Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Son omurgasız

Özkan sürdürdüğü kampanyayı kendisini tanıyanları şaşırtmayan biçimde bitirdi.

Yayın Tarihi: 20.06.2008 , 07:13 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

soL (HABER MERKEZİ) Tuncay Özkan kendisini, Kanaltürk'te gerçekleştirdiği programlar ve Cumhuriyet Mitingleri sayesinde kamuoyuna tanıttı. Kanal çalışanları ise onu ödenmeyen maaşları, tutulmayan sözleri ve sınır tanımaz oportünizmi ile tanıdı.

Tanıyanlar ve dikkatle izleyenler Tuncay Özkan'ın her tür siyasi boşluğu kişisel hırsları doğrultusunda kullanmayı amaç edinmiş bir kişilik olduğunda birleşiyorlar. Hayat öyküsü ve yeni denemeleri de bundan ibaret. Yeni kuracağı parti ile gündeme oturmaya çalışan Özkan'ın fikirlerinin ne olduğunu ise henüz kimse anlayamadı. Özkan'ın biyografisi ise kendi karakterine dair yeterince fikir veriyor.

Ankara'da rüzgâr nereden eserse
Özkan 1966 doğumlu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olduktan sonra 1981'de Ankara'nın Bab-ı âli'si olarak adlandırılan Rüzgârlı Sokak'ta gazeteciliğe başladı.

Profesyonel anlamda çalıştığı ilk gazete ise 1984 yılında Hürriyet grubunun çıkardığı Hürgün gazetesi oldu. Özkan daha sonra Cumhuriyet Gazetesi'nde görev aldı.

1993 yılında yazılı basından televizyona geçen Özkan 1996 yılında Kanal D Haber Merkezi'ni yönetti. 15 günde bir Gazeteci Cüneyt Arcayürek ile birlikte Politika Durağı isimli programı hazırlayıp sundu.

Mesut Yılmaz'ın başbakan olduğu dönemde Şenkal Atasagun ile çok yakın bir ilişkisi oluyor Özkan'ın. Dönemin üç sacayağının, başbakan olarak Mesut Yılmaz, istihbaratçı olarak Şenkal Atasagun, gazeteci olarak da Tuncay Özkan olduğu söylendi. Mesut Yılmaz, Sadettin Tantan'ı görevden almayı düşününce o zaman Tantan'a ilk muhalefeti Tuncay Özkan başlattı ve Tantan aleyhine yazıları ilk Özkan yazdı. Mesut Yılmaz ile uzun bir süre yoluna devam eden Tuncay Özkan, Mavi Akım'ı savunan ilk yazar oldu.

1998 Haziran - 2001 Şubat tarihleri arasında ise Radikal Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Şubat tarihinden 2002 1 Temmuz tarihine kadar Milliyet Gazetesi'nde köşe yazarlığı görevinde bulundu.

AKP 2002 yılında iktidara geldiğinde Tuncay Özkan, Çukurova Grubu'nda Medya Grup Başkanı olarak çalışıyordu. Tuncay Özkan, Doğan Grubu'ndan ekonomik açıdan zor günler yaşayan Çukurova Grubu'na 1 Temmuz 2002'de geçmişti. Özkan bu transfer için milyonlarca dolar aldı. Sahip olduğu Pamukbank ve Yapı Kredi bankalarına el konulan Çukurova Grubu, Özkan'ın koalisyon hükümeti ile ilişkileri sayesinde, bir süre sonra borçlarını ödeme konusunda uzlaşma sağladı. AKP'nin iktidara gelmesinin ardından zor günler yaşayan Çukurova Grubu, hükümetin "Tuncay Özkan'ı görevinden uzaklaştırmadan karşımıza çıkma" baskısı ile karşılaştı.

20 ay çalıştığı Çukurova Grubu ile yollarını ayırmak zorunda kalan Özkan, büyük sermaye gruplarını ve TSK'yı ziyaret ederek AKP'ye karşı bir televizyon programını hayata geçirmek istediğini açıkladı. Koç Grubu'nun desteğini alarak yola çıktığı ileri sürülen Özkan reklam desteği için generallerin kapısını aşındırdı. Ancak OYAK'tan beklediği desteği hiçbir zaman alamadı.

2004 yılında Kanaltürk Televizyonu'nu kuran Özkan, kanalın reklâm alabilmesi için "tetikçi gazeteciliği" keşfetti. Reklâm vermeyen sermaye gruplarının üzerine bu gruplara ait vergi borcu, kaçak yapılaşma, TMSF alacağı gibi haberlerle giderek para koparmaya çalıştı. Çoğunda da başarılı oldu. Özkan'ın açıkladığına göre kanal ilk yıl 17 milyon dolar gelir elde etti.

Kamera arkası...
Aylarca maaşını alamayan kanal çalışanları ise satıştan hemen sonra gerçekleşen ve Kanaltürk'te yayınlanan program esnasında Özkan'ın İpek-Koza grubunu övmesiyle şaşkınlığa uğradı. Yaklaşık 150 kişinin katıldığı toplantıda bazı çalışanlar "Bugüne kadar çok az para aldık. Son 8 aydan bu yana da maaş alamadık. En son bize maaş zammı ve satış gerçekleşirse ek ödemeler yapacağınızı belirttiniz. Ancak şimdi bizlere sadece şirketin satıldığından söz ediyorsunuz. Maaşlarımıza 3 yıldır zam yapılmadı, gelen adamlarla ne şartlarda çalışacağız. Sigortalarımızı asgari ücretten gösterdiniz. Haklarımız ne olacak" diyerek tepkisini belirtti. Tuncay Özkan'ın yaptığı toplantıda duygulu anlar yaşandığı iddialarını yalanlayan kanal çalışanları Özkan'ın konuşması bitmeden salonu terk etti.

Ulusal satış
Özkan Kanaltürk'ü Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen Koza Grubu'na 25 milyon dolara sattı. Ardında bıraktığı ve şu an "kaç kişi" kaldıkları bilinemeyen insanlara ise yeni parti kuracağı vaadlerinde bulundu. Yeni televizyon kanalı ise bir yerel televizyonun alınmasıyla start aldı ancak şu ana kadarki tablo Özkan'ın tepkileri yatıştırmak için bu yola girdiğini gösteriyor.

Yakında gazeteciliği bırakıp siyasete atılacağını söyleyen Özkan'ın en önemli özelliği çok ve boş konuşması. Beyaz gömleğinin kollarını sıvayarak Cem Uzan tarzı "delikanlı lider" görüntüsü vermeye çalışan Tuncay Özkan'ın Türkiye tarihinin en utanç verici siyasal kişiliklerinden biri olan Uzan da bile bir kalite olduğunu kanıtlaması ülkemizde çürümenin hangi boyutlara geldiğinin göstergesi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.