ANALİZ I Afganistan'dan geriye kalan

ABD'nin 2001'de başlayan Afganistan işgalinin üzerinden 17 yıl geçti. Geçen 17 yılda hala ABD 'zafer' kazanamadı. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Taliban'ın Afganistan'da 'kaybetmediğini' açıkladı.
Dış Haberler
Salı, 20 Kasım 2018 13:40

ABD yönetimi yakın zamanda yaptığı açıklamalarla Taliban'ı bitiremeyeceğini, artık bu ülkede askeri bir çözümün mümkün olmadığını kabul etti. Hatta hükümet, Taliban ve ABD arasında görüşmelerin de yapıldığı basına yansıdı. Taliban ABD ile uzlaşı iddialarını reddetti.

11 Eylül saldırılarının ardından bu ülkeye başlatılan işgal operasyonları, devamı Ortadoğu'da gelecek olan ABD'nin "Yeni Ortadoğu Projesi"ne giriş niteliğindeydi. Ortadoğu'ya dönük ABD planı bölge ülkelerine büyük bedeller ödetmiş olsa da planlanan şekilde yürümedi. 17 yılın ardındansa Taliban Afganistan'da artık daha güçlü: Geriye milyonlarca insanın yerinden edildiği, on binlercesinin hayatını kaybettiği bir ülke ve bu ahlaksız saldırıdan zenginleşen savaş lordlarının kârları kaldı.

1 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNDE HARCAMA YAPILDI

ABD'nin Afganistan'ı işgali 2001 yılında başladı. Geçen 17 yılın ardından ülkenin önemli bölümü hala Taliban'ın kontrolünde.

Ülkede IŞİD ve diğer cihatçı örgütler de faaliyet gösterirken, ABD ülkeye istikrar getirecek bir formül bulamıyor.

The Balance'ın aktardığına göre ABD'nin 2001'den beri yaptığı savaş harcamaları 1,07 trilyon doları buldu.

11 Eylül saldırılarının ardından "El Kaide lideri Usame bin Ladin'i yakalamak" için başlatılan işgalin ilk yılında başkent ABD kontrolüne geçti.

Dönemin ABD Başkanı George W. Bush, "Afganistan'ı yeniden inşa etme" sözü verse de 2001-2009 arasında bu amaçla yalnızca 38 milyar dolar harcandı. 

ON BİNLERCE NATO ASKERİ AFGANİSTAN'A GÖNDERİLDİ

Bush yönetimi 2003 yılında Afganistan'da "esas savaşın bittiğini" öne sürse de, ülkede sonradan kalıcılaşacak NATO varlığının ilk adımları yine bu yılda atıldı.

42 ülkeden 65 bin NATO askeri Afganistan'a gönderildi. 2004 yılında yeni bir anayasa yapılmasının ardından yapılan seçimler de, yine ABD ordusu gözetiminde gerçekleştirildi.

OBAMA DÖNEMİNDE ABD ASKERİ VARLIĞI ARTIRILDI

ABD'nin Afganistan'daki askeri varlığı, 2009'a kadar yapılan pek çok anlaşmayla kalıcılaştırıldı. Afgan ordusuna ve polisine yönelik eğit-donat faaliyetleri başlatan ABD, yaptığı anlaşmalarla Afgan askeri tesislerinin tamamını ABD ordusunun erişimine açtı.

Afganistan'da savaşı bitirme sözüyle göreve gelen eski ABD Başkanı Barack Obama, görevi süresince ülkedeki ABD askeri varlığını artırdı.

2009 yılında Afganistan'a 17 bin asker daha gönderen Obama, Aralık ayında 30 bin asker daha gönderileceğini açıkladı.

'BÜTÜN ASKERLERİ ÇEKME' SÖZÜ VE SONRASI

"2011'e kadar bütün ABD askerlerini çekme sözü" veren Obama, yaptığı açıklamalarla "Taliban'ı ve El Kaide'yi bitirmek" için daha fazla güce ihtiyaç olduğunu, askerlerin bu sebeple gönderildiğini söyledi.

2011'de Usame bin Ladin öldürülse de, Taliban'a karşı zafer kazanılamadı. ABD yönetimi Afgan güçlerinin Taliban'a karşı duramayacağını bilmesine karşın Afganistan'daki askerleri aşamalı olarak çekmeye başladı.

