ABD’nin Kolombiya stratejisi: 7 milyon ölü!

50 yılı aşkın süre devam eden Kolombiya iç savaşının kurban sayısı 7 milyonu aştı. Konuyu ele alan Dan Kovalik, ABD’nin 52 yıl önce oluşturduğu paramiliterlere dayalı stratejinin ve 2000’li yıllardaki milyarlarca dolarlık yardımların bu tabloda üstlendiği role dikkat çekti.
Dış Haberler
Çarşamba, 26 Kasım 2014 16:01

Kolombiya  Kurbanları Birliği’nin yayınladığı raporda, 50 yılı aşkın süredir devam eden iç savaş sırasında ölen, kaybolan ve yerinden edilenlerin sayısının 7 milyonu aştığı saptandı.

İnsan hakları ve işçi hakları uzmanı Dan Kovalik, Huffington Post sitesinde yayınlanan makalesinde bu saptamanın neden batı medyasında yer almadığı ve ortaya çıkan tabloda ABD’nin soğuk savaş yılları ve 2000’li yıllarda attığı adımlarla oynadığı role değindi.

'HAK İHLALLERİNİN SPONSORU ABD'
Batı medyasının Kolombiya’daki insan hakları ihlallerine dönük ilgisizliğini, ABD’nin bizzat bu ihlallerin sponsoru olmasıyla ilişkilendiren Kovalik, makalesinde ilk olarak Clinton ABD’sinin 2000 yılında attığı ve Kolombiya halkının “Washington Planı” olarak andığı adımdan söz ediyor. Kovalik’e göre, bu tarihte ABD’nin Kolombiya yönetimine 8 milyar dolarlık askeri destek sağlamasının hemen ardından 2002 yılında kurban sayısının 744,799 kişi artması tesadüf değil.

ABD’nin uyuşturucuyla mücadele argümanıyla meşrulaştırdığı yardımlarının sürdüğü 2000’li yıllar boyunca, uyuşturucu kullanımında herhangi bir azalma gözlemlenmediği gibi, Kolombiya’da ordu ve işbirliği içerisindeki paramiliter gruplar tarafından çok sayıda “kaybetme”, sivil cinayeti ve çeşitli insan hakları ihlalleri yaşandı. Uluslararası Af Örgütü, ABD’nin bu yıllardaki politikasını “yangına körükle gitmek” şeklinde niteliyor.

‘ABD BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİ SABOTE ETTİ'
Kovalik’in bu konudaki eleştirileriyse çok daha şiddetli. Yazar, planın hükümetle Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC )gerillaları arasında barış görüşmeleri devam ederken yürürlüğe konduğuna dikkat çekerek, görüşmelerin “rayından çıkmasına yol açtığını” ve barış şansının ortadan kalkmasına neden olduğunu saptıyor. Kovalik’in dikkat çektiği kritik noktalardan bir diğeri, iç savaş yılları boyunca devrimcilere ve sempatizanlarına kan kusturan paramiliter yapılanmaların zamanında bizzat ABD tarafından yaratılmış olmaları.

İnsan Hakları Gözlemevi’nin bu konuda yayınladığı bir rapora göre, paramiliter yapılanmaların oluşumu Kennedy dönemindeki ABD politikasına dayanıyor. 1960’ta ordunun başına geçen General Ruiz, 1962’de olası bir devrimci kalkışmayı bastırabilmek için ABD Özel Kuvvetleri’nde eğitilmek üzere seçildiğinde henüz FARC’ın kuruluşu dahi gerçekleşmemişti. Aynı yıl gündeme gelen Lazo Planı çerçevesinde ABD’nin soğuk savaş konseptine uygun, gerektiğinde komünist kalkışmalarla savaşmak üzere kurulan paramiliter ekiplerden biri de Kolombiya’da oluşturuldu.

Kovalik, ABD’nin paramiliterlere dayanan Kolombiya stratejisinin, milyarlarca dolarlık yardımlarla birleşerek yıllardır Kolombiya’da milyonlarca insanın yaşadığı “insan hakları felaketinde” birincil rol üstlendiğini düşünüyor.