzeme vermemek için kendisi Beyaz Saray'dan uzaklaştırılmıştı). Aynı zamanda, Bill Kristol ve Max Boot gibi seçkin neocon figürler, MSNBC gibi “Direniş” medyasının muhafazakar simgeleri olarak yeni bir hayata atılmış, “Trump'a Hayır” kadrosunun dostları olmuşlardı. Henüz tam açıklığa kavuşmamış olsa da son aylarda daha çok netleşen ise, bu neoconların Obama'nın liberal müdahaleci kadrosunun bıraktığı boşluğu sessizce doldurdukları. Çoğu “Trump'a Hayır”dan açıkça geçiş izni almışlardı, şimdiyse yüksek kabine yetkililerinin yanıbaşlarında bitiveriyorlar.

Örneğin Nadia Schadlow'u ele alalım. İsmini hiç duymadınız mı? Washington'ın 11 Eylül sonrası ulusal güvenlik girişimini son birkaç yılda takip etmediyseniz, bilmeniz için bir sebep yok. Fakat kendisi geçen kıştan beri Ulusal Güvenlik Konseyi'nde (NSC), konsey şefi H.R. McMaster'ın sağ kolu olarak, ulusal güvenlik yardımcı danışmanı olan Dina Powell'ın yerini almak üzere bulunuyor. Schadlow aynı zamanda Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Stratejisi'nin geçen aya kadar liderliğini üstleniyordu.

Bu Schadlow'un hükümetteki ilk pozisyonuydu. Johns Hopkins Nitze İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu'nda (SAIS) büyük ölçüde neocon olan Stratejik Çalışmalar Programı'nı yürüten ve “The Big Stick: The Limits of Soft Power” (Büyük Sopa: Yumuşak Gücün Sınırları) adlı kitabında ABD'nin daha kuvvetli bir orduyla “dünya düzeninin istikrarını koruma” görevini üstlenmesi gerektiğini savunan, “Never Trump” (Asla Trump) sözcüsü ve Irak Savaşı destekçisi Eliot Cohen'in danışmanlığında doktora derecesi almıştır. Bu doğrultuda Schadlow geçen yıl “istikrarlı ortamın sağlanması yoluyla muharebe kazanımlarını konsolide etmek” için gereken “verimli siyasi sonuçlar elde etmek” adına uzun vadeli askeri müdahalenin yararlılığını öne çıkaran “War and the Art of Governance” (Savaş ve Yönetim Sanatı) adlı kitabını bastı. Schadlow bunu çağdaşlarıyla beraber tetikçiliğini yaptığı Irak, Libya ve diğer ülkelerdeki korkunç savaşların başında askeri stratejiyi sağlama adına bir hadis gibi tekrarladı durdu.

2012'de bir “Weekly Standard” yorumunda, Obama yönetimini “savaşın gidişatı geri çekilme yönünde” dediği için eleştirerek “Pentagon'a hakim olan bu düşünce çizgisinin, muharebenin ve siyasi düzenin restorasyonunun bir bütünlük oluşturduğunu gözlerden kaçırdığını” belirtti.  “Sivil-askeri operasyon planlama ve yürütme”ye onay verirken, “Dışişleri Bakanlığı” sözlerini hiç sarf etmedi. Neocon arkadaşlarının Foggy Bottom'ın kaynaklarının aktarılmasından ve “siyasi uzlaşma” ve Irak'ın ve sonrasında Afganistan'ın yeniden inşasından başlayarak, askeri önderliği konusundaki tesirinden sorumlu olduğunu düşünürsek burada şaşılacak bir şey de yok.

Schadlow'un Beyaz Saray'daki rolü -söylentilere göre 2006'da Tel Afer'de kontrgerilla harekatında T.E. Lawrence yaklaşımından dolayı “New Yorker”da rağbet gören General McMaster'ın “güvenilir sırdaşı” - konusunda önemli olansa kaynakçasından ziyade Washington'ın dış siyaset ve ulusal güvenlik kliğiyle, özellikle neocon seçkinleriyle olan bağlantıları. Zincirleme göç metaforunu kullanırsak, kendisinin üst düzey yerleştirme, danışma ve tavsiye için Potomac'ın her iki tarafında da bayağı bir arkadaşı olurdu.

