Söylet kolları sıvadı, İÜ piyasaya hızlı giriyor

İstanbul Üniversitesi'nde yapılan seçimlerde AKP'nin adayı olarak değerlendirilen ve rektörlük koltuğuna oturan Söylet'in icraatlerinin rengi ilk açıklamalarından belli oldu: Gericilik ve piyasacılık baş köşede!
Pazar, 25 Ocak 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) İstanbul Üniversitesi'nin çiçeği burnunda rektörü Yunus Söylet, yaptığı ilk açıklamalarda türbana yeşil ışık yakarken, öncelikli icraatlerinden birinin de, İstanbul Üniversitesi bünyesindeki hastaneleri işletmeye dönüştürmek olacağını ifade ediyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın aile doktoru olan, aynı zamanda Erdoğan'ın kurucusu olduğu Sıcak Yuva Vakfı'nın başkanlığını da yürüten Söylet, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün atadığı YÖK üyeliğinden istifa ettikten sonra, İstanbul Üniversitesi rektörlüğüne aday olmuş, üniversitede yapılan seçimde ikinci olmasına rağmen ülkemizin en köklü üniversitesine rektör olarak atanmıştı.

Rektörlük koltuğuna oturmasının ardından, seçimlerde diğer rektör adaylarını destekleyen bazı öğretim üyelerini kendisine yardımcı atayarak, "AKP'li değilim, demokratım" mesajı vermeye çalışan Söylet, AKP'nin gerici ve piyasacı politikalarının iyi bir uygulayıcısı olacağının sinyallerini veriyor.

Fethullah Gülen'in Zaman gazetesine yaptığı açıklamalarda, Söylet, hedeflerinin dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasına girmek olduğunu söyledi. Üniversitede toplumun taleplerine uygun yeni bölümler açılacağını, "Teknokent projesine ve sanayi-üniversite işbirliğine" özellikle önem verdiğini ifade etti.

Türban hem var hem yok!
Açıklamalarında türban tartışmalarına da değinen Söylet, gazetenin "konuyla ilgili özgürlükçü bir tavır sergiliyor" değerlendirmesine yol açan sözler sarfetti: "Bu konudaki yargı kararı ortada. Karar, öğrenim görme konusunda bir sınırlama getiriyor. Biz buna uyacağız tabii ki. Sosyal mekânlarımızda başörtüsü yasağı zaten Mesut Hoca döneminde de yoktu. Ancak kampüse yahut sosyal tesislere girişle ilgili bir yargı kararı bulunmuyor. Bu kampüse herkesin girme hakkı var. Önemli kurumların başındaki insanlar kendi ideolojileri doğrultusunda davranamaz." Söylet'in bu açıklamasından, üniversite kampüsüne türbanla girileceği, ama derslere, "yasak nedeniyle" girilemeyeceği anlaşıyorsa da, bunun nasıl mümkün olacağı belirsiz.

Hastaneler işletme oluyor
Söylet'in öncelikli hedefler arasında gördüğü bir uygulama da, adaylık sürecinde de vaatleri arasında yer alan, üniversite bünyesindeki tıp fakültelerinin şirketleşmesi yönünde atılacak adımlar. Söylet, yaptığı açıklamada bunu gerekçelendiriyor: "İki tıp fakültesi hastanesinin de yönetiminden memnun değilim. Hızlı bir şekilde yeniden yapılanmaya gidilecek. Akademik yönetimle hastane işletme yönetimini 1-1,5 ay gibi bir süre içinde birbirinden ayıracağız."

Söylet'ten Ergenekon davasına selam
Söylet'in Zaman gazetesine yaptığı açıklamalarda dikkat çeken bir başka nokta da, Ergenekon davasına yaptığı gönderme oldu. "Üniversitenin en temel sorunlarından birinin aidiyet ve motivasyon" olduğunu söyleyen Söylet, "Bu konuda sorun olmasaydı, insanlar kendilerini farklı marjinal gruplar ve örgütler içinde görmek istemezdi. Biz hep birlikte özgür üniversite için çaba sarf edip bunu içselleştirirsek, tahmin ediyorum gizli örgütlere üye olmak gibi bir arzu duymayız" dedi.

"Yetkim fazla" modasına da uydu!

Son günlerde, önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, sonrasında da YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın yaptığı "yetkiler fazla" değerlendirmesine bir 'katkı' da Söylet'ten geldi. Görev ve yetkilerinin çok olduğundan yakınan Söylet, bunları "kanunlar izin vermediği için devredememekten" yakınarak, "Rektörün görevi sadece eğitim ve bilimle ilgili yönetim olmalı aslında" dedi.