Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Rakka'da yalan rüzgârı

Suriye'nin Rakka kentinin IŞİD'den alınması için devam eden operasyonlarda son aşamaya gelinirken, 1 kilometrelik alana sıkışan IŞİD militanlarının akıbeti konusunda belirsizlik yaşanıyor. Operasyonu yürüten ABD, YPG ve SDG'den birbiriyle çelişen açıklamalar gelirken, YPG'nin oluşturduğu Rakka Sivil Konseyi, üç odağı aynı anda yalanlayarak IŞİD'le tahliye konusunda anlaştıklarını duyurdu.

Ali Örnek

Yayın Tarihi: 16.10.2017 , 12:03 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 06:00

Suriye'nin Rakka kentinin IŞİD'den alınması için, YPG'nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) başlatılan operasyon dördüncü ayını geride bırakmaya hazırlanırken, son 1 kilometrekarelik alana sıkışan, 500 kadar IŞİD militanının akıbeti hakkında operasyonu yürüten güçlerden birbirleriyle ve hatta kendileriyle çelişen açıklamalar geldi. 

HERKES BİRBİRİNİ YALANLIYOR

Rakka'da sıkışıp kalan son IŞİD militanlarının kenti terketmek için ABD destekli koalisyon ile görüşmeler yaptığı ve bu görüşmeler neticesinde kenti terketme konusunda anlaşmaya vardıklarına yönelik ilk iddialar muhalif kaynaklardan geldi.

Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yürütülen IŞİD karşıtı “Doğal Kararlılık Operasyonu” (OIR) sözcüsü ABD'li Binbaşı Ryan Dillon bu iddiayı yalanlamakta gecikmedi.

10 Ekim'de yapılan açıklamada, YPG tarafından oluşturulan “Rakka Sivil Konseyi ve Arap aşiretlerinin ileri gelenlerinin” sivil kaybının en aza indirgenmesi için girişimlerde bulunduğu kaydedildi.

14 Ekim tarihli OIR açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “12 Ekim'de Rakka Sivil Konseyi ve yerel Arap aşiret büyüklerinin aracılığında varılan anlaşma kapsamında 14 Ekim'de bir araç konvoyu Rakka'dadan ayrılma aşamasındadır. Sözleşme sivil can kayıplarının en aza indirgenmesi için tasarlandı ve söylendiğine göre yabancı savaşçılar kapsam dışı bırakıldı.”

Böylelikle ABD 4 günde “Sadece Suriyeli IŞİD'liler Rakka'dan çıkacak” noktasına gelmiş oldu.

Ancak ABD ikinci açıklamayla anlaşmayı kısmen kabul etse de aynı gün YPG ve SDG'den farklı açıklamalar geldi. 14 Ekim'de Fransız AFP'ye konuşan YPG sözcüsü Nuri Mahmud, “Hiçbir pazarlık veya anlaşma söz konusu değil” açıklaması geldi.

SDG Sözcüsü Telal Silo ise IŞİD militanlarının “ölmek veya teslim olmak” dışında seçeneğinin olmadığını söyledi. IŞİD'le görüşmelere aracılık eden Rakka Sivil Konseyi'nden Ömer Alluş ise üç kaynağı da yalanlayarak 'IŞİD militanlarının kentten ayrılması konusunda anlaşmaya varıldığını ve bu anlaşmanın IŞİD'in kentte bulunan yabancı militanlarının bir kısmını da kapsadığını' kaydetti.

ABD'nin 'yabancı IŞİD'liler çıkmayacak' iddiası anlaşmayla ilgili Fransa'nın çekincelerini aşmaya yönelik bir hamle olarak dikkat çekiyor.

Nitekim “IŞİD militanlarının tahliye edileceğine yönelik iddiayı ilk ortaya atan Londra Merkezli ve muhalif çizgideki Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Başkanı Rami Abdülrahman ise Alman DPA ajansına yaptığı açıklamada, kentte kalan 400 kadar IŞİD militanının arasında 2015 yılının Kasım ayında Paris'te 130 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırılarının emrini veren hücrenin de olabileceğini ve bu nedenle Fransız istihbaratının anlaşmaya karşı çıktığını söylemişti.

500 MİLİTAN SURİYE ORDUSUNUN SAVAŞTIĞI CEPHEYE GÖNDERİLECEK

ABD IŞİD'le anlaşmayı "siviller can kayıplarını engellemek"le gerekçelendirse de bu gerekçe tartışmaya bir hayli açık.

9 Ekim'de ABD Başkanı Donald Trump'ın OIR içindeki temsilcisi Brett McGurk kişisel twitter hesabından Rakka'da binlerce sivilin sıkıştığı yaklaşık 2 kilometrekarelik alandaki IŞİD hedeflerine 'son 48 saatte 75 hava saldırısı düzenlediklerini' duyurdu. 