Neden? Smith Richardson Kuruluşu'nun altında genişleyen, multi-milyon dolarlık Uluslararası Güvenlik ve Dış Siyaset Programı'nın kıdemli program direktörü olarak 11 Eylül'den bu yana çoğunun ABD'nin küresel güç ve nüfuz hedefi doğrultusunda sürekli askeri müdahale doktrinini benimseyen sayısız yazarı, konferansı, beyin takımını ve üniversite programlarını finanse edip önlerini açtı. Buna önleyici savaş stratejisi, kontrgerilla harekatı, demokrasi vurgusu, daha büyük askeri bütçe talebi ve Ortadoğu ve Ukrayna'daki bölgesel çatışmalara çözüm üretme de dahil. Son 20 yılda ABD güvenlik camiasında öne çıkan bir oyuncu varsa, Schadlow ve Smith Richardson olduğuna bahse girilebilir.

Fakat asıl mesele daha da eskiye dayanıyor. Derneğin anı kitabında filantropi enstitüsü ve esas neocon çalışması olarak bilinen “Public Interest”in başlamasında kendisine yardım eden dönemin müdürü Randall Richardson'a (Vicks'in varisi) övgülerde bulunan, Bill'in babası Irving Kristol gibi neocon öncülerini içeren çok zengin bir tarihi var. Dernek aynı zamanda Norman Podhoretz'in 1960'ta başa geçmesinin ardından “Commentary” dergisinin baş savunuculuğunu yaptı.

Smith Richardson'ın en büyük etkilerini anti-komünist Reagan döneminde ve Clinton, Bush'lar, Obama ve Trump dönemindeki Ortadoğu çatışmaları sırasında gösterdiği, uluslararası ilişkiler bazında bilinen bir gerçek. Derneğin 11 Eylül sonrası teröre karşı küresel savaşın inşası ve lobi faaliyetlerinin her seviyesine dahil olduğunu söylemek eksik beyandır. Örneğin, eski Smith Richardson araştırma müdürü Devon Gaffneyy Cross, Saddam Hüseyin'in düşmesi gerektiğini teorize eden ve George W. Bush'un dış politikasını şekillendiren “Project for a New American Century”nin (PNAC) direktörü olmuştu. 2000'de Cross, PNAC'nin ufuk açıcı bilimsel eseri olan “Rebuilding America's Defenses: Strategy, Force and Resources for a New Century”nin (Amerika'nın Savunmalarını Yeniden İnşa Etmek: Yeni Bir Yüzyıl İçin Strateji, Zor ve Kaynaklar) katılımcılarından biri olarak listede yer aldı. Diğer katkı koyanlar, Smith Richardson'ın desteğinden yararlanmış, Washington'ın savaş teokrasisinin bilinen isimleri.

Bu sırada 1998'den beri dernek, Frederick Kagan, John Bolton, eski başkan yardımcısı Dick Cheney, Richard Perle, Paul Wolfowitz, Eliot Cohan, Michael Ledeen, Joshua Muravchik, David Frum ve Danielle Pletka gibi Irak savaşının mimarlarına ve destekçilerine alan açmış olan Amerikan Girişimcilik Enstitüsü'ne (AEI, gerçekten Smith Richardson parasıyla oluşturulmuştu) 10 milyon dolardan fazla destek sağladı.

Smith Richardson'ın o dönem göklere çıkarılan Afganistan'daki COIN stratejisini ortaya koyan General Petraeus'a beraber bir yıllığına fiili danışmanlık yaptığı Frederick'in eşi Kimberly Kagan'ın yürüttüğü Savaş Çalışmaları Enstitüsü'ne (ISW) olan desteği sürdü. “Dalganın babası” olarak bilinen General Jack Keane'in başkanlık yaptığı ISW, 2007'de Smith Richardson'ın cömertliğiyle kısmen kuruldu. Daha fazla asker sağlanmasını, Afganistan'da işgalin genişlemesini, Suriye'de rejim değişikliğini, İran'la süren düşmanlığı teşvik etti. ISW'nin orduyla ve savunma sanayisiyle sayısız iç içe geçmiş ilişkisi olmasıysa şaşılacak bir durum değil. Sadece 2014 ve 2016 arası Smith Richardson'dan program çalışması için 895 bin dolar aldı.

Inside Philanthropy yazarı Philip Rojc'a göre, 1998'den beri Smith Richardson'dan destek alanlar arasında Hudson Enstitüsü (6.032.230 $), Jamestown Enstitüsü (5.779.475 $), Hoover Enstitüsü (3.645.314 $) ve Yeni Amerika Güvenlik Merkezi (1.595.000 $) bulunuyor. Toplamlar, 2106 sayılarını da içeriyor.

