ANALİZ I Sudan’da halk hesap soruyor

Sudan’da bir yıl önce El Beşir’i deviren Aralık Devrimi, yönetimi alan askerler ve sivil muhalefet arasında yazın yapılan anlaşma sonucu yerini bir geçiş yönetimine bırakmıştı. Fakat halkın örgütlü kesimleri, yıkılan El Beşir rejiminden ve Askeri Geçiş Konseyi’nden hesap sorulması için mücadeleye devam ediyor.
soL - Ebru Kondakçı
Cuma, 06 Aralık 2019 09:44

Sudan’da 2018’in Aralık ayında ekonomik kriz nedeniyle eylemler başladı. Sıkıyönetime rağmen eylemler hızla büyüdü. Eylemlerde “devrim” sloganı kullanılıyordu ve El Beşir’in istifası talep ediliyordu. Sudan’da yaşanan halk ayaklanmasının çıkış noktası halkın hızla yoksullaşması ve şeriatla yönetilmek istememesiydi. Yaklaşık 3 ay süren eylemlerin ardından Nisan ayında El Beşir istifa etti ve sonra tutuklandı. 4 Ağustos’ta sivil muhalefeti temsil eden Özgürlük ve Değişim Platformu ve darbeci askerler bir anlaşmaya vardı. 

El Beşir’in şeriatçı iktidarı yıkıldıktan sonra laik düzenlemeler gündeme geldi fakat emekçiler lehine bir sınıfsal kazanım elde edilmedi. Emekçi örgütlenmesini temsil eden Sudan Meslekler Birliği, Askeri Geçiş Konseyi’nin (AGK) El Beşir’i iktidardan indiren halk mücadelesini yok sayan ve geçmiş dönem suçlarının masaya yatırılmasından kaçınan açıklamalarına tepkili. 

EL BEŞİR’İN ‘İŞBİRLİKÇİLERİ’

Sudan’da Ömer El Beşir 1989’da askeri darbe ile iktidara gelmişti. El Beşir hükümeti geniş bir koalisyon kapasitesi ile Müslüman Kardeşler hareketine yakın bir iktidardı. Ülkeyi 30 yıl şeriat ile yönetti. Bu dönemde Sudan halkı hızla yoksullaşırken bütçenin %76’sı savunma harcamalarına ayrılıyordu. Bu militarist yapının Darfur’daki iç savaşta insanlığa karşı suçlar işlediği biliniyor. 

El Beşir’in iktidarında Sudan Batı emperyalizmi ile ciddi gerilimler yaşadı. Ülkeyi Çin, Malezya ve Türkiye sermayesine açtı.  2005'te AKP’nin başlattığı Afrika açılımı kapsamında Sudan ile yakın ilişkiler geliştiren Ankara, birçok alanda Hartum ile işbirliği yaptı. AKP’nin bir Müslüman Kardeşler kongresi görüntüsü veren 2012 kongresinde Sudan hükümetinin temsilcileri de yerini aldı. 

Kongre ardından AKP’nin Sudan yatırımları hız kazanırken şüphesiz en tartışmalı işbirliği Sevakin Adası oldu. Erdoğan tarafından, birçok Osmanlı eserini barındıran Sevakin Adası’nın Türkiye’ye tahsisi olarak açıklanan işbirliği daha sonra Türkiye’nin Sudan’da askeri üs kurma tartışmaları ile gündeme gelmişti. Sudan Dışişleri Bakanlığı bu girişimin askeri işbirliğine yol açabileceğini söylerken, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi durumdan rahatsızlığını ifade etmiş, Suudi Arabistan bunun ülkelerine bir tehdit amacı güttüğünü açıklamıştı. 

DEVİR DEĞİŞİNCE

El Beşir hükümetinin yıkılması sonrası Mısır Cumhurbaşkanı Sisi Askeri Geçiş Konseyi’ni desteklediğini açıkladı. AKP ise bölgede önemli bir müttefikini kaybetmiş oldu. Askeri Geçiş Konseyi Sevakin Adası dosyasının herhangi bir askeri işbirliğine dayanmadığını açıklarken, AKP Sudan’da yaptığı yatırımların istikrarı kaygısı ile AGK Başkanı El Burhan ile görüştü. Ağustos ayında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan adına görüşmeyi yürüten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hartum’da yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

“Esasen biz başından beri Sudan’ın ve Sudan halkının barışı huzuru, kardeş Sudan’ın istikrarına vurgu yaptık. İçişlerine karışmadan, bu süreçte bir an önce uzlaşının sağlanmasının gerektiğini de sürekli kardeşlerimize ilettik. Sonuçta bir mutabakat sağlandı, 39 aylık bir sivil geçiş yönetimi olacak ve bu 39 aydan sonra ülke seçimlere gidecek. İnşallah kalıcı olur barış ve huzur.” 

Böylece Erdoğan, dış politikada sıkça kullandığı “kardeşim El Beşir” söyleminden Sudan halkının barışı ve huzuru söylemine hızlı bir geçiş yaptı. Erdoğan Sudan’da Aralık Devrimi’nden sonra geçiş hükümeti ile bağları güçlendirme çabasındayken AKP medyası geçiş hükümetinin Körfez ülkeleri ile bağından rahatsızlığını gizleyemedi. Körfez ülkelerinin geçiş hükümetine desteği AKP’nin Afrika’ya nüfuz planlarını riske atıyor.