2014'e gelindiğinde ülkede "yalnızca 9 bin 800 ABD askeri" kalmıştı. Bu askerlerin Afgan güçlerine danışmanlık hizmeti vermek ve eğit-donat faaliyeti için ülkede kaldığı söyleniyordu.

TRUMP DÖNEMİNDE AFGANİSTAN POLİTİKASI

ABD Başkanı Donald Trump, kendisinden önceki başkanların ABD politikasını eleştirse de, Trump'ın "çözümü" Afganistan'a daha fazla asker göndermek ve bombardımanları artırmak oldu.

Afganistan'a 5 bin asker daha gönderen Trump, Obama döneminde başlayan insansız hava aracı saldırılarını da sivil ölümlerine karşın artırarak devam ettirdi.

Forbes'un aktardığına göre 2018, henüz yıl bitmeden ABD'nin Afganistan'a en çok bomba attığı yıl oldu. Ocak-Eylül arasında toplamda 5 bin 213 hava saldırısı yapıldı. Buna en yakın rakam olan 2010 yılında 5 bin 101 hava saldırısı yapılmıştı.

AFGANİSTAN'IN YÜZDE 45'İ HALA TALİBAN KONTROLÜNDE

Trump'ın "yeni" politikasına karşın, Taliban hala zayıflatılamadı. 2017 yılının sonunda ülkenin en az yüzde 45'i Taliban kontrolündeydi. Bu rakam bu yıl daha da arttı.

ABD'nin silahlandırdığı Afgan ordusu ve Afgan polisi içerisinde çok sayıda Taliban yanlısı olduğu biliniyor.

Polis ve askerden kaçıp Taliban'a katılan kişiler, örgüte silah ve mühimmat da sağlıyor.

GÜNDE ORTALAMA 45 POLİS VE ASKER ÖLDÜRÜLÜYOR

Taliban saldırılarında günde ortalama 45 polis ve asker öldürüldüğü belirtiliyor. 17 yıldır süren işgal sebebiyle en az 3 milyon Afgan ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

Birleşmiş Milletler verilerine göre 2017 yılında 10 binin üzerinde sivil yaşamını yitirdi ya da yaralandı. Bu rakamın bu yıl daha da yüksek olması bekleniyor.

ABD, yaşananlardan dolayı Pakistan'ı ve Rusya'yı suçlasa da, iki ülke de suçlamaları kabul etmiyor. 

TALİBAN'LA UZLAŞMA ÇABASI

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Taliban'ın Afganistan'da "şu an için kaybetmediğini" açıkladı. Dunford, Afganistan'da "askeri yolla" çözüm olmayacağını da kabul etti.

ABD, Afganistan'ı işgal ettiğinde Taliban'ın 15 bin kadar silahlı militanı vardı. Bugün bu sayı 60 binin üzerine çıktı.

Afganistan'ı 17 yıl önce işgal eden ABD, Taliban'la uzlaşma açıklamaları yaparken, Afganistan Yüksek Barış Şurası da "yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi" konusunda anlaştıklarını duyurdu.

Ancak Taliban, ABD ile uzlaşma olduğu iddialarını yalanladı.

TRİLYON DOLAR NERELERE HARCANDI?

ABD'nin Afganistan'ı işgalinden silah şirketlerinin büyük kâr elde ettiği biliniyor. Afganistan'ın işgali bunun yanı sıra sayısız yolsuzluğa da sahne oldu.

Geçtiğimiz yıl Afgan Ulusal Ordusu'na alınan 28 milyon dolarlık üniformanın "yanlış desenli" olduğu ve bu sebeple kullanılamadığı ortaya çıkmıştı.

The Guardian'dan Jamil Danish'in Afganistan'daki yolsuzluklarla ilgili yazısında "küçük altyapı projelerinin bile" yolsuzluklarla yapıldığı söyleniyor.

Yazıya göre ABD'nin harcadığı yüzlerce milyar dolar yapılan yolsuzluklarla ülkeyi yöneten siyasetçilerin eline geçti.

ABD'nin 17 yıldır süren ve on binlerce sivilin ölümüne sebep olan Afganistan işgaliyle birlikte çok sayıda siyasetçi kendisine "iş imparatorlukları" kurdu.