Alman meclisinde Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği tartışması

Almanya'da İslamcılığın yayılmasına karşı önlemler alınmasını talep eden AfD'nin önergesi mecliste tartışıldı. Önergede DİTİB ile Müslüman Kardeşler arasındaki bağlantının araştırılması isteniyor.
Cuma, 14 Şubat 2020 11:03

Almanya'da sağ popülist "Almanya için Alternatif" (AfD) partisi, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın, Diyanet İşleri Türk-İslam Birliğini (DİTİB) incelemesini talep etti.

AfD'nin sunduğu ve "Almanya'da İslamcılığın yayılmasına karşı" önlemler alınmasının istendiği önerge bugün Alman meclisinin genel kurulunda tartışıldı. AfD önergede ülkedeki en büyük İslami çatı kuruluşu olan DİTİB ile "İslamcı" olarak nitelendiren Müslüman Kardeşler arasındaki bağlantının da geniş çaplı bir şekilde analiz edilmesini istedi.

Önergede, "eyaletlerle işbirliği yapan DİTİB'in anayasaya aykırı siyasi hedefleri ve ağ yapıları bakımından Müslüman Kardeşler ile her türlü ilişkisinin daha kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi ve özgürlükçü, demokratik temel düzeni korumak için gerekli tedbirlerin uygulanması" talep edildi. Önergede, Müslüman Kardeşlerin dünya çapında en etkili "İslamcı hareket" olduğu belirtilerek, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı kuruluşlarının faaliyetlerinin daha yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.

AfD'nin önergesinde Almanya'da radikal İslamcıların sayılarının arttığı, demokrasi ve özgürlükçü temel değerleri tehdit eden boyuta ulaştığı savunuldu. AfD, Almanya'daki en büyük tehlikenin "İslamcı terör" olduğu görüşünü benimsiyor.

ÖNERGE TEPKİ ÇEKTİ

DW Türkçe'nin haberine göre AfD'nin önergesine hem koalisyondan hem de diğer muhalefet partilerinden tepki geldi.

Koalisyon ortağı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Hamburg Milletvekili Christoph de Vries, AfD'nin sunduğu araştırma önergesini "iki yüzlü bir uygulama" olarak nitelendirdi. De Vries, AfD milletvekillerinin, radikal islamcılıkla - islamı kasıtlı olarak bir tuttuklarını ve tüm müslümanları radikal islamcı gibi göstermeye çalıştıklarını söyledi. Bu yaklaşımı "saçmalık" olarak değerlendiren de Vries, Almanya'daki yaklaşık 4,5 milyon müslümanın büyük çoğunluğunun barış içinde ve dostane şekilde yaşadığını kaydetti.

'AfD İZLENMELİ'

Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Uli Grötsch ise hükümetin radikal İslamcıları mercek altında tuttuğunu belirterek, Anayasayı Koruma Teşkilatının AfD'yi "incelemesi" gerektiğini ifade etti. "Demokratik seçimler sizi demokratik yapmaz" diye konuşan sosyal demokrat politikacı, AfD'nin siyasi faaliyetlerinin izlenmesi düşüncesini desteklediğini kaydetti. 

Muhalefetteki Yeşillerden İrene Mihalic de, AfD'nin önergesini sert sözlerle eleştirdi. Partinin, "Ruhunu tamamen gizlediğini" ifade eden Mihalic, Almanya'da radikal islam ve aşırı sağın en büyük iki tehdit unsurunu oluşturduğunu ifade etti.

Sol Parti'nin tepkisini dile getiren Ulla Jelpke ise AfD'nin, "Almanya'da sözde İslamlaşma tehdidi" şeklindeki gerçeği yansıtmayan söyleminin partinin "en sevdiği kuruntu" olduğunu söyledi.

Hür Demokrat Parti (FDP) Milletvekili Stephan Thomae, tüm radikal düşünce ve eylemlere karşı olduklarını belirterek, "Sağdan veya soldan gelmesi ya da radikal İslamcı motivasyonu olması önemli değil" dedi. Thomae, AfD'nin önergesinde ise sadece İslam'a işeret edildiğini belirterek, hazırlanan metni "oldukça tek yönlü" sözleriyle eleştirdi.

İLGİLİ HABER