Yüzde on’a karşı ortak açıklama

On üç siyasi parti yüzde on barajının kaldırılması talebiyle ortak bir deklarasyon yayınladı.
Perşembe, 11 Mart 2010 09:40

Yüzde 10 seçim barajının antidemokratik olduğunu belirten 13 siyasi parti, seçim barajının kaldırılması talebiyle bir basın toplantısı düzenledi. Seçim barajının “antidemokratik” olduğunu ifade eden Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Güçlü Türkiye Partisi (GTP), Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR), Liberal Demokrat Parti (LDP), Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Sosyalist Parti, Türkiye Birleşik İsçi Partisi (TBİP), Türkiye Hümanist Partisi (THP) ve Yeşiller Partisi ortak deklarasyon yayınlayarak seçim barajının kaldırılmasını istedi.

Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısına BDP PM üyesi Şamil Altan, DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Güven Gerçek, EHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Atak, HAK-PAR Genel Başkan Yrdımcısı Azad Sağnıç, LDP Genel Başkan Yardımcısı Feyza Geçmen, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Akın, TBİP Genel Başkanı Zeki Kılıçarslan ve Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Hüseyin Güngör katıldı.

“Oyların çoğu meclis dışında kalıyor”
Siyasi partiler adına ortak deklarasyonu okuyan Yeşiller Eşsözcüsü Hüseyin Güngör, “12 Eylül darbesinin yasakçı, militarist zihniyetin ürünü olan bütün iktidarların yüzde 10 barajı ile demokratik temsilin engellediğini” söylerek "Baraj engeline takılan siyasi partilerin aldıkları oylarla çıkarmaları gereken milletvekillikleri barajı aşan partilere dağıtılmakta, bu partiler aldıkları oy oranının çok üzerinde sandalye sayısı elde etmektedirler. Bu sistem nedeniyle örneğin 2002 genel seçimlerinde olduğu gibi halkın oylarının yüzde 46'sı meclis dışında kalan partilerde toplanabilmekte, seçimde birinci olan parti ise oyların yüzde 34'ünü aldığı halde yüzde 66'ya varan bir meclis çoğunluğu elde edebilmektedir" dedi. Seçim barajı ile temsili adalet ilkesinin zedelendiğini dile getiren Güngör siyasi istikrar için barajı savunanları eleştirdi.

“Güçlüden yana tercihe zorluyor”
Güngör, "Tek parti iktidarları, hükümetlerin en çok tartışıldığı, en derin siyasal krizlerin, hukuksuzlukların, hak kayıplarının ve toplumsal gerginliklerin yaşandığı dönemler olmuştur. Bu süreçte kurulan hükümetlerin gerçekte demokratik meşruiyete sahip oldukları söylenemez" diye konuştu. Seçim barajını güçlüden yana tercihe zorlayarak siyasi bir alternatifsizlik yarattığını dile getiren Güngör, bu yolla parti içi demokrasinin de engellenerek lider sultası yaratıldığına dikkat çekti.

“Renksiz bir meclis yaratıyor”
Dünyada en yüksek barajın yüzde 10 barajı olduğunu söyleyen Güngör, demokratik ve özgür siyasetin imkânsız hale geldiğine dikkat çekerek adil temsil için seçim barajının kaldırılmasını ve derhal seçim sisteminin değiştirilmesi çağrısı yaptı. Güngör, "Kısır, renksiz ve halk nezdinde güvenirliği tartışmalı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, güven duyulan, toplumdaki farklılıkları yansıtan, çok sesli ve çok renkli gerçek bir meclis haline getirelim" diye konuştu.

“Kürtler ve emekçiler de temsil edilmeli”
BDP MYK üyesi Şamil Altan ise “Seçim barajı Kürtlerin parlamentoya girişini engellemek için konulmuştur. Biz bağımsız adaylarla bu barajı yıktık ama demokrasi ve çoğulculuğun gelişebilmesi için barajın derhal kaldırılması gerekiyor" dedi. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Güven Gerçek, "Seçim barajı tamamen kaldırılmalı, işçiler emekçiler ve Kürtlerin temsiliyeti sağlanmalıdır" dedi. EHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Atak, "Hükümet Avrupa'nın baskıcı yönlerini örnek alıp Kürt kurumlarına yönelik operasyonları onaylıyor fakat barajı gibi noktalarda Avrupa'nın olumlu yönünü örnek almamaktadır. Hükümet samimi değildir" diye konuştu. LDP Genel Başkan Yardımcısı Feyza Gençmen, "Temsilde adaletin olamadığı yerde demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Yapılacak anayasa değişikliğinin kurucu meclis tarzıyla yapılması gerekir" dedi.

(soL - Haber Merkezi)