En sonuncusu -CNAS- Smith Richardson'ın geniş stratejisini daha net açıklayıcı konumunda, şöyle ki Demokrasi Savunma Derneği (2014'ten bu yana en az 500.000 $ destek aldı ve Trump'ın yeni İran politikasının yazımında yardımcı olduğunu söylüyor) gibi sert neocon oluşumlara destek olmakla kalmıyor. Aksine, Smith Richardson konvansiyonel kuruluşlara da büyük koruyuculuk yaptı, CNAS, Brookings Enstitüsü ve Carnegie Endowment gibi büyük demokratik beyin takımlarına -hepsi Amerika'nın askeri destekli küresel nüfuzunun, kontrgerilla harekat doktrininin (CNAS, Obama başkanlığı döneminde COIN'in sanal serasıydı) ve Rusya ve Ukrayna gibi yerlerde Obama yönetiminde çoğu başarısız olan insani yardım projelerinin, demokrasi destekçiliğini yapan çeşitli bilim adamlarına ve programlarına ev sahipliği yapmıştı.

O halde Nadia Schadlow gibi insanların dünya görüşünün, eski işverenine kol kanat germiş olan Washington'ın geniş siyasi yörüngesinden farklı olmasına şaşırmamalı. Kendisi sadece Dış Siyaset Enstitüsü üyesi değil, aynı zamanda Dış İlişkiler Konseyinin asli üyesi. Mart 2017'de Kremlinolog ve eski Avrasya Derneği strateji uzmanı Fiona Hill'le beraber NSC kadrosuna alındığında, ulusal güvenlik kuruluş mensubu Thomas Ricks her ikisini “iyi eğitimli, şüpheci ve bilgili, başka bir deyişle, hizmet ettikleri başkanların tam tersi” olarak nitelemişti.

Ricks ve Josh Rogin gibi kuruluş yorumcularının, iyi belgelenmiş bakış açıları düşünüldüğünde kulağa oldukça zırva gibi gelen, Trump üzerindeki teskin edici, “yumuşak güç” etkisi konusunda gevezelik etmeleri, Beyaz Saray'a doğru bir operatör geldiğine işaret ediyor.

Basitçe, Smith Richardson ve hatta daha istekli savunma sanayii gibi özel bağışçıların rüşvet fonlarının getirdiği yılların çapraz tozlaşmasının ardından neocon görüşler, Washington'un siyaset oluşumunun tasdik edilmiş hedeflerinden artık ayırt edilemiyor. Hepsi çalışıyorlar, gerçekten -bazen rekabet halindeki- dünya gücü politikaları ile Amerikan istisnacılığı vizyonlarını ilerletmek için şart olan askeri-endüstriyel komplekse yakışır kahyalar olarak çalışıyorlar. Bu derginin ve diğer eleştirilerin dediği gibi, realizm ve baskı için dar bir alan var.

Bu nedenle, Trump yönetiminin Ulusal Güvenlik Stratejisi'nin son yayını büyük bir rahatlama sağladı, Washington yazıları bunu “Amerikan dış siyasetinin iki partili anadamarı içinde gayet iyi” ve “müttefikler ve dostlara güvence sağlayacak güzel çalışılmış bir belge” olarak methetti.

McMaster'ın son konuşmalarında görüldüğü gibi bu aslında Trump'ın İran'a karşı daha sert tutumunu pekiştirdi. BM elçisi Nikki Haley, Güvenlik Konseyi'ndeki üyeleri tehdit ederken, Trump yönetimi kırılgan Ortadoğu barış sürecinde (ya da geride ne kaldıysa) İsrail'in müttefiki olarak görülüyor. Aynı zamanda Beyaz Saray Ukrayna'nın Rusya'ya karşı silahlanmasına yeşil ışık yaktı.

Dilerseniz buna yeni “odadaki ebeveynler” deyin veya bunu neocon etkisi olarak saptayın. Dan Denzer vurucu bir şekilde NSS'nin “alt metni en az metnin kendisi kadar önemli olduğu” için “Straussyan” olduğunu yazdı. Seçkin bilim adamı Leo Strauss, neocon hareketinin en önemli öncülerinden olarak görülüyor, bu Washington Post'un köşe yazarlarının farkında olacağı bir durum. Ne var ki, Washington'daki seçkinlerin çoğu gibi Drezner de her iki yolu deneme çabasında - açıkça söylemeye cesareti olmadan necon olarak nitelemek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.