SUDAN KOMÜNİST PARTİSİ AGK’YI REDDEDİYOR

Sudan’da El Beşir’in istifasından sonra askeri yönetim ve muhalefet temsilcisi Özgürlük ve Değişim anlaşmaya vararak bir geçiş yönetimi kurdu. Yönetimin 39 ay sonunda seçim yapması bekleniyor. AGK anlaşma yapıldıktan hemen sonra Müslüman Kardeşler teşkilatının ülkeyi derhal terk etmesini istedi. Geçiş yönetimi geçtiğimiz hafta El Beşir’in mallarına el koyan yasayı kabul etti, kadınların giyim ve davranış şeklini belirleyen yasayı kaldırdı. Darbecilerden oluşan Konsey ile muhalefet arasında laiklik konusundaki düzenlemeler tartışılıyor fakat hala emekçilerin herhangi bir kazanımı yok.

Sudan Komünist Partisi (SKP) Askeri Geçiş Konseyi ile mutabakatı en başından reddetti. SKP söz konusu anlaşmanın dikta yönetimi için bir kalkan olduğu ve devrim hedefleriyle örtüşmediği vurgulanmıştı. Askeri Geçiş Konseyi demokratik olmayan tüm kanunları kabul etmiş, meşruiyetini yitirmiş El Beşir rejiminin yaptığı tüm uluslararası ve yerel anlaşmaları kabul etmişti. 

SKP yaptığı açıklamalarda anlaşmanın darbecilerin eylemcilere karşı işlediği suçların yargılanmasını engellediğini de belirtmişti. Anlaşmanın üzerinden geçen 4 ay içinde geçiş yönetiminin duruşu SKP’nin açıklamaları ile paralellik göstermekte. El Burhan hükümeti daha önce anlaşmada kabul edilmiş olsa da El Beşir’in Lahey’de yargılanması kararını geri çekti. Buna dair talepler muhalefet cephesinden gelmeye devam ediyor. 

Öte yandan askeri darbe sırasında ve sonrasında yaşanan ölümlerle ilgili soruşturma konseyi kurulması sürekli geçiştiriliyor. 30 Kasım’da Aralık Devrimi’nden beri halka karşı işlenen suçların yargılanmasını talep eden bir yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün ardından Askeri Geçiş Konseyi, katliam sorumlusu Hızlı Destek Güçleri adlı milislere yönelik soruşturma başlatılacağını, soruşturma sonuçlarını Aralık’ta açıklayacağını belirtmişti. Soruşturmanın sonuçlarına dair bir açıklama henüz yayınlanmadı.

MESLEKLER BİRLİĞİ’NDEN TEPKİ

Hareketin emekçi tabanının başlıca temsilcisi Sudan Meslekler Birliği, El Burhan’ın halkın mücadelesi sonucunda yönetime geldiğini yok sayan açıklamalarına tepkili. Sudan Meslekler Birliği açıklaması şöyle:

“El Burhan’ın El Beşir’i Lahey’e devretmemesi kabul edilemez.  Abdal Fettah Burhan’ın eski Cumhurbaşkanı El Beşir’in Lahey’e devredilmemesi yönündeki kararı kabul edilemez. El Burhan’ın Sudan’a Körfez ülkelerinin desteği ile ilgili açıklaması doğru değildir. Egemenlik Konseyi üyeleri ve Geçiş Meclisindeki halk temsilcileri Aralık Devrimi'nin muzaffer değerlerine sahip çıkmak zorundadır. Şu andaki konumlarını kitlelerin mücadelesi sağlamıştır. 

“Sudan’ın bağımsızlığının Suudi ve BAE desteği ile gerçekleştiğine dair El Burhan’ın açıklamasına cevaben kuvvetlerin en belirgin bileşenlerinden biri Özgürlük ve Değişim Deklarasyonudur ve Aralık Devrimi boyunca halk egemenliğini kendi eli ile kurmuştur. Bu açıklama gerçekliği şaşırtıcı derecede saptırıyor. Sudanlıların egemenliğini temsil eden tarih hakkında böyle açıklamalarda bulunulamaz. Özgürlük ve Değişim Bildirgesi’ne bağlı bütün güçler 4 Kasım’da Beşir’in Sudan yargısı tarafından beraat etmesi durumunda Lahey’e devredilmesini kabul etmişti. Bu karardan vazgeçilmesi kabul edilemez.”

Bir yıl önce "ekmek zammı" ile tetiklenen halk hareketinin 2019'da Sudan'daki dengeleri değiştirdiği açık. Fakat bir yılın sonunda görülen o ki, geçici de olsa oluşturulan iktidar, bir yıl öncenin taleplerini karşılamak konusunda isteksiz. Oluşan yeni dengeyi ve Beşir'in uluslararası mahkemelerce yargılanmadan kalmasını halk kabullenecek mi? 2020’yi bu belirleyecek.