Rakka'da çoğu ABD uçaklarının bombardımanında ölen sivil sayısı SOHR'a göre 1272, aynı saldırılarda ölen IŞİD militanlarının sayısının 1331 olmasıysa, hava saldırılarının ne kadar ayrım gözetilerek icra edildiğini tartışmaya açıyor.

Rakka'daki ABD bombardımanlarının yarattığı yıkım öylesine büyük ki, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Temsilciliği, Rakka'daki sivillere "kabul edilemez bir bedelin ödetildiğini", ABD ve müttefiklerinin "savaş suçu işlemiş olabileceğini" söylemişti.

Rakka Sivil Konseyi'nden Alluş'un açıklamasında, Rakka'da bulunan 500 kadar IŞİD militanının Deyrezzor bölgesine gönderileceğine dair sözleri ise dikkat çekiyor.

Şu anda Suriye ordusu bu bölgede, Irak sınırına doğru IŞİD'in elinde kalan son bölgelere yönelmiş durumda.

ABD, Suriye'nin sahip olduğu en zengin petrol yataklarına ev sahipliği yapan bu bölgeyi ordudan önce SDG'nin ele geçirmesini istiyor. Bu nedenle Suriye ordusu üç yıl sonra kuşatma altındaki Deyrezzor'a ulaştığında, Rakka operasyonunun sürmesine rağmen SDG Şeddadi güneyinden Deyrezzor-Irak sınırı arasındaki bölgeye kapsamlı bir operasyon başlattı.

SDG bu bölgede Habur nehrine kadar ulaştı ancak Suriye ordusu pazar günü El Meyadin kentini kontrol altına alarak yarışta bir adım öne geçti. 

IŞİD ise bu bölgede asıl gücünü kendisi için daha yaşamsal bir alana yöneldiğinden Suriye ordusuna karşı kullanıyor. Son olarak grup ölen sözcüleri Ebu Muhammed el-Adnani'nin adını taşıyan bir operasyon başlatarak, Suriye ordusunun Deyrezzor kentinin güneyindeki pozisyonlarına saldırmıştı.

Rusya ise bu saldırı için IŞİD'in Irak'tan bin kadar militan getirdiğini belirterek, ABD'yi bu geçişlere izin vermekle suçlamıştı.

SURİYE ORDUSU DA ANLAŞMIŞTI

Suriye ordusu IŞİD ve başka bazı silahlı grupların tahliyeleri konusunda da anlaşmalara varmıştı. Ancak Rakka'da varılan anlaşmanın aksine bu anlaşmalar açıkça deklare edilmişti.

Kızılhaç gibi uluslararası kuruluşların da devreye sokulduğu bu anlaşmalar uygulanmadan önce kaç militanın olduğu, bu militanların yanlarında silah bulunup bulunmadığı ve nereye gönderilecekleri açıklanmıştı.

Ayrca Suriye ordusu bütün anlaşmalarda militanları yine kendi birliklerinin bulunduğu aktif cephelere göndermeyi kabul etmişti. Hala netlik kazanmayan Rakka anlaşmasında ise, müttefikler birbirleriyle çelişen bilgiler paylaşıyor.

ABD AĞIZ DEĞİŞTİRDİ

ABD görüşmeler ve 12 Ekim'de varıldığını iddia ettiği anlaşmayla ilgili hiçbir ilgisinin olmadığını söylese de, BBC'nin Rakka haberinde aynı gün ABD'li komutanların görüşmelere arabuluculuk yapan Rakka Sivil Konseyi ve Arap aşiret büyükleriyle toplantı yapması dikkat çekici bir başka detay. 

IŞİD'le ABD destekli güçler arasında ilk kez anlaşma yapılmıyor. Daha önce IŞİD, YPG ile anlaşarak Menbic ve daha sonra da Tabka kentlerinden çekilmişti. Ancak bu anlaşmalara rağmen, ABD, Rusya, Suriye ordusu ve Hizbullah'ı Ersal anlaşması nedeniyle eleştirmişti.

ABD, Ağustos ayında Hizbullah ve Suriye ordusunun, Lübnan'ın Ersal bölgesinde sıkışan 300 IŞİD militanını Deyrezzor bölgesine göndermesini sert sözlerle eleştirmişti. McGurk twitter hesabından “IŞİD otobüslerle yollanmak yerine savaş alanında öldürülmeli” mesajını paylaşırken, CENTCOM merkezinden yapılan yazılı açıklada, Ersal anlaşmasının Rusya ve Suriye'nin IŞİD'le mücadele sözlerinin 'Boş teneke gibi ses çıkardığını' iddia edilmişti.

CENTCOM açıklamasında “IŞİD küresel bir tehdit, teröristleri bir yerden başka bir yere yerleştirmek kalıcı bir çözüm değil” ifadesine yer verilmişti.  